• BIST 89.113
  • Altın 146,730
  • Dolar 3,6439
  • Euro 3,9308

    Türkiye Hizaya Çekilemez

    01.07.2016 16:34
    Vedat Uzuner / Yazar

    Vedat Uzuner / Yazar

    İstanbul’da geçen günlerde yaşanan elim terör olayında vefat edenlere Allah’tan ahmet aileleriyle milletimize sabır ve metanet, yaralılara acil şifalar diliyorum. 

    Terörün kaynakları, nedenleri, sonuçları süreçleri, kimin kaybedip kimin kazanacağı üzerine yapılan yorumların hepsinde ortak nokta ‘uluslararası destek’ olmadan bu belanın çok uzun süre ayakta kalamayacağı, terör örgütlerinin varlığını sürdüremeyeceği şeklindedir. 

    Türkiye, geçmişten beri Avrupa’nın gözünde hep oyun bozan konumundadır. Bu, Osmanlı döneminde böyleydi. Cumhuriyet döneminde de böyle. Özellikle Ak Parti iktidarları döneminde daha da belirgin şekilde yine aynı yoldadır Türkiye. 

    Uluslararası sömürü ve savaş düzeninin tekerine çomak sokabilen ya da buna niyetlenebilen yegane ülke Türkiye’dir. 

    Bundandır ki arada bir hizaya çekilmesi, başının ezilmesi, terbiye edilmesi gerekmektedir.  

    E peki buna hangi şer odağının gücü yeter? Elbette ki hiçbirinin. 

    Belki bu nedenle yaşanan elim hadiselerin önüne geçmenin en önemli şartı güçlü olmak, birlik ve beraberlik içinde hareket etmek, böylesi acılarda iktidarı muhalefeti, sağı solu tek yumruk olabilmektir. Allah’ın ipine sımsıkı sarılmanın yanında birbirimize de sıkıca kenetlenebilmektir. 

    Bu güne kadar bunu başardığımız söylenemez çünkü kirli hesaplar bir yandan terörle kendini gösterirken bir yandan algı operasyonları yoluyla toplum psikolojisini yönetiyor. 

    Bazı gazetelerin attığı manşetlere, bazı kendini bilmezlerin sosyal medya paylaşımlarına bakarsanız bunu görörsünüz. 

    Bu nedenle hükümetin milli eğitim ve milli savunma hamlelarine daha fazla hız vermesi, bilişim teknolojileri konusunda daha sıkı çalışması, sosyal medyayla toplumsal algı oluşturma üzerine daha fazla kafa yorması gerekmektedir. 

    Bütün eğitimini, Türkiye’de Türk Devletinden maaş alan eğitimciler elinde ve Türk eğitim politikalarının uygulandığı okullarda bitiren birinin vatan haini olmasını açıklamak için cümle kurmak oldukça zor olsa gerek. 

    Sayın Cumhurbaşkanımızın bir dönem milletvekilleri için kullandığı ‘yerli ve milli’ tabiri her alanda kendini göstermelidir.  

    Çok daha zaman kaybetmeden yerli ve milli oto, yerli ve milli cep telefonu, televizyon, küçük ve büyük ev aletleri üretilmeli.  

    Sağlık alanında kullanılan teşhis ve görüntüleme cihazlarına milyon dolar veya euro ödenmesinden vaz geçilmeli. 

    Son dönemlerde dış politikada yaşanan bazı olumsuzluklar bize şunu göserdi ki kalkınmak için turizme bel bağladıkça yarı yolda kalma riskimiz de yüksek. Kaldı ki bazı bölgelerimiz dışında ülkemizin büyük bir kısmında turizm sektöründe hizmet verecek insan gücümüz de yeterli değil. Hem sayı hem eğitim olarak. O yüzden kalkınmayı gerçekten bacasından dumanlar yükselecek sanayi tesisleri ve fabrikalarla gerçekleştirmeliyiz.  

    Milli Eğitim Bakanlığı son zamanlarda son derece hızlı adımlar atıyor. Eh adımlar bu kadar hızlı olunca yanlışlar da beraberinde geliyor kaçınılmaz olarak.  

    Öğretmenlerin notla değerlendirildiği garabet uygulama bunlardan bir tanesi. Akla ziyan maddeler içeren uygulama hangi neye ve kime hizmet etmek üzere çıkarılmış anlamak mümkün değil. 

    Personel istihdamında güçlük çekilen bölgelerde öğretmenleri daha fazla tutabilmek adına düşünülen uygulama da bütünüyle yanlış. Evet, personel istihdamında güçlük çekilen yerler için bir şeyler yapmak gerekiyor ama bu şekilde değil. 

    Geçmişteki sözleşmeli öğretmenlik uygulamasına benzeyen bu uygulama da iyi düşünülmeden aceleyle karar verilmiş, farklı olumsuz sonuçlara yol açacak bir başka yanlış. 

    Eğitimin en büyük paydaşları olan sendikalarla ve özellikle de dört yüz binin üzerinde üyesiyle yetkili olan Eğitim-Bir-Sen’le istişare edilmeden yapılan uygulamaların düzeltilmesi de sonradan yine Eğitim-Bir-Sen’e kalıyor. 

    Milli Eğitim Bakanlığından artık doğruları hükümsüz kılan yanlış politikalar değil, yanlışları götürecek doğru politikalar bekliyoruz. Öğretmenlik kariyer basamakları sorunun halının altına süpürülmesi değil, çözüme kavuşturulması gibi. 

    İHH ile ilgili birşey yazmıyorum ama Filistin konusunda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan gibi düşünüyorum. 

    Bu gece idrak edeceğimiz Kadir Gecesini ve yaklaşan Ramazan Bayramını kutlar, İslam alemi başta olmak üzere bütün insanlığa hayırlar getirmesini dilerim. 

     

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yorumlar
    metin dilipat
    02 Temmuz 2016 19:26
    Değerli yorumcumuz, her görüşe eşit mesafede durmakla birlikte; hakaret, küfür, aşağılama vb. içeren, toplumsal hassasiyetleri zedeleyici nitelikteki yorumları yayınlayamıyoruz. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz...
    46.196.227.90
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim