• BIST 108.136
  • Altın 151,612
  • Dolar 3,6727
  • Euro 4,3310

    Yeni Bir Dünya Düzeni Mi?

    15.12.2015 10:28
    Kenan Kuru / köşe yazarı

    Kenan Kuru / köşe yazarı

    Türk aleyhtarlığı gibi Osmanlı Devletine karşı nefret duygusu ile İslam’ı prensipleri kemirme, akıl ve bilim aleyhtarlığı gibi hususların olduğu bilinmektedir. Bu coğrafyada; “Müslümanlar ve Hristiyanlar hepsi tebaamızdır. … Dini inançlar konusunda herkes bireysel olarak kendisinden sorumludur” İnananlardan, Müslümanlar ve Hristiyanlar kendi dinlerinin gereğini yaparlar, fakat hiç biri diğerinin üzerinde otorite değildir. Gibi dinler arasında ki ayrımı ortadan kaldırmak adına yapılan düzenlemelerden verilen bu emir dikkat çekici olmuştur. Batılı tarihçi olan Alan Palmer’ın araştırması, diğer bazı tarihçilerin araştırmalarından farklıdır. Arapları, Türk aleyhtarlığı konusunda kışkırtmamış, ancak, Türklere karşı bir düşünceye sahip olunabilmesinin yolunu da açmaktan geri kalmamıştır. Bu coğrafyada dönemler halinde yapılan çalışmalardan sulama projeleri, yeni değirmenler ve hastaneler olduğu bilinmektedir. Müslümanları memnun edebilmek için gayret gösteren Bonaprt’ın ilanlarından birisinde; “Ey… Ben buraya haklarınızı korumak için, o hakları ihlal edenleri cezalandırmak için geldim. Allah’a, onun Peygamberine ve Kur’an’a olan saygım Memluklulardan fazladır. …Biz tüm gerçek Müslümanların dostuyuz. Müslümanlara karşı savaş açılmasını isteyen Papa’yı mahvetmedik mi? Yüzyıllar boyunca (Allah Razı olsun) Padişah Hazretleri ile dost, onun düşmanlarıyla düşman olmadık mı? … Herkes, ”Padişah’ım çok yaşa” diye bağırsın! Onun müttefiki olan Fransa ordusu da çok yaşasın! Memluklere lanet olsun! Halka mutluluk gelsin” açıklaması bu coğrafya için tarihinden günümüze dek kıyaslamalarla değişik anlayışlarla gelmiş olduğunu görmemek mümkün müdür? Devlet yapısına dönemler halinde bakıldığında Arap olmayan askerlerin anahtar konumu görülmüştür. Paralı asker oldukları için en üst kademelerini oluşturmuşlardır. Türkler, Türk komutanların bu coğrafyada da görev alması sonucu hızlı bir yükselme kaydedilmiş olunmasına rağmen, Türklere karşı zaman zaman olumsuz duygular benimsetilmiyor muydu? Arapça dili İslam ülkelerinde Resmi dil olduğu halde, Dil konusunda bile, bu Ülkelerde yaşayan Yahudiler sıfat olarak konuşma dilini yaşantılarında benimsememişler midir? Uzakdoğu-Avrupa arasında ki yollarının önemli birleşme noktası Suriye liman şehirleri olmakla beraber, Akdeniz havzası içinde ki ticari yaşantıda, Avrupa-Ortadoğu ve Uzakdoğu ticaretinde önemli roller üstlenilmemiş midir? 18. yüzyılın ikinci yarsısında Osmanlı Devletinin eyaleti olan Suriye’ye Avrupalı Devletler askeri güç neden kullanmışlardır? Rus harbi sırasında Suriye’de isyan çıkmış, İngiliz denizcilerin de yardımıyla Baltık denizinde inşa ettikleri donanmayı Akdeniz’e indirerek bu donanmayla birlikte Türk donanmasını yakmamışlar mıdır? Ruslar, daha sonra Rodos, Midilli ve Eğriboz adalarını ele geçirmek istemiş olmasına rağmen başaramamış olduğu bilinmekte değil midir?

    Ortadoğu’da varlığı bilinen petrol kaynaklarını kontrollerine alarak gücüne sahip olmak adına yeni bir dünya düzenine ihtiyaç vardı. Yenidünya düzeninin kurulanabilmesi bu topraklarda Osmanlı TÜRK varlığından koparılması ile mümkündü.

    Musul, Kerkük ‘te Uluslararası Hukukta ki hakkımızın ihlal edilmesi Yeni bir dünya düzeni anlayışı olabilecek midir?

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim