• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312

    Zihniyetlerin Şartlanması

    03.02.2016 15:47
    Kenan Kuru / köşe yazarı

    Kenan Kuru / köşe yazarı

    Bayır Bucak’ta Türkmen dağında Suriye rejim güçleri Rus savaş uçaklarının desteğiyle, sivil Türkmen çocuklara ve yaşlıklara zülüm yapmaktadır. Bombaların altında taarruza maruz kalan sivil Türkmenlerden ve halktan Türkiye’ye geçemeyenler Rusların hava saldırılarıyla hayatını kaybetmektedir. Yurtlarından uzaklaştırılan çocuklar, kadın ve yaşlıların sesini duymayanlar insanlıktan nasibini alamazlar. Burada kısaca sizlerle; Rusların hedefi, Bölgenin özelliği ile tarihte Türklerin yönetim anlayışını paylaşmakta fayda mülahaza ediyorum; Rus’ yanın Suriye ile ilgili politikasında kendi hesabı içinde uluslararası ihlalleri yapmaktan kaçınmayan yaklaşımı ile hedefine koşmak istemesidir. Neye rağmen? Tarihi hakikatleri ve uluslararası ihlalleri yok sayarak. Bu mümkün müdür? Dünya’nın önüne gelen insanlık dışı uygulamaların görülmesi örnek niteliğindedir. Kırım bölgesine de itirazı olan Rusya’nın tarihi geçmişiyle örtüştüğü değerlendirilmelidir. Mustafa Kemal Paşanın 18 Ekim 1921 Salı günü Meclisin doksan altıncı birleşiminin üçüncü oturumunda; İskenderun ve Antakya hakkındaki madde görüşülürken o gün aynı anlayışta Türk milletine karşı olanlara Mecliste verilen cevaplardan birini hatırlayalım;”… Benim istediğim budur. Çizdiğimiz Sınır, işte o sınırdır. Fakat MÖSYÖ Briyan bu nutkunda milliyet temeline dayalı sınır yapacağız. Diğer nutkunda da İSKENDERUN limanını (dağarme) edeceğiz diyor. Orada asker, silah bırakmayacağız. Bunu size veririz ve kendilerine özgü bir şey yapmaya söz veririz, dedi. Ve en sonunda dedim; pekâlâ orada bir özerk yönetim kurulmasını öneriyoruz… Çünkü İskenderun ve Antakya’da bunu ilan ettiğimiz gün, Halep’te, Şam’da isteyecek… Suriye’de bizim aleyhimize büyük bir gösteri olacaktır. Ve bu gün biz bu hukukumuzdan vazgeçmiş değiliz. Haklarımız saklıdır. Suriye üzerindeki hukukumuzdan kesin olarak vazgeçmiş değiliz… Dedik. Mustafa Kemal Paşa devamla “… Çok çalıştık, mümkün olmadı. Sınır meselesi hakkında diyor ki; bu, sınır değildir. Sizin içinde, bizim içinde zararlıdır. Sınırların yalnız bir içeriği vardır. Her halde ya bir birimizle düşman veya dost olacağız. Bu iki şıktan başka anlamı yoktur. Sizin niyetiniz dost olmak ise, O zaman bu sınır iyidir. Bu sizin için iyidir. Çünkü her zaman bir olay ve sebep çıkarırsınız.” Bu gün AB gündeminde, sığınmacı krizi ve Suriye öncelik olmakla beraber samimi yaklaşımı görülecek midir? Dünden farklı anlayış içinde olmadığı görülen batinin yanında Rus ’yanın, Suriye rejiminin kendisine benzerliği ile Çin ve İran’ın yönetimleri tarafından desteklenmektedir. Türkmen dağında vatanlarından baskı ile uzaklaştırılmak istenilenler ile Rusya’nın ilhak ettiği Kırım’daki insan hakları ihlalleri, özellikle Kırım Türkmenlerinin durumu gündeme gelerek AP’de görüşülecek olmasında tarihi hakikatleri görmek mümkün olmalıdır. Dünya’ya nizam veren Osmanlı-Türk yönetiminin günümüze bıraktığı anlayışı hatırlanır ise, bu bölge daha iyi analiz edilmiş olmaz mı? Suriye’nin nüfus yoğunluğunun köylerde olduğu bilinmektedir. Ası nehri vadisi ile Akdeniz kıyıları arasında ki bölgeden Şam, Halep, Humus, Lazkiye gibi şehir, kasaba ve civarında var olan yerleşime bakmak gerekmektedir. Tarihten gelen varlıklarını yok saymak vicdansızlıktır. Suriye’yi, Rusya ile Çin ve İran’ın desteklemelerini anlamak mümkündür. % 60’i köylerde, % 25’i şehir ve kasabalarda ikamet ettiğinden mi olacaktır ki, köylere atılan bombalarla millet yok edilmek istenilmektedir. Türk hâkimiyetinin hakım olduğu bu topraklarda kalıcı eserleri görülmektedir. Cami, Han ve kapalı çarşı olarak insanlığa sunulduğunda, insana saygıyı görmek mümkündür. Yönetim anlayışı olarak, hukuku ve sosyal geleneklerle yol gösterebilecek Türkçe konuşan seçkin bir topluluğun varlığı ile aynı dili ve kültürü paylaşan Anadolu’daki beyliklerle genişlediği bilindiğinden tarih hakkını teslim edecektir.

    Türk milletini hedef alan Rus siyasetinin Türkmen dağı için hava sahasını ihlalinde, zihinlerin şartlanması olarak İhlallerine devam ettiği görülmektedir. Dünya insanlık tarihi önünde, bu tarihten yoksun olanlar için sınav vermektedir.

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim