• BIST 97.314
  • Altın 145,314
  • Dolar 3,5633
  • Euro 3,9989

    Yasama Sorumsuzluğu, Dokunulmazlık Değil Midir?

    17.01.2013 18:33
    Kenan Kuru / köşe yazarı

    Kenan Kuru / köşe yazarı

     

    Milletin bütününü oluşturan sosyal kesimler, ihtiyaçtan yola çıkmanın yanında birlik olmak için Anayasal-hukuki haklarını kullanarak bir araya gelmektedir.

    Milletin tümüne hizmet sunan kamu çalışanları da, Anayasal ve hukuki haklarla görev yapmaktadır.

    Ülkemiz,bu günlerde çok hassas bir dönemden geçmektedir.

    İçeride ve dışarıdaki anlayışların milletçe üstesinden gelebilmek için,dünden daha çok birlik ve beraberliğe ihtiyaç olduğu görülmektedir.

    Son dönemde, özellikle bu günlerde, yeniden sivil bir anayasa için,çalışmaların yapılmasının önemi ifade edilmekte olup, yapılması düşünülen sivil bir anayasa da milletin olmazsa olmazlarıyla sivil toplum kuruluşlarının görüş ve tespitleri,Türkiye’nin gündeminde önemli yer tutmaktadır.

    Anayasalarda, anayasal hukuki bakımından ayrı ayrı kavramlar olan “Yasama dokunulmazlığı ve yasama sorumsuzluğu” başlığı altında iki çeşit dokunulmazlığa dikkatlerinizi kısaca çekmek istiyorum. Bu günde güncelliğini hiç kaybetmeyen dokunulmazlığa bakmanın yerinde olacağı kanaatindeyim.

    TÜRKAV olarak, yaptığımız açıklamalarda dokunulmazlık konularında da görüşlerimizi kamuoyu ile paylaştık.

    Bilindiği gibi, TBMM üyesi bazı Milletvekillerinin dünya kamuoyunun gözü önünde millet iradesini taşımayan uygulamalarının yanında,terör örgütü ile olan yakınlaşması, bu canilerle sarmaş dolaş karelerle yer alınması sonucunda, yasama dokunulmazlığı gündeme gelmiş ancak yasama sorumsuzluğu gündeme gelmemiştir.

    Yasama Sorumsuzluğu 1961 Anayasasının 79. ve 1982 Anayasasının 83. maddesinde tanımlanmıştır.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki çalışmalarında, mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden,sözlerinden ve kullandıklarıoylardan sorumlu tutulamadığı gibi, bunları meclis dışında da tekrarlamaktan sorumlu tutulamamaktadırlar.

    Burada sorumsuzluğun amacı nedir?

    Millet iradesinin özgürce ve serbestçe söylenebilmesi midir?

    TBMM üyelerinin, söz özgürlüğüne sahip olmaları gerekir.Mecliste tartışmalar yapılmadan, bu tartışmalar serbestçe gerçekleşmeden, Milletin iradesi ortaya çıkamadığı gibi Parlamento da görevini tam olarak yapamaz.Milletvekilleri, TBMM de düşüncelerini serbestçe, özgürce herhangi bir çekinme anlayışına bakmadan ifade edemez ise,yapılan tartışmalarda sorumsuzluk ve dokunulmazlığın birbirinden farklı olduğu anlaşıla bilinir mi?

    En azından yapılan tartışmalarda “sorumsuzluk ve dokunulmazlığın birbirinden farklı olduğu görüle bilinir mi?”

    Milletvekillerinin yasama görevi ile ilgili sözlerinden ötürü hiçbir sorumluluk taşımamaları ilkesi ile mümkün olabileceği görülmüştür.

    Birbirinden ayrı ayrı kavramlar olan her iki çeşit dokunulmazlığın birbirinden ayrı ayrı içeriklerine uygun, yeni başlıklar altında değerlendirilmesinin daha yerinde olacağı kanaatindeyim.

    Yasama sorumsuzluğu kişiye bağlı bir ayrıcalık değildir.

    Yasama sorumsuzluğunun sınırlarını belirlemede ölçüt 1982 Anayasasının 83.maddesinin 1.fıkrasında “Meclis Çalışmalarıdır”. Kişi yer ve fiiller bu ölçütte değerlendirilir. Meclis dışındaki açıklamalar, eğer meclis çalışmalarıyla ilgili ise sorumlu tutulamayan milletvekilleri kamu yararı amacı, kamu düzeninden olduğundan Milletvekilleri sorumsuzluktan vazgeçemez.

    Sorumsuzluk süreklidir. Sorumsuzluk kamu düzenindendir. Dokunulmazlık ise bazı ülkelerde Milletvekilliği süresince, bazılarında ise meclis toplantıda bulunduğu sürece engeller veya erteler.

    Sorumsuzluk hiçbir makam tarafından kaldırılmadığı halde Dokunulmazlık meclis kararı ile kaldırılabilmektedir.

    Bu gün millete hainlik eden, milletin bütünlüğüne kasteden canilerin ülkemizde kahraman edasıyla karşılanabilmesine alt yapı oluşturan TBMM üyesi bazı milletvekilleri, millet iradesiyle örtüşmekte midir? Diyarbakır Belediye Başkanı ise tektip bir tören düzenlemesini anayasamızın hangi maddesine sığdırmaktadır. Daha önce de aynı karede poz veren bu milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılarak yargılanmalarının önünün açılmasını ve Anayasal sorumluluğun yerine getirilmesini milletimiz beklemektedir.

    1961, 1982 Anayasalarına bakıldığında değiştirilmez denen maddeler yer almıştır. Bu ayrıntılara fazla girmeyeceğim ancak; 1982 Anayasası birçok defa değişikliğe uğrayarak aslında değişmeyen bir Anayasa olmamıştır.

    Yasama sorumsuzluğu, mutlak bir dokunulmazlıktır. Yasama sorumsuzluğu neden tartışma konusu olmamakta ve neden kaldırılmak istenmemektedir?

    Tartışılan Yasama Dokunulmazlığıdır.

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim