• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021

    Yazıcı O Yazının Hikayesini Anlattı!

    Yazıcı O Yazının Hikayesini Anlattı!
    21.02.2015 08:00
    Yeni Şafak Gazetesi köşe yazarı Ali Kemal Yazıcı’nın Trabzonspor-Napoli maçından sonra yazdığı yazı Türkiye gündemine otururken Yazıcı, konunun anlayıştan değil kasıttan kaynaklanan bir gelişme olduğunu söyledi.

    Trabzonspor’un Napoli ile oynadığı maçı her spor yazarı gibi Yeni Şafak Trabzon temsilcisi Ali Kemal Yazıcı da gazetesinde kendisine ayrılan köşede  yorumladı. Yazıcı, diğer meslektaşlarının aksine  farklı bir uslüp kullanarak biraz da ironi yaptı. Sabahın erken saatlerinden itibaren yazıya tepkiler gelmeye başladı. Özellikle Sözcü ve Bugün gazetelerinin sunuş şekliyle hedef haline getirdiği yazı Türkiye'de sosyal medyanın gündemi oldu.

    Nefise Karatay’dan birçok ünlüye kadar geniş bir kitlenin eleştirdiği  yazısı hakkında konuşan Ali Kemal Yazıcı, yazdığı yazının arkasında olduğunu ve sonuna kadar da olacağını belirterek, konunun Yeni Şafak’ta yazmasının yanısıra yazının sonundaki duyduğu Trabzonspor kaygısından kaynaklandığını söyledi.

    Yazıcı, yazının kendi gazetesinin internet sitesinden çıkartılmasının aslında yanlış anlaşılmaya zemin hazırladığına dikkat çekerek, “Çocuk yaşta ölen birilerin haberini aldığımda 17 yıl önce Çernobil kurbanı olarak ölen kızım aklıma geliyor. Özgecan da bunlardan biri. Özgecan ile sosyal medyada yazdığım yazıların ağırlığından olacak onu kendi kızım yerine koydum. Aslında maçtan bir gün önce yazımı kurgulamıştım. Sonuçta yazdığım acı dolu hislerimin mektuba dönüşümüydü” dedi.

    Konunun üzerinde fazla durmadığını sözlerine ekleyen Ali Kemal Yazıcı, bu tepkinin yazdığı gazeteyle de ilintili olduğunu belirterek, Yeni Şafak gazetesine saldırmak isteyenlerin bunu kendi üzerinden yaptığını ifade ederek, “Sabah benim yazım Yeni Şafak gazetesinin internet sitesinden çıkartılmamış olsa insanlar doğru bilgilenecekti. En azından kendileri başkalarından değil, siteye girip okuyacaklardı ve konu bu noktaya gelmeyecekti. Yazım gösterilip geri çekilince insanlar diğer gazetelerde ve sitelerde okuduklarından hareketle tepki koydular. Bir kez daha altını çizmem gerekirse bu yazıyı yazmaktan pişman olmadığım gibi kısa yazdığım için üzülüyorum. Trabzonspor 4-0 değil 104 - 0 yenilseydi de Özgecan geri gelseydi. Kimse entelektüel geçinip, sözde Türkiye kaygısı taşıdıklarından yola çıkarak iş aramasın. Son olarak Özgecan’ı bugün tanıyanlar ve üzerinden prim yapmaya çalışanlara inat, yıllardır ölen onlarca Özgecan’ların acısıyla yaşayan biri olarak Özgecan’ı spor sayfalarından okutan biri olduğum için mutluyum”  dedi.

    İşte  Ali Kemal Yazıcı'nın Kaleme Aldığı O Yazı : 

    ''Merhaba Özgecan….
    Nasıl ve nereden başlayacağımı bilemediğim bu mektubun girişini gün boyunca yazmaya çalıştım ama beceremedim..
    Senin yaşadıklarınla başlasam bir dert, buraları sana anlatmaya kalksam ayrı bir dert.
    Kısacası bizim buraların olmazsa olmazı futbola ve Trabzonspor’a dair Napoli maçını değerlendireyim sana. Futbolla ne kadar ilintili olduğunu bilmiyorum ama bu mektup aracılığıyla bir özlemi de gidermeyi düşündüm.

    “Futbol ve Trabzonspor” dedim ya…
    Son iki sezondur Türkiye’yi Avrupa’da başarıyla temsil eden Trabzonspor’un maçı vardı sana bu mektubu yazarken. Sakatı ve cezalıları bir kenara koyarsak kenarda biri kaleci, üçü savunma oyuncus,u dört futbolcusu bulunan Trabzonspor, birazda gözümüzde büyüttüğümüz Napoli karşısında eksiklerinin dezavantajına rağmen son yıllarda görmediğimiz bir taraftar desteğiyle maça başladı Özgecan…
    Oynayıp oynamayacağı belli olmayan Bosingwa oynadı ama Mehmet ağabeyin ve Constant cezalıydı Özgecan… İki önemli ismin olmaması nedeniyle orta alanda Soner ağabeyinle, Özer ağabeyine büyük görev düştü ama olmadı.
    Bunlar yetmiyormuş gibi Özgecan, bir de İtalyan ekibi takım savunmasını üst düzey yapınca uluslararası tecrübesi fazla olmayan eksik Trabzonspor, maçı ilk yarım saatte kaybetti. Hani Özer ağabeyinin pas hatası olmasa belki ilk golü biraz daha geç yerdik ama aradaki kalite ve mantalite farkı küçümsenemeyecek kadar fazlaydı.
    Biliyorum canın sıkılıyordur, böylesine bir mektubun içeriği böyle olmamalıydı ama köhne hayatın sana yaşattıkları yanında bizim dün akşam yaşadıklarımızın lafı bile olmaz. Savunmadan çıkamayan, orta alandan olgun paslarla üçüncü bölgeyi destekleyemeyen, üçüncü bölgede baskı kurup rakip savunmayı zorlayamayan bir yapıda farklı bir görüntü ortaya çıkmazdı, çıkmadı da.
    Şimdi sana 35 futbolcu transfer edip, uluslararası maça tek forvetle çıkan bir takım vardı sahada desem, benim gibi sen de anlayamazsın. Şimdi Özgecan, sezon başı hazırlık kampı yapmadığı için sezon boyunca arayış içinde olan bir takım vardı sahada desem, daha da detaya girmiş olacağım…
    Özetlersek başta da yazdım ya Özgecan, yedekleri üç savunma oyuncusundan oluşan böylesine bir maça, ikisi kaleci 15 kişiyle çıkan bir takımın nesini yazayım?

    Son olarak şunu belirteyim ki Avni Aker tribünleri seni unutmadı. Maç öncesi hep bir ağızdan “Özgecan” diye bağırdılar ve sana yapılanlara lanet yağdırdılar… Satırlarıma son verirken cennetin bir köşesinde senden çok daha küçük, yıllar öncesinde henüz okuma yazma öğrenmeden aramızdan ayrılan bir küçük kızı görür de isminin Feyza Yazıcı olduğunu öğrenirsen selamımı söyle…
    Söyle O’na ki; babanın Trabzonspor dışında bir derdi yok…''

    İREM GAYRETLİ/MEDYATRABZON

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim