• BIST 107.302
  • Altın 151,442
  • Dolar 3,6681
  • Euro 4,3165

    Trabzonspor Altyapı Koordinatörü Cem Bağcı Kimdir?

    Trabzonspor Altyapı Koordinatörü Cem Bağcı Kimdir?
    27.09.2016 11:15
    Trabzonspor Altyapı Koordinatörü Cem Bağcı'dan çok özel açıklamalar.

    Trabzonspor Altyapı Koordinatörlüğüne getirilen Cem Bağcı açıklamalarda bulundu.

     Trabzonspor Altyapı Koordinatörü Cem Bağcı, kendisini, kariyerini, neden Trabzonspor’da olduğunu ve hedeflerini böyle anlattı:

    1975 yılında Trabzon’da dünyaya geldim. Çok küçük yaşta ailemle Almanya’ya gittim. Anne-babam Almanya’da gurbette yaşayan bir aileydi ve benim doğum yerim Trabzon olması için buraya geldikten sonra tekrar Almanya’ya döndüler. Büyük ablam ile benden sonraki kardeşim Almanya’da dünyaya geldi.

    Bütün eğitimimi Almanya’da tamamladım. Spor alanında eğitim almak için Karlsruhe’de Köln Üniversitesi’ne başvurmuştum çünkü Almanya’nın spor alanındaki en iyisi Köln Spor Akademisi idi. Genç iken en büyük hayalim sporcu olmaktı ve o dönemler futbol oynuyordum. Ancak 17 yaşında yavaş yavaş sakatlıklarım ortaya çıkmaya başlayınca dizimden ameliyat oldum. 22 yaşıma kadar sabredebildim. Artık futbolla ilişkim bitmiş, futbol oynayamıyordum. Üniversiteye başladığımda ilk hedefim spordan kopmama adına rehabilitasyon, bireysel alanda antrenör olmaktı.

    Futbol Almanya’da çok önemli ve çok büyük bir konu. Spor akademileri ile federasyon arasında işbirliği yapılıyor. Orada lisans yapma imkanı vardı. Artık antrenör olmak istiyordum. Rehabilitasyondan antrenörlüğe döndüm orada lisanslarımı yaptım. Benim bir avantajım vardı. Üniversiteye fizyoterapist üzerine de eğitim almıştım. O yüzden anatomi, bireysel antrenman, rehabilitasyon konularında bilgim vardı. O bilgilerim olduğu için Köln’de direkt olarak bir üniversiteye gittim ve hemen çalışmaya başladım. Çünkü bunlar bana hep bir artıydı. Bir ayağım üniversitede iken diğer tarafta çalışma hayatına da atılmıştım.

    Önce bir birinci lig basketbol takımında rehabilitasyon antrenörü olarak başladım. İlk defa basketbolla tanışmıştım. Amacım biraz tanımak ve biraz da para kazanmaktı. Bir yıl düşündüğüm bu kulüpte iki yıl görev yaptım ve kendime büyük bir çevre edindim. Bu çevrenin içinde Christoph Daum da vardı ve Fenerbahçe’de görev yapıyordu. O sıralarda da Fenerbahçe’ye bireysel rehabilitasyon antrenörü arıyordu. Daum beni davet etti. Ben de henüz 4. Dönemde okuyordum. Okulu bir dönem dondurdum ve 2004-2005’de Fenerbahçe’de görev yaptım. Orada iyi bir tecrübe edindim ve bir yıl kaldım. Fenerbahçe şampiyon olmuştu. Ben sonrasında Köln’e döndüm çünkü üniversiteyi bitirmek ve lisansları yapmam gerekiyordu.

    Antrenör lisansları benim için o dönem çok önemliydi. Çünkü Almanya’da A lisansınıalmak epey zaman istiyordu. Lisansları yaptığınızda iş tecrübenize de önem veriyorlar, o yüzden lisanstan bir başka lisansa geçiş yapmak kolay olmuyor. Bir yıl okuduktan sonra Köln’de tarihi bir kulüpten İsviçreli bir hoca bana önce yardımcı kondisyonerliği teklif etmiş ve ben de Köln’de çalışma fırsatı bulmuştum. 5 yıl orada çalıştım. İkinci ligde iki sene çalıştım ve şampiyon olduk, üçüncü senemizde de birinci ligde oynadık. Üç yılda birinci lig tecrübem olmuş oldu. Beni oraya alan hoca, işler iyi gitmeyince ayrıldı ve yerine Christoph Daum’u getirdiler. O da beni tanıdığı için kalmamı istedi. Tekrar 2.5 yıl birlikte çalıştık. Orada daha çok kondisyoner yardımcılığı yaptım. Christoph Daum tekrar Fenerbahçe’ye döndü ben anlaşmamı Köln’de devam ettirdim ve Köln’de 7 hocayla 5 yıl çalıştım.
    Köln’de çalıştığım dönemde üniversiteye de devam ediyordum. O dönem Federasyonun altyapı ile ilgili çok büyük projeleri vardı. 2000 yılında Almanya’da çok fazla genç yetenek yoktu, hatta 98’de de yoktu. 2000 yılında yavaş yavaş altyapıya önem vermeye başladılar ve çalışmalar start aldı. ‘Altyapıya Federasyon olarak ne imkan sağlayabiliriz’ diye çalışmalara başladılar. Orada görev verildi bana. 2006 yılındaki Dünya Kupası’nda üç ülkenin gözlemcisi olarak görevlendirildim. Ben o takımların analizlerini yapıp Jürgen Klinsmann’a rapor olarak hazırlayacaktım. Bunu Alman Federasyonu adına yaptım.

    Köln’de de 2006’da başlayıp 2011’de bitirdim. 2011’den sonra yine Alman Federasyonu adına genç milli takımların aday oyuncularını gözlemleyip kulüp hocalarına analiz yapıp raporlayarak veriyordum. Mevcut oyuncuların da raporlamasını aynı şekilde yapıyordum. Sonrasında Altyapı Sorumlusu olarak Kasımpaşa’ya geldim. Türkiye’den üniversite okumak için Almanya’ya gelen genç arkadaşlarla oldukça iyi diyaloglarım vardı. Onlara elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyordum. O arkadaşlardan birisi Murat Karakaş Kasımpaşa’da Scout ekibinde başlamıştı. Şu anda Trabzonspor’un Scout ekibindedir.

    Kasımpaşa yönetimi altyapıyı güçlendirmek istiyordu. Barcelona’dan da dahil olmak üzere pek çok farklı yerden bu görevi yapmak için gelip sunum yapılmıştı. Murat Hoca da beni tavsiye etmişti. Ben de gelip proje ve düşüncelerimi anlattım. Benden bir sunum istediler. Ben de onlardan 4 hafta süre istedikten sonra gelip sunumumu yaptım ve bana karar verdiler.  Tabiki her ülkenin her şehrin belli bir çalışma sistemi vardır. O yüzden yabancı hocalardan  değil benden yana karar almışlardı. Yaklaşık 1 sene görüşmeler, fikir-alışverişi oldu ve beni göreve getirdiler. 1.5 yıl görev yaptım. (Shota Hoca ile Şubat 2014’de başlayıp Ağustos 2015’de bırakmıştım) Ben orayı bıraktım çünkü maalesef A takımda işler iyi gitmediği için büyük projeler ufalmaya gitti. Benim orada bu hissim vardı. İyi bir dönemde bırakmayı tercih ettim.
     
    Almanya’ya dönüp lisanslarımla ilgili güncelleme kurslarına gittim. Boş zamanlarımı hep böyle değerlendirdim. O dönem 28 yaşında inanılmaz yetenekli bir teknik direktör olan Julian Nagelsmann’ı altyapıdan takip ediyordum. Hoffenhein çok zor bir dönemde iki tecrübeli hocadan istediği sonuçları alamayınca Julian Nagelsmann’ı antrenör olarak getirdi. Şu anda 29 yaşında olması gerekiyor. Öyle bir genç hocaya öylesine zor bir görev verilmişti ve ben de orada tanıdık antrenörlere rica ederek orada görev istedim. Antrenör olarak bilindiğim için o kapılardan girme şansım yüksekti. Nagelsmann’ı izledim ve orada staj yaptım. (Kasımpaşa öncesi Mans’ın hocasına da gitmiştim o da çok genç bir yetenekti şu anda Dortmund’un hocası. Onlar çünkü yeni bir sistem getirmeye çalışıyor ve başka bir dönemden geliyorlar.) O arada Köln Üniversitesi’nden doçentlerle, hocalarla iletişimi hiç kesmedim. Onların da bazen projeleri oluyor ve derslere girmemi istiyordu. Hatta Alman Federasyonu’nda C lisans hocalarına lisansla ilgili doçentlik yapmıştım.

    Günebakış

     

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim