• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258

    "Yargının Her Yıl Tomografisini Çekeceğiz”

    "Yargının Her Yıl Tomografisini Çekeceğiz”
    25.12.2015 15:18
    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Yargının kendini çek etmesi için bundan sonra her yıl, yargıya güven ve yargıdan memnuniyet anketleri yapacağız. Yargının...

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Yargının kendini çek etmesi için bundan sonra her yıl, yargıya güven ve yargıdan memnuniyet anketleri yapacağız. Yargının adeta her yıl bir tomografisini çekeceğiz" dedi.

    Adalet Bakanlığı Strateji Başkanlığı Yargı Teşkilatı Toplantısı, Antalya'nın Kundu Turizm Bölgesinde Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı (ATGV) Eğitim ve Sosyal Tesisleri'nde başladı. Yargı sisteminin etkili ve verimli olmasını hedefleyen, yargının tüm sorunlarının ele alınıp tartışıldığı, karşılıklı iletişimi sağlayan toplantının açılışında konuşan Bakan Bozdağ, Cumhuriyet Savcıları Türkiye'de adaletin vaktinde doğru şekilde tecellisi için anayasa ve yasaların kendilerine tevdi ettikleri görevleri büyük başarıyla yerine getirdiklerini söyledi.

    Haksızlığı gidermek için ilk müracaat edilen ilk kapılardan biri cumhuriyet savcılarının kapıları olduğunu aktaran Bakan Bozdağ, "Cumhuriyet savcılarının, hak arayışı ve haksızlığa hayır deyin ilk kapıdır. Halkımızın gördüğü ilgi alaka savcıların yürüttüğü etkin ve verimli soruşturmanın tamamı hem adalet duygusunun güçlenmesine hem insanlarımızın yargıya olan güvenin artmasına sağlamaktadır. Yaratılışın esası da anayasası da adalettir. Allah sadece savcıya değil, anneye, babaya, çalışana, kadına erkeğe herkese adaletle hükmetmeyi, adil olmayı emreder. Hak ve adaleti daima ayakta tutmak, hakkı sahibine teslim etmek, hak edene hak ettiği cezayı vermek yasaların verdiği yetkiyi kullandırmak, bütün bunları temin içinde adaletle hareket etmek hakimlerimizin savcılarımızın ana ve ayrıcı vasfıdır" dedi.

    "VİCDANIN ÖNEMİ"

    Cumhuriyet Savcıları ve hakimler görevlerini anayasa ve kanun ve hukuka bağlı vicdanı kanaatle yerine getirdikleri zaman insanın hak ve adalet arayışı daima hak ve adalet temelli cevaplar bucağını kaydeden Bakan Bozdağ, "Anayasa yasa ve hukuka bağlı olmayan vicdan, bağımsız vicdan değil, aksine başka şeylere bağlı bir vicdandır. Ya dine, ya siyasete, ya kine, ya nefrete, ya sevgiye, ya düşmanlığa yada vakit vakit esen rüzgarlara bağlı vicdandır. Böyle bir vicdandan da sahibinden de adalet beklenemez. Onun için yargıç ve cumhuriyet savcısının adil olması vicdan bağımsızlığıyla, onunda anayasa ve hukuka bağlı olması ile mümkün olabilir. Bir yerlere bağlı bir vicdan ile ne yargının bağımsızlığı tesis edilebilir nede insanımızın adalet arayışı adalet temelli cevaplar bulabilir. Yargıya güven sadece çıkan kanunlarla asla tesis edilemez. Hakim ve savcıların adil kararlarıyla tesis edilir ve korunur. Bir kanun iyi uygulayıcıların elinde daha iyi sonuç verir, kötü kanunda iyi uygulayıcıların elinde iyi sonuç verebilir. Aynı şekle kötü uygulayıcıların elinde kötü sonuç verir. O nedenle uygulayıcıların kanunları değerlendirirken, anayasa ve yasalar çerçevesinde hareket etmesi son derece önem arz ediyor" diye konuştu.

    "HUKUK FAKÜLTELERİ ELE ALINACAK"

    Yeni dönemde hükümet olarak hakim ve savcıların yetişmesi ve bu alanda mevcut düzenin gözden geçirilmesi bakımından önemli düzenlemeler yapacaklarını işaret eden Bakan Bozdağ, "Hukuk eğitimi bu işin başıdır. İşin alfabesinin "A" harfinden başlamazsak önümüzdeki zamanı ve geleceği kurtaramayız. Adalet Bakanlığı olarak, hukuk eğitimi, hakim ve savcı eğitimi, avukat eğitimi konusunda tarihi adımlar atmanın arefesindeyiz. Gelecek hafta ÖSYM'nin başkanı ve ülkemizdeki hukuk fakültelerinin dekanlarıyla bir araya gelerek, hukuk eğitimini konuşacağız. Arkasından Türkiye'de büyük çaplı sempozyum yapacağız. Hukuk Fakültelerinin mezun ettikleri öğrencilerin talepkarı Adalet Bakanlığı'dır. Biz bakanlık olarak mademki, hukuk fakültelerinin piyasaya arz ettiği mezunların istihdam edildiği Adalet Bakanlığı'dır, öyleyse bakanlığın hukuk fakültelerinin eğitim süresi, sistemi ve müfredatı üzerinde söz hakkı olması gerektiğine bunu ÖSYM ile konuşarak daha iyi bir eğitim olması için çaba sarf etmesine inanıyorum" şeklinde konuştu.

    "YARGIYA GÜVEN KONUSU"

    Yargıya güven konusundan en önemli sorunlardan birinin soruşturması veya yargılaması devam eden konularla ilgili yazılı, görsel ve sanal medyada yer alan yanlı, yanlış, gerçek dışı, iftira dolu yayınlar olduğunu vurgulayan Bakan Bozdağ, " Malasef medya organları her tür için söylüyorum, sizler gibi vazifesini samimiyetle görevlerini anayasaya ve kanunlara sadaketle büyük bir bağımsızlık ve tarafsızlık iççinde yapan hakim ve savcılarımızı töhmet altında bırakıyor. Her meslekte, yanlı yapan, yanlış yapan olabilir. Hakim ve savcıların içinde de zaman zaman öyle birileri bulunabilir. Büyük camianın içinde bunların sayısı çok da azdır. Onlarla ilgili yasal süreçte yapılacak olanlar yapılır. Yargı alanında bir takım yanlışlıklar eksiklikler varsa başka yerlerden itiraz ve temyizle düzeltilme yolu vardır. Basının yargıyı yıpratma konusunda yaptığı bu haberleri karşısında Cumhuriyet Başsavcılarımızın dikkatli olmasında çok fayda vardır. Basın sözcülüğü uygulaması başlattık. Başarılı şekilde yürüyor. 5 ilde pilot uygulaması yapılan sözcülüğüm tüm ağır cezalarda yer almasını içeren adımı attık. Bununla ilgili genelgeyi yeniledik. Kamuoyunun aydınlatılması, yalan, yanlı, yanlış, eksik, çarpıtma, iftira dolu haberler karşısında vatandaşın bilgi edinme hakkına saygı duyarak aynı şekilde masumiyet ilkesine, kişilerin lekelenmeme hakkına riayet ederek, soruşturmanın da gizliliğini ihlal etmeden yararlı ve gerekli olan durumlarda kamuoyunun vaktinde bilgilendirme son derece önemlidir" dedi.

    "PARALEL VE PKK MEDYASI YARGIYI YIPRATIYOR"

    Bakan Bozdağ şöyle devam etti:

    "Bu kadar yalanın, dolanın, iftiranın, yer aldığı ve dolaşımda olduğu bir noktada bizim kamuoyunu doğru bilgilendirmekten asla çekinmememiz gerekir. Bütün ağır ceza merkezlerinde, medya iletişim bürolarının oluşturulması ve medyanın takip edilerek bu tür haberler karşısında duyarlılığın ortaya konulması büyük yarar vardır. Eğer biz doğru bilgileri paylaşmaktan çekinirsek, yanlışların altında kayboluruz, bu yanlışlar hepimize büyük zararlar verir. Vaktinde doğru bilginin kamuoyu ile paylaşılması yargıya güveni arttıracaktır. Bir haber çıktı. Sabah erken saatte açıklama yapılmalıdır. Geç kaldığın zaman o yalan haberin yayılma oranı genişliyor. Bazen de çarpıtma,manüpletif haberler var. Özellikle terör örgütü, PKK medyasında, paralel medyada başka tür medyalarda pek çok yargıyı etkilemeye korkutmaya veya kamuoyunu yargının aleyhine döndürmeye dönük yanlı çarpıtma pek çok haberi görüyoruz. O nedenle yalanlar karşısında doğruları vaktinde net şekilde paylaşmalıyız."

    İDDİANAMELERİN BERAATLE SONUÇLANMASI

    "Pek çok iddianame bugün beraatle sonuçlanmaktadır" diyen Bakan Bozdağ, "Çünkü savcılarımız, düzenledikleri iddianamelerle, insanları sanık haline düşmesine, akabinde hükümlü olmasına yol açacak bir süreci başlatmaktadırlar. Şüpheli dediğimizde o kişi eğer takipsizlikle bitecek bir dosya var, bitmiyor buna hakim karar versin diyor, daha sonra yargılamayla beraat ediyorsa, o zaman biz bu vatandaşımızın masumiyet ilkesinden yeterince yararlanmasına, lekelenmeme hakkından istifade etmesi kuralına riayet etmemişiz demektir. Bunlara riayet yargıya olan güveni üst noktalara taşıyacaktır. "Geciken adalet adalet değildir" sözü herkesin diline pelesenk olmuş adete atasözü olmuştur. Geciken adaletten vatandaşımızın çok çektiğinin şikayetçi olduğunun somut bir ifadesidir. Bu nedenle adaletin gecikmeden zamanında tecelli etmesi için görevlerimiz var. Yasama, yürütme yargı mensuplarına büyük görevler düşüyor" dedi.

    "KİŞİ DAVASI SÜRECİNİ AN VE AN TAKİP EDECEK"

    Geciken adalet anlayışına son vermek için önemli adımlar atılacağını bildiren Bakan Bozdağ, "Yargıda zaman yönetimi, Satürn Projesi, bu projeyi 2016 yılının ilk yarısında hayata geçireceğiz. Cumhuriyet savcısına şikayette bulunan bir vatandaş şikayete konu olan soruşturmanın ne zaman biteceğini bilecek. Hukuk mahkemesinde veya idari mahkeme dava açan vatandaş davasının hangi süre içinde biteceğini bilecek. Mahkeme ve savcılar bunu şikayeti yapana, şikayeti yaptığı an bildirecek. Böylelikle yargı görevi yapanlar bir taahhüde girmiş olacak. Kendisini de bağlamış olacaktır. Buda son derece önemlidir. Süreye uymayanlara da gerekli müeyyide yerine getirilecektir. Bu süreleri keyfi takdirlere bıraktığımızda buradan sonuç alamayacağımız açıktır" şeklinde konuştu.

    "YARGIYA GÜVENİ YÜZDE 50'NİN ÜZERİNE ÇIKARMA ŞANSIMIZ VAR"

    Yargıdan memnuniyet konusuna da değinen Baklan Bozdağ, "Çok tartışılıyor. Yargıdan memnuniyet diğer alanlara göre çok düşük. Yargıya gelen tüm konular hepsi ihtilaflı konulardır. Anlamı şu, Yargılama sonucunda zaten yüzde 50'si kaybediyor. Yüzde yüz bir memnuniyet çıkabilir mi? Biri davalı, biri davacı birisi kaybediyor. Hangi kamu hizmetinde böyle bir durum var. Yüzde 50'sinin kaybedip yüzde 50'sinin kazandığı kamu olayı var mı Türkiye'de?. Yargıda dava konusunda olan her işte ya davalı ya davacı kaybediyor. Şikayetçinin biri kazanıyor, biri kaybediyor. Kazanda belki tam istediği gibi kazanamıyor. Gerçekleşen kararlarda, kazanan tarafı da arzu ettiği şekilde gerçekleşmiyor. Böyle olduğu zaman yargıdan memnuniyetin çok üst düzeyde gerekleşmesi fiilen imkansız durumdadır. Yargıya güveni yüzde 50'nin üzerine çıkarma ihtimalimiz elbette var. Zorluklarımızın olduğunu ifade ediyorum" dedi.

    "YARGININ HER YIL TOMOGRAFİSİ ÇEKİLECEK"

    Bakan Bozdağ konuşmasını şöyle sürdürdü:

    "Bu maksatla yargının kendini çek etmesi için bundan sonra her yıl, yargıya güven anketleri ve yargıdan memnuniyet anketleri yapacağız. Yargının adete her yıl bir tomografisini çekeceğiz. TÜİK'le işbirliği içinde bunu yapacağız. Yargıya güven nedir, 2016'da. Bir önceki yılla kendimizi mukayese ederek, kendi kendimizi denetleyeceğiz hem de kamuoyunun bizi denetlemesi için ellerine sağlam veriler sunacağız. Bizi denetlesinler, bizi eleştirsinler, biz de bu eleştirilerden nasibimizi alarak kendimizi çek ederek, daha iyisini yapalım diye adımlar atacağız. Halkımıza soracağımız sorularla, o sorular çerçevesinde kendi fotoğrafımızı her yıl çekecek ve ona göre yeni adımları atacağız."

    UZLAŞMA KONUSU ŞİKAYETİ

    Uzlaşma konusu, yine ön ödeme, kamu davasının açılmasının ertelenmesi konusu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması konusu ceza yargılamasında son derece önem arzeden konular olduğunu vurgulayan Bakan Bozdağ, "Buralarla ilgili bizim ciddi sorunlarımızın olduğu aşikardır. Yeni dönemde bu konularda önemli düzenlemeler yapacağız. 2009 yılından, 2015 yılı haziran ayına kadar Cumhuriyet Başsavcılıklarına gelen soruşturma dosyasının 7 milyon 458 bin 399'u uzlaşma kapsamına giren suçlara aittir. Bu dosyalardan yalnızca 70 bin 189'u uzlaştırmacıya tevdi edilmiş bu süre içinde,uzlaştırmacıya tevdi edilen dosyalarında yüzde 65 uzlaştırmayla sonuçlanmıştır. Bakıldığı zaman 7 milyon 458 bin 399 uzlaşmaya konu dosyanın sadece yüzde 34.74'ünün uzlaşma bürolarına iletildiği ve uzlaşmaz için süreç başlatıldığını görüyoruz. Bu kadar dosyadan 70 bin 189 dosya, bu neyi gösteriyor, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızın, başsavcılarımızın, yargıda görev yapanların uzlaşma konusunu fazla işlerlik kazandırma konusunda gayret ortaya koymadıklarını bana bu rakam gösteriyor. Yanlış anlamayın bu rakamı başka türlü izah edemiyorum. Eğer biz bunları daha çoğaltırsak ne yapacağız yargıya giden yükü azaltmış olacağız. Yüzde 65'i uzlaşmacıya tevdi edilince, uzlaşmayla sonuçlanıyorsa biz bu 7 milyon dosyanın uzlaşmaya tamamının neredeyse tevdi için daha fazla gayret sarf edecek, daha pozitif bir yaklaşım ortaya koysak , hem geciken adalet, adalet olmaktan çıkan anlayışa son vereceğiz. Adaletin vaktinde olmasına katkı koyacağız, yargının yükünü azaltacağız" ifadelerine yer verdi.

    BASİT YARGILAMA

    Bakan Bozdağ, şöyle devam etti:

    "Bu çerçevede basit yargılama usulünü de hukuk sisteminin içine taşımayı düşünüyoruz. Bunu iyice tartışmamız lazım. Bu tartışmalarda hakim ve savcılarını görüşleri bizin için son derece önemli. Kamuoyunda "cezada pazarlık" diye de tartışılıyor. Soruşturma ve kovuşturma aşamasında başka evrelerde buna dair de uygulamalar yapılabilir mi onun üzerinde duruyoruz. Avrupa'nın bazı ülkelerinde Amerika'da var bu. Buna dair mukayeseli hukuk inceleniyor. Türkiye'de bunu, hangi kapsamda uygulayabiliriz bunun üzerinde de bur çalışma sürüyor. Bu çalışmayı hayata geçirebilirsek ben çok büyük bir reformu yapmış olacağımızı düşünüyorum. Ben bu adımı atmanın suçlarını faillerini bulunmasında çok büyük katkısı olacağını, pek çok olayın aydınlatılmasına, adaletin doğru ve zamanında tecellisine katkı sağlayacağını, geciken adalet konusundaki eleştirilerin önemli ölçüde azalacağını inanıyorum."

    ADLİ VERİ BANKASI

    Yeni dönemde adli veri bankası kurmak suretiyle adeta Google'da herhangi bir konuyu arar gibi yargıyla ilgili arama yapmak isteyenlerin sorduğu büyük sorulara doğru cevap veren bir sistem kurulacağını dile getiren Bakan Bozdağ, "Bundan da hedefimizi önleyici sağlık gibi koruyucu hukuk anlayışlarını geliştirmek. Sadece soruşturarak, yargılama yaparak değil aynı zamanda suçlarını yoğunlaştığı yerler varsa bunlara ilişkin ilgili devlet kurumlarının önceden tedbir almasını sağlayarak, suçun işlenmesini önleyici, suça teşviki önleyici, suça meyli ortadan kaldırıcı tedbirler almasını da yolunu açmak istiyoruz. Herkes kendinin fotoğrafını bu adli veri bankasından kendi görebileceği gibi HSYK'da görecek ona göre tedbirler alacak. Bunun yargıda büyük bir reform olduğuna yürekten inanıyorum. Bunun hayata geçirmek çok zor. Ancak bunun hayata geçirmek için yasal düzenlemeler yapacak, kadrolar oluşmasını sağlayacak, bunun doğru şekilde uygulayanlara ödül, uygulamayanlara müeyyide sistemini hayata geçirmek istiyoruz. Bu veriden sadece yargıya güvenin değil Türkiye'de pek çok kurumun sağlıklı değerlendirme yaparak Türkiye'nin sorunlarını çözümünde istifade edeceğine yürekten inanıyoruz" açıklamasını yaptı.

    BİLİRKİŞİLİK KURALLARI DEĞİŞİYOR

    Yargıya güveni en fazla zedeleyen, yargıdan memnuniyeti en olumsuz etkileyen müesseselerden birisinin bilirkişilik olduğunu kaydeden Bakan Bozdağ, "Hem ahbap çavuş ilişkileri nedeniyle hem bilirkişilikle ilgili belli bir standardın olmaması nedeniyle çok ciddi sorunlar yaşadığımızı ifade etmek isterim. Ocak ayı sonuna doğru Bilirkişilik Kanun tasarısını TBMM'ye sevk ediyoruz. Böylelikle bilirkişilik konusunda Türkiye müstakil, özel bir kanuna sahip olacak. Bilirkişilerini kimlerden olacağına dair esaslar burada belirlenecek. O esaslara uyanlar sertifikalandırılacak, o esasları kaybedenlerin bilirkişilik hakkı ellerinden alınacak, bir daha bilirkişilik yapamayacak. Bununla ilgili bir üst kurul bir de bölge kurulları oluşturulacak. Bu kurullar bunlara dair kayıtları tutacak. Ayrıca Türk Ceza Kanunu'nda bilirkilişikle ilgili öngörülen ceza çok düşük bir ceza. 1 yoldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Yeni düzenlemeyle beraber bu ceza da hatırı sayılır şekilde artacak. Gayrihukuki, gayri ahlakı rapor tanzim edenler bunun hukukta karşılığını ağır olduğunu da görecek" şeklinde konuştu.

    YENİLİKLER

    Adli Tıp Kurumu'nun yeniden yapılandırılması için çalışmalar yapacaklarını ifade eden Bakan Bozdağ, "Dosyaların daha hızlı bir şekilde incelenerek savcılıklarımıza ve mahkemelere ulaştırılmasında da önemli bir adımı yine bu dönemde atacağız. Noterliklerini yeniden yapılandırılmasıyla ilgili bir adımı atacağımızı, avukatlıkla ilgili, siyasi partiler kanunu ve seçim kanunlarıyla ilgili de önemli reformları bu dönemde yapacağız. Yüksek yargıda görev yapan hakim ve savcılarını TBMM başkanlığına mal bildiriminde bulunmalarını önünü açan da bir adım atacağız. Danıştay ve Yargıtay'da görev yapan üyelerin görev sürelerini sınırlayacağız. Anayasa Mahkemesi'nde olduğu gibi Yargıtay ve Danıştay'a seçilen hakim ve savcılarım belli bir süre orada görev yapacaklar. Süre dolduktan sonra HSYK yeniden seçerse göreve devam edecek, seçmezse kürsüye dönecek. Daha fazla hakim ve savcımızın Yargıtay üyeliği yapmasının önünün açmış olacağız. Bunun için Anayasa değişikliği de gerekmemektedir" dedi.

    İSTİNAF MAHKEMELERİ

    'Türkiye'de yargı açısından en önemli milat 20 Temmuz 2016'da olacak" diyen Bakan Bozdağ, "O da adli idari yargıda istinafın faaliyete geçecek olmasıdır. İstinaf konusu Türkiye'de çok tartışıldı, adeta yılan hikayesine döndü. 2004'te yasa çıktı, AB ülkeleri istinafı Türkiye'de erken hayata geçirelim diye bize fonlardan kaynak aktarımında bulundu. Bölge adliye mahkemelerini yaptık ancak söz verdiğimiz tarihte istinafları hayata geçiremediğimiz için bu paraları geri vermek durumunda kaldık. Sözümü tutamadık. Tam 12 yıldır mazereti tüketememişiz. Mazeret ararsak 100 sene daha istinafa geçmemek için mazeret buluruz. Onun için bu mazeret arayışına son verip, bütün mazeretlere rağmen tarihi adımı atmak ve ortaya çıkacak aksaklıklar varsa çıktığı anda müdahale ederek gerekli yürüyüşe başlamak durumundayız. Eğer başlamazsak benim ömrüm bunu görmeye yetmez. Ben Cumhurbaşkanımıza "Bu konuda size çok yalancı çıktım. İnşallah bir daha çıkmayız" dedim. Ama çok yalancı çıktık ama 20 Temmuz'da istinaf konusunda milletimize bir daha mahcup olmayız diye düşünüyorum. İstinaf mahkemeleriyle daha kısa sürede yargılamanın sona erdirilmesi, vatandaşını hakkına kavuşması sağlanacaktır" dedi.

    HSYK YAPISI

    Yeni dönemde HSYK yapısının değişmesine de çalışacaklarına değinen Bakan Bozdağ, "Siyasi partilerle uzlaşabilirsek Anayasa'nın tamamının değiştirme yolunu tercih edeceğiz. Anayasa'nın tamamını ortadan kaldırıp, darbe Anayasası'nı bir tarafa koyup, milletimizin seçtiği parlamenterler eliyle herkesin kendini hür hissettiği ortamda milletin anayasasını yaparak yeni bir dönemin kapısını açmak siyaset kurumunun en önemli ve en şerefli borcudur. Biz en önemli en şerefli borcumuzu milletimize yeni bir anayasa hediye ederek ödeyebiliriz. Ama maalesef Türkiye'de yeni anayasayı yapma konusunda bir uzlaşma zeminin Türkiye'de siyaset kurumu bulamadı. Önyargılar, kırmızı çizgiler, falanlar, filanlar hep yeni anayasanın önünde dağlar gibi engel oldu. Önyargı olmasa, kırmızı çizgi olmasa biz anayasanın her maddesini otursak, konuşsak, tartışsak kıyamet mi kopar? "Tartıştık, anlaşamadık, hayır" dersiniz biter. "Ben şu maddeyle gelirseniz masaya oturmam. Anayasayı konuşmam" demek çok sakat anlayış. Konuşmaktan, tartışmaktan niye korkuyorsunuz? Konuşalım, tartışalım, uzlaşmayla olacağı için senin istemediğin bir öneri gelirse o öneriye "Hayır" dersin o anayasa maddesine zaten dönüşemez. Kırmızı çizgi siyaseti nedeniyle, çocuklar ip atlıyor Türkiye'nin koca koca siyasetçileri bu kırmızı çizgiyi atlamayı bir türlü beceremediler. Ama inşallah, bu millet bu kırmızı çizgiyi hepimize atlatacak.

    Yeni bir anayasa yapılamayacaksa bizim anayasada yargıyla ilgili kısımlarda uzlaşmayla adım atma ihtimalimiz olabilir. HSYK seçim usulünün bu yöntemle devam etmesi yargıya en büyük zararı veriyor. Bundan sonra da verecektir. Yargının içindeki ayrışmalara son vermek için bizim bu seçim usulünün değiştirmemiz gerekmektedir. Başka alanlarda uzlaşma sağlayamasak bile HSYK'nın seçim usulünde bir uzlaşmayı ortaya koymaya mecburuz. 2018'de mevcut usulle yeni bir HSYK seçimini yapılmasının Türkiye'nin hayrına, yararına olmadığına yürekten inanıyorum. Ben bu salonda olanları da olmayanların da yürekten inandığını biliyorum. Onun içinde siyasi partilerimiz burada Türkiye için, yargıya güven için hepimiz için bir uzlaşmanın yolunu bulmalıyız. Ben bulacağımızı da inandığımız ifade etmek istiyorum. Bu konuda olumsuz bir gelişmenin olacağına inanmıyorum" ifadelerini kullandı.

    "YARGIDA ÇOK BAŞLILIK"

    Yargıda çok başlılık olduğunu da ifade eden Bakan Bozdağ, "Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi bunları da ortadan kaldırıp Yargıtay'da ve Danıştay'da birleştiren bir adımı atmak da Türkiye'nin hayrına ve yararına olacak tarihi bir reform olduğunu düşünüyoruz. Umarım burada da bir uzlaşma olur çünkü diğer siyasi partilerin seçim beyannamelerinde ve millete söyledikleri sözlerini içerisinde bu konuda onları da bizimle aynı yaklaşımda olduğunu görüyoruz" şeklinde konuştu.

    Bakan Bozdağ, konuşmasının sonunda İstanbul'da şehit edilen Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ı yad etti, "Mekanı cennet" olsun temennisinde bulundu ve ardından yargı mensuplarıyla toplu hatıra fotoğrafı çektirdi.

    Toplantıya Bakan Bozdağ'ın yanı sıra, Cumhuriyet Başsavcıları, HSYK" üyeleri ve Adalet Bakanlığı'nın üst düzey temsilcileri katıldı.

    Kaynak: Haber Kaynağı

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim