• BIST 107.202
  • Altın 145,420
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312

    Trabzon'a Dair

    17.06.2017 10:01
    Vedat Uzuner / Yazar

    Vedat Uzuner / Yazar

    Bu yazıma şair, yazar dostum Nihat Malkoç’un

    Trabzon büyür gözbebeklerimde isimli şiirinden kısa bir alıntıyla başlamak istiyorum.

    Trabzon büyür gözbebeklerimde...

    Bir fetih sonrası sevinci yaşanır yüreklerde

    Gülümser ufuklar, dağılır karamsar düşünceler…

    Dalgalar döver Ganita’nın yosunlu taşlarını

    Düşlerim takılır Farozlu balıkçıların ağlarına

    Âh, ne güzeldir yağmur sonrası toprak kokuları

    Tarihin vitrinidir Ortahisar burçları…

    ***

    Trabzon’da yaşıyoruz ve şehrimizi seviyoruz.

    Bu sevgiye bağlı olarak da şehirli olmanın getirdiği bir takım sorunlara katlanıyoruz.

    Ancak ömür boyu aynı sorunlarla yaşamayı da kabullenemiyoruz, kabullenmek istemiyoruz.

    Toplu taşıma sorun olmaktan çıksın istiyoruz.

    Otopark sorunu çözülsün istiyoruz.

    Kaldırımlar kaldırım olarak kullanılsın istiyoruz.

    Maalesef çözüm niyetine atılan adımlar çözüm getirmiyor.

    Sorunlar kronikleşerek devam ediyor.

    Böyle olunca kentsel dönüşüm adına yıkılan binaların yerini açık otoparklar alıyor ama bu çalışmalar birkaç tane çok katlı, kapalı otopark yapılması ihtiyacını ortadan kaldırmıyor.

    Mevcut durumda da neredeyse her sokaktaki, her yol kenarındaki boşluğu parka dönüştürüp giriş çıkışı kontrol edecek, para alış verişini yapacak kabinlerle işi çözmeye çalışmak çok da şık durmuyor bana göre. Adını trapark koymak yaratıcı gibi görünse de aslında yaratıcı değil, yaralayıcı oluyor.

    İş yerinin önüne plastik bir tabure koyunca yolun sahibi olduğunu düşünen esnafın durumu gibi.

    Kendini bilmez bir iki sürücüye kızan herkesin çareyi hız kesici bariyer için imza toplamakta bulması gibi…

    Oysa şehirde ana arterler dışındaki yolların neredeyse tamamında doğal hız kesiciler var.

    Müteahhitlerin çamur, çukur deryasına çevirdiği yollara mı layıktır bu şehrin sakinleri?

    İletişim ve enerji firmalarının köstebek gibi deldiği yollara mahkum mudur Trabzonlular?

    Üstün(!) mühendislik bilgisiyle yerleştirilen rögar kapaklarından kaçmak zorunda mıdır hep insanlar?

    Farklı zamanlarda tamir edilen, delinen, kırılan ve bir bölümü asfalt, bir bölümü beton, bir bölümü taş, bir bölümü çukur olan kaldırımlara katlanmak zorunda mıdır?

    Büyükşehirler içerisinde toplu taşımayı Trabzon gibi yapa-amaya-n başka bir yer var mı?

    Bu kadar özel dolmuş fazla değil mi?

    Mevcut otobüsler az değil mi?

    Belli bölgelere, semtlere yok denecek kadar sefer konulması normal mi?

    Belediyeler toplu taşımacılıkta kar beklentisi içerisinde olur mu?

    Şöforler nasılsa yolcu yok düşüncesiyle son durağa kadar gitmeden seferi tamamlayabilir mi?

    Otobüslere binmek biraz daha kolaylaştırılamaz mı?

    Mevcut sistemle daha ne kadar devam edebilir bu şehir bilemiyorum.

    Şehirleri tanımak için ara sokaklarını gezmek gerektiği söylenir. Trabzon’u tanımak için ara sokaklarını gezenler ne görür, zihinlerinde ne kalır sizce?

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim