• BIST 97.533
  • Altın 145,687
  • Dolar 3,5750
  • Euro 3,9909

    Yap Yanına Kar Kalsın

    05.10.2016 17:18
    Vedat Uzuner / Yazar

    Vedat Uzuner / Yazar

    Adamın biri alkol alıyor ki zıkkımın kökünü, aksırana tıksırana kadar alsın, içsin, yesin umurumda değil. Bu şekilde trafiğe çıkarak sebep olduğu kazada bir polis şehit oluyor, bir ocak sönüyor.

    Trafik kazasına sebep olan dangalak içeride kaldığı süre göz önüne alınarak serbest kalıyor. Polisin eşinin davasından vaz geçmesi mi yoksa alkollü sürücünün, birinin oğlu olması mı tahliyeye yeterli sebeptir bilemiyorum.

    Polis eşinin davasından vaz geçmesi devletin de davadan, cezadan vaz geçmesi anlamına gelmeli midir?

    Bence gelmemelidir.

    Mağdur olan taraf vaz geçmiş olsa bile bu tür olaylara karışanlar cezalarını çeksin diye devlet azami gayret göstermelidir.

    Kazayı yapan adama bir kastım yok ancak böyle elim olaylar yapanın yanına kar kaldıkça toplum vicdanı zedeleniyor, adalete olan güven sarsılıyor, zaman içinde ortadan kalkıyor.

    Yeniden tesis edilmesi de uzun yıllar alıyor.

    Adamına göre değil de kitabına göre karar verilse hem uzun süren gereksiz tartışmalar ortadan kalkacak, hem de sarhoşun, ayyaşın, berduşun can yakması bu kadar kolay olmayacak.

    ***

    15 Temmuz ihanet soruşturması kapsamında birçok öğretmen görevden uzaklaştırıldı. Ardından da binlercesi ihraç edildi. Devletin bekasına halel getirecek her türlü hareket en ağır cezayı alsın isterim. Ancak Sayın Cumhurbaşkanının ‘at izi it izine karıştı’ söylemi de dikkate alınsın. Kritelere dikkat edilsin, imzasız mektuplar, sahipsiz şikayetler, gammazlamalar yüzünden işinden olmuş birçok insan var. Sadece Milli Eğitim Bakanlığı’nda değil, birçok devlet kurumunda bu böyle. Zamanında ergenekon davası sürecinde de bir sürü sahte belge, ihbar, delil, mektup, gizli tanık ortaya çıktı. Yalan ve iftiralar yüzünden bunalıma giren birçok insan intihar etmek suretyle canına kıydı. Benzer durumların yaşanmaması; akla karanın, at iziyle it izinin birbirinden ayrılması için daha dikkatli olunmalı, soruşturmalar sürüncemeye bırakılmadan tez elden sonuçlandırılmalı, haksız yere görevinden alınanlar bir an önce görevine iade edilmelidir.

    ***

    Yaşanan görevden almalar sonucunda oluşan öğretmen boşluğunu doldurmak üzere Milli Eğitim Bakanlığının yeni öğretmen alımları yapması kararı doğru ancak kullandığı yöntem yanlıştır.

    Daha önce denenerek başarılı olmadığı görülmüş, vaz geçilmiş bir uygulama olan sözleşmeli öğretmenliğin yeniden uygulamaya konulması bakanlığın en büyük yanlışlarından biri olacaktır.

    Öğretmeni belli bölgelerde tutmanın yolu özellikle ve öncelikle maddi imkanlarını artırmak ve güvenliğini sağlamaktır. Öğretmenleri tehditle değil ancak tercihle, teşvikle belli bölgelerde tutabilirsiniz. Bu nedenle sözleşmeli öğretmen atama inadından bir an önce vaz geçilmelidir.

    Öğretmen adayı oluncaya kadar sayısız sınava giren ve her birinde psikolojisini allak bullak eden stresler yaşayan öğretmenleri kpss gibi bir garabetin içine soktuktan sonra bir daha mülakata almak bu mesleğe yapılacak en büyük itibarsızlık opersyonudur.

    ***

    Devletin kendi varlığı ve davamlılığı açısından vatandaşını tanımak kadar doğal bir hakkı olamaz. Üniversite bitirene kadar yaklaşık yirmibeş yaşına gelen bir aday memuru/öğretmeni tanıyamayan devlet bir saatlik mülakatla tanıyacaksa buna da pes derim.

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim