• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019

    Vurun FETÖ'cüye

    13.08.2016 14:23
    Vedat Uzuner / Yazar

    Vedat Uzuner / Yazar

    15 Temmuz ihaneti ve kalkışma sonrasında Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla sokaklara dökülen, meydanları dolduran halk o gece gösterdiği kahramanlığa tuttuğu nöbetlerle bir altın halka daha ekledi.

    Sağcı solcu, alevi sünni, laz çerkez demeden bayrağını alan herkes tam bir görev aşkıyla şehir meydanlarında buldu kendini.

    Kimileri alanlara kurduğu çadırların içinde sabahlarken kimi de uykusu gelen bebeğini kucağında uyuttu.

    Kocaman yürekleriyle kendinden uzun sopalara takılmış kendinden büyük al bayrakları dalgalandırmaya çalışan çoçukların azmi görülmeye değerdi.

    Vatanı uğruna neden ölmesi gerektiğini anlamaları için çocuklarımıza verilebilecek en değerli derslerden biriydi milli irade nöbetleri.

    Öyle ki okullarındaki derslerden çabucak sıkılan çocuklarımız nedense nöbetlerden sıkılmadı, geç saatlerde bile evlerine gitmek istemedi.

    Nöbetlerde belediyelerin ve sivil toplum kuruluşlarının desteği de takdire şayandı. Trabzon özelinde dile getirilen bir şikayeti yazılarıma almamı isteyen kardeşlerimin taleplerini ola ki yazımı okuma zahmetinde bulunan yetkililere duyurmak isterim.

    Gecenin ilerleyen saatlerinde ailece katıldığı nöbeti tamamlayarak evine dönmek isteyen vatandaşlar dolmuşlar gece tarifesi olarak normalin yaklaşık iki katı ücret aldı.

    Vatan için elbette bedel ödenmeliydi ki bunu o kara gecede saatler içinde yüzlerce şehit ve binlerce gazi vererek ödedi bu vatanın evlatları.

    Dolmuşlar özel çalışıyor ne yapsınlar denilebilir. Yerel yönetimlerle yapılacak bir işbirliğiyle bu sorun rahatlıkla çözülebilirdi.

    Trabzon’un genelinde yaşanan toplu ulaşım problemi sonuç olarak milli irade nöbetlerinde de kendini gösterdi.

    Nöbetlerde dikkat çeken bir başka konu da siyasetçi ve sanatçıların zaman zaman halkla buluşmasıydı.

    Bu buluşmalardan bir tanesi sanatçı kimliği taşıyan insanların ne kadar sorumluluk sahibi olması gerektiğini bir kere daha ortaya çıkardı.

    İsmi lazım değil sanatçımız, Batının maşası, ajanı, terör örgütü lideri fetö’yü anlatırken annesi üzerinden hakaret ediyor.

    Alanda kendisini dinleyen bir eğitimci de hassasiyet göstererek ‘hiçbir anne darbe yapsın, hain olsun diye evlat doğurmaz, hepimizin anası var, annelerden özür dileyin’ diyor. (Keşke demeseydi)

    Orada bulunan ve toplum psikolojisiyle hareket eden bir başkası sanatçıdan özür dilemesini isteyen eğitimciye okkalı bir yumruk indiriyor.

    Araya girenler oluyor, olay yatışıyor sanılıyor ama ilk saldırıyı yapan kişi yine saldırıyor ve ardından diğerleri. Yumruklar, tekmeler havada savruluyor, hakaretler, küfürler yeri göğü inletiyor.

    Polisin çabası dayağın, hakaretin önüne geçmeye yeterli olmuyor.

    Devlet bile yargılamalar hakkaniyetle yapılacak, intikam duygusuyla davranılmayacak derken, önümüzde, arkamızda, sağımızda, solumuzda paralelci, fetöcü, darbe şakşakçıları kol gezerken nasıl bu kadar çabuk karar verebiliyoruz.

    En büyük sorumluluğa sahip basın nasıl böyle peşin hükümlü davranabilir.

    Olayı haber yapan Haberim Trabzon internet sitesi de dayak yiyen kişinin ‘ben fetöcüyüm’ diye bağırdığını yazıyor.

    Etiketlemek bu kadar mı kolay?

    Çok iyi tanıdığım bu adam dayak vuranlardan, yumruk atanlardan, hakaret ve küfür edenlerden daha az vatansever değil,

    Paralelci hiç değil,

    Fetöcü asla değil.

    Yirmi yıldan fazladır bir eğitimci olarak devletine hizmet eden, devlete sızmaya çalışan yapıyla hiçbir ilişkisi, yakınlığı, dostluğu, akrabalığı, aboneliği, üyeliği olmamış bir vatan evladı.

    Hatta kendisine vahşi köpekler gibi saldıranlardan davacı olmuyor fetöcü damgası yememek için.

    Fetöcü damgası yemekten korkarak geçmiş olsun için onu aramaktan imtina eden eğitimci dostlarının da kendisini hayal kırıklığına uğrattığını dile getiriyor.

    Herkes meydanlara kimin hangi amaçla geldiğini, ne niyetle boy boy pozlar verdiğini bilirken...

    Ne diyelim?

    Hasızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim