• BIST 105.268
  • Altın 162,850
  • Dolar 3,9604
  • Euro 4,6498

    Trabzonspor'da Tarihi Kişiliklerin Buluşması

    Trabzonspor'da Tarihi Kişiliklerin Buluşması
    11.07.2014 16:47
    Ali Özbak'ın , "Trabzon Futbolunun Kökleri" kitabının yayınına "Tarihi Kişiliklerin Buluşması" yazısıyla devam ediyoruz.
    İlgili Haberler

    08 Ekim 2008 Çarşamba günü Nevzat Şakar’ın işyerinin ikinci katında oturuyorduk.

    Birden ne görelim! Kökeni Trabzonlu olan ve 1956 yılından bu tarafa Kanada’da yaşayan, Doktor Krino KAFATO karşımızda… Hem apıştık hem de çok sevindik… Kucaklaşma ve hoşgeldin merasimini tamamlayarak, sohbete koyulduk… Elbette ki bize, bu imkânı da sağlayan, “Krino Kafato’nun çocukluk, takım ve yönetici arkadaşı, ayrıca can dostu rahmetli M.Rıfat Dedeoğlu’nun yeğeni” Adnan Müftüoğlu’ydu.

     

    *

    Krino Kafato, 1956 yılında İstanbul’da A Milli takımın, Macaristan Milli takımını 3–1 mağlup ettiği maçı Hasan Polat ile birlikte izlemiş. Maç sonrası,”Oğuz Saraçoğlu ve Atilla Can” ile birlikte doğruca Kanada’nın yolunu tutmuşlar. Gidiş, o gidiş!

    1.-goruntu021.jpg

    *

    Krino Kafato, Trabzon Lisesinde okumuş, Lise ve İdmanocağı futbol takımlarında kalecilik yapmış. Zaman zaman hususi maçlarda da İdmangücü’nün kalesini korumuş. İstanbul’da da Tıp öğrenimi yaparken de, Süleymaniye kulübünün de kaleciliğini yapmış.

    Yüksek öğrenimini tamamlayan ve doktor olan Krino Kafato, tekrar Trabzon’a dönmüş. Bu defa da İdmanocağı’nda yöneticiliğe başlamış. Dolayısıyla, hem sporculuğu ve hem de yöneticiliği dönemleri itibarıyla; “O süreçte Trabzon Spor’una” çok emek ve hizmet vermiş.

    Bu yönü ile onu, sporsever her Trabzonlu “Hep övgü ile” anmışlardır… Buna defalarca da tanık olmuşumdur...

     

    *

    Krino Kafato, futbol kaleciliğinin yanı sıra; tenis, uzun atlama, yüksek atlama ve yüz metre koşucusu gibi sporları da yaptı. Yüksek atlamada, Trabzon rekorunun “Kendisinde olmadığını, Hamal lakabı ile anılan Atıf Beyde olduğunu, ama Türkiye yüksek atlama yarışına o değil, kendisinin katıldığını ve bir üçüncülük ile bir dördüncülük elde ettiğini” söyledi. Burada da gösterdiği inceliği, gözden kaçırmamalıyız. Başkası, o Hamal Atıf Beyden hiç söz etmeyebilirdi de!

    Ona, şunu sordum. “Rıfat ağabeyi mi, siz mi; yüksek atlama daha öndeydiniz?”

    O, “Dostum Rıfat ile hiç karşılıklı bir yarışımız olmamıştı. Ama yüz metre koşusunda, Trabzon birincisi 11,2 ile Hasan Polat’tı. Ben, onu 11,1 ile geri bırakmıştım”

     

    *

    İşte! Hem sporculuğu ve hem de yöneticiliği ile Trabzon’a sağladığı katkıdan ötürü “Trabzon adına, Krino Kafato tarihi bir kimlik olma hakkını elde etti” Bir de Trabzon ve Trabzonspor sevdalısı olduğunu da unutmamak gerekir… Yaklaşık 52 yıldır Kanada da olmasına rağmen, Trabzon’la ilişkisini hele dost ve arkadaşları ile olan bütünleşmesini hep korumuştur. Sık sık (2 veye3 yılda bir) Trabzon’a gelmesi ile de bunu kanıtlamıştır…

    Hatta Trabzonspor’un Avrupa maçlarına; eşi JUNE ile birlikte dahi (Liverpool’a yalnız, İtalya Lazio’ya, Keopenang’a yalnız) gitmişliği de olmuştur…

    2.-goruntu022.jpg

    *

    Bu arada önemli bir anısını da nakletti.

    Liverpool deplasman maçında Liverpool yönetimi” misafir ve kendi takımlarını tanıtır, bir broşürü dağıtmış.

    Broşürde;

    Trabzonspor’u şöyle tanımlamışlar! O, dünyanın büyük kulüplerinin ”En büyüğüdür”

    Niçin mi?

    Çünkü:“Trabzonspor; çok büyük bir takımdır ki o, oyuncularının tamamını kendi yöresinden seçmektedir”

    Sohbetimizin bir yerinde Krino Kafato, şöyle söyledi. Salim Şatıroğlu, Taka Naci Bostancı ve Hasan Polat çok büyük oyunculardı. Onlar, o dönemde İdmanocağı’nı taşıyanlardı! 1934 yılında: Salim Şatıroğlu Galatasaray’a, Taka Naci Fenerbahçe’ye ve Hasan Polat’ta Beşiktaş’a gitmişlerdi. O nedenle, İdmanocağı 1947 yılına kadar durağan bir dönem yaşamıştır.

     

    *

    Yine Doktor anlatıyor…

    1950 sonrası, benim yöneticilik dönemimde de iyi oyuncular vardı. “W sistemine” göre unutulmaz da bir haf hattı vardı. Onların başını Ahmet Suat Özyazıcı çekerdi. Onun İdmanocaklı oluşunda emeğim vardır. O, 1954 de Yolspor’daydı. Rahmetli İhsan Öztürkmen bana, “Krino ağabeyi, bizim mahalleli Ahmet Suat var. Çok iyi futbolcu! Onu, İdmanocağı’na transfer edelim” Bende, Sabahattin Kundupoğlu ile hasbıhal olduktan sonra, İhsan ile onu İdmanocağı’na kazandırdık.

    Haf hattının diğer iki ismini hatırlayamadı. Biz, “Suat-Sebahattin-Osman” diye yardımcı olduk. Haa… Tamam dedi ve ilave etti ki o, Osman’a bir sıfatta söylerlerdi. O neydi? Bizde, “Hamal ya da Soğuksulu Osman” dedik. Tamam dedi ve gülüştük…

     

    *

    Doktor Krino Kafato, 1955 de Ankara’ya giden “Trabzon Karmasının da” haf hattı: bu Suat-Sebahattin-Osman’dı. Mükemmel bir haf hattı idi. Ben gidememiştim. Hayri Gür’e bu haf hattını sakın bozma diye söylemiştim. Sağ olsun! O da bozmamıştı. Takım iyi de oynamıştı. Kupa, biraz oyun dışı kurallarla alınmıştı, elinden!

    *

    Bu sohbet anında “A.Suat Özyazıcı” biraz fazla anılınca, onu telefonla çağırdık. O da çağrıya uyarak geldi. Eminim ki buna en fazla Krino Kafato sevindi! Bu, onun sarılış şeklinden görünüyordu… Hasret giderici bir kucaklaşma oldu aralarında!

    Daha sonra, aralarında sohbeti koyulaştırdılar… Bizlerde iyi birer dinleyici olduk. Tabii ki ara sıra, soru sorma hakkımızı da kullandık…

    Eskileri, yenileri konuşurken; A.Suat Özyazıcı ona, “Ağabeyi Kanada’ya gitmemiş olsaydın, Trabzon ve ülke futboluna çok daha katkı sağlardın” diye söyledi.

    Buna mukabil, Krino Kafato ona “Onu bırak, senin gerek amatör ve gerekse profesyonel dönemde ülke futboluna büyük hizmetin ve katkın oldu. Hele bugün ki Trabzonspor’a hizmet ve katkıların ise, anlatılır cinsten de değildir” diye söyledi.

    Suat hoca, yine her zaman ki mütevazılığı içersinde, “Krino ağabeyi, Trabzonspor olgusu bir kişi ile yaratılmış değildir. O, süreçte herkes üzerine düşen görev ve sorumluluğun bilinci ile hareket etmesini bilmiştir. Yani: Yönetim, teknik kadro, özellikle oyuncular, taraftar ve medya mensupları; aynı amaca yönelik ve samimi duygularla, bir hizmet ve başarı odağında buluşmayı hedeflemişlerdi... O nedenle de başarılı olmuşlardır. Maalesef bu günler öyle değil…”

    Sohbet, sarmaş-dolaş ile sonuçlandı! Güzel de oldu…       

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Münazara…01 Temmuz 2016 Cuma 21:55
  • Reculen Koska!01 Temmuz 2016 Cuma 21:50
  • Birlikte olabilme ve moral desteği!01 Temmuz 2016 Cuma 21:45
  • YIL 1968 ve Mesut Sağlam!01 Temmuz 2016 Cuma 21:40
  • Süha Akçay ve hoca serüvenleri…01 Temmuz 2016 Cuma 21:35
  • 02 Haziran 1980 Genel Kurulu!01 Temmuz 2016 Cuma 21:30
  • FENER MAÇLARI…01 Temmuz 2016 Cuma 21:25
  • Ofsayt ve gol!01 Temmuz 2016 Cuma 21:20
  • TRABZONSPOR'DA “İLK KONGRE” VE SONRASI…01 Temmuz 2016 Cuma 21:15
  • Nitelik ve kulüp başkanlığı!01 Temmuz 2016 Cuma 21:10
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim