• BIST 110.932
  • Altın 174,232
  • Dolar 4,0890
  • Euro 4,9907

    Tonyalı Hacı Hasan Efendi’nin Anısına…

    13.01.2018 23:38
    Hayri YILDIZ / yazar

    Hayri YILDIZ / yazar

    Kültür birikimi ve kuşaktan kuşağa aktarılması, aynı zamanda bir bilgi birikimi ve aktarımıdır. Bilgi de kendi içerisinde üretilme ve elde edilme yöntemlerine göre farklılıklar göstermektedir. Dini bilgi, felsefi bilgi, sanat bilgisi, bilimsel bilgi ve mistik bilgi, sözü edilen türler olarak nitelendirilmektedir.

    ***

    Ancak, bilginin yalnızca kayıt edilip korunması, bilginin doğasında olan “paylaşılabilir” olma özelliğine aykırıdır. Bu nedenle, kayıtlı bilginin, çeşitli alanlarda bilgi sahibi olmak ve araştırma yapmak isteyen kimselere, belirli kurallar çerçevesinde ve ücretsiz olarak sunulması gerekmektedir. Bu işlemi kurallar çerçevesinde gerçekleştirecek olan sosyal kurumlar “kütüphaneler”dir.

    Fakat kütüphaneler, kültür tarihimiz içerisindeki rolleri bakımından pek fazla ele alınmamıştır. Oysa kütüphanelerimizin, Karahanlılar’dan Osmanlılar’a kadar Anadolu üzerinde hüküm sürmüş devletlerin “eğitim-öğretim”, “kültürel” ve “bilimsel” yaşamında yaklaşık bin yıllık geçmişleri olan sosyal kurumlar olduğu bilinmektedir.

    ***

    Bunun yanı sıra kütüphaneler, Osmanlıların da dâhil olduğu İslami eğitim-öğretim sisteminin de yakından ilgili olduğu bilimsel kurumlar içerisinde yer almaktadır. Bu eğitim-öğretim politikasının temel eğitim kurumları medreselerdir. Buradan hareketle kütüphaneleri de yukarıda belirttiğimiz gibi eğitim-öğretim kurumlarının parçası olarak ele aldığımızda Osmanlılarda da ilk kütüphanelerin bu kurumlar bünyesinde veya yakınlarında kurulmuş olması bir gerçektir.

    ***

    9.yüzyılda Galip El-Meynun, şimdilerde birer harabeye çevrilen ancak o dönemlerde doğunun iki bilim merkezi olan ve döneminde “Müslüman atomcular” yetiştiren Bağdat ve Şam’da iki büyük kütüphane kurar. İlk bilginlerinden biri matematikçi Muhammed İbn Musa el-Harezmi idi.

    Harezmî, bilim dünyasına “Al-jabr-Cebir”, kendi adından türeme “Algoritma” ve “sıfır” gibi kavramları kazandırdı. Ve matematik, bu kavramları kazandıktan sonra bilim haline geldi.

    ***

    Yine o kütüphanelerde yetişti; 14. yüzyıl düşünürü, devlet adamı, tarih ve kültür felsefesi teorisinin dünya çapında başka bir örneği olmayan ve döneminde yüksek akademik ve politik görevlerde bulunan İbni Haldun

    O kütüphanelerde yetişti; İslam toplumunun ve bilim dünyasının yetiştirdiği en büyük şahsiyetlerden biri olan Ebu Hamid el-Gazali. Ki o şahsiyet, İslam dünyasında yeni bir diriliş başlatmak üzere “İhyau ulümi’d-din-din ilimlerini diriltmek” şeklinde adlandırılabilecek ünlü eseri kaleme aldı. Gazali, gerek fıkıh, kelam ve tasavvuf gibi dini ilimlerin yanında, gerekse de mantık felsefe, eğitim ve ahlak alanlarında bıraktığı onlarca eserleri var.

    Gazzâlî’nin özellikle “Tehâfütü’l-felâsife-Felsefecilerin tutarsızlığı” adlı başyapıtı ile Yunan öğretisinin temelini oluşturan ve Platon-Aristoteles mantığına dayanan felsefi akımları, bilim tarihin arka plan koridorlarına itti.

    Ya Farabi; Bilim teorisinin beş dalını sayar ve evrensel mertebedeki (Mantık, Matematik, Fizik, Meta-Fizik ve Politika) disiplinler ile tikel-kısmi mertebedeki (Dilbilimi, Hukuk ve Teoloji) disiplinler arasındaki önemli ayrımları yapmakta bilim dünyasında bir ilktir.

    Örnekleri çoğaltmamız mümkün ve hepsi o kütüphanelerde veyahut müderris olarak medreselerde yetiştiler.

    ***

    Sonuç olarak felsefe ve bilim tarihi temellerinin atıldığı topraklar olan Anadolu’da kütüphaneler gelişen uygarlıkların desteği olmuş; tarihin pek çok alanına kanıt nitelikli kaynakların ortaya çıkmasına ortam ve olanaklar sağlamıştır.

    Osmanlı’dan Cumhuriyete geçiş sürecinde ve cumhuriyet dönemi boyunca ise kütüphaneler konusunda yerli ve yabancı uzmanlara raporlar hazırlattırılmış, örneğin; John Dewey, Hamit Zübeyr Koşay ve Helmut Ritter’in raporlarında, kütüphanecilik eğitimine ilişkin görüş ve önerilerde yeni yapılanma ve nitelikli profesyoneller yetiştirilmesi gerekliliği vurgulanmaktadır.

    Bu öneriler doğrultusunda yurtdışına kütüphanecilik öğretimi almak üzere gönderilenler ve döndükten sonra yaptıkları çalışma ve kurslar, bunun yanında başka uzmanların da verdikleri eğitici nitelikteki aktiviteler tarihsel bir düzende anlatılmaktadır.

    ***

    Ancak bu çalışmalar, 900 yılı aşkındır var olan kütüphane kültür birikiminin “orijin” raylarını başka mecraları mı döşedi acaba? Çünkü yüzyıla yakın bir zaman diliminde, bırakın bilim dünyasına başyapıtlar kazandıran şahsiyetler yetiştirmeyi ve bir ilim yuvası olma niteliğini taşımayı, yukarıda saydığımız bilim adamlarının eserleri bile bulunmaz ve okunmaz oldu bu kütüphanelerde.

    Ve adeta içi boş eski reçel kavanozlarının dizili raflarından oluşan birer mutfak salonu hüviyetine büründü, sayıları, illerimizin sayılarını geçmeyen günümüz kütüphaneleri.

    ***

    Konuyu veyahut yazıyı uzatmadan bölgemizdeki günümüz kütüphane kültürüne değinmektir esas niyetim. Trabzon'da ilk "sahaf-kitapçı" dükkânı, Tanzimat'ın ilanından, yani 1839'dan sonra Tonyalı Hacı Hasan Efendi tarafından Aktarlar Çarşısında açılmıştır.

    Geçmişten günümüze gelindiğinde gel gör ki, tek sermayesi "eğitim" ve “öğretim” olan ve bir dünya klasiği güzelliğine sahip, kelime anlamı ise “kır çiçeği” olan ilçemizde bir "Halk Kütüphanesi" bile yoktur.

    ***

    Mezar taşlarına kazınmış "vurdi vurdi, vuruldi" anomalisinden, hiç de tarım koşullarını taşımamasına, modern çiftçiliğe ya da tarıma elverişli bir yöre olmamasına rağmen zorlamalı hayvancılığı devam ettirme inadını sembolize eden "tereyağı" ile temsil edilme cabaları, o güzel ilçemizin kendi geçmişine bir köprü kurmasını ne yazık ki sağlayamamıştır.

    Ekonomi ya da iktisat biliminin olmazsa olmaz kuralıdır; “Arazisi dar ve nüfusu yoğun bölgelerde tarım ve hayvancılık olmaz.” O bölgelerin kendi doğallıklarına uygun “üretim” ve bu üretime dayalı “tüketim” kültürü ve yapıları vardır. Bu yapı, bir turizm alt yapısı mı olur, bir aile ortaklı işletmeler veyahut da her ne kadarsa var olan toprak altı zenginlikleri işleyen bir “endüstri-sınai” işletmeler mi olur? Elbette ki bu durum, ayrı bir inceleme ve araştırma konusudur. Ancak, ne yazık ki şimdiye dek bu anlamda bir çalışma ya da bir “mastır plan” bile hazırlanamamıştır.

    ***

    Öte yandan İlçemizde bir yüksekokul açılması hiç şüphesiz memnuniyet vericidir. Ancak pratik anlamda “zanaatkâr” yetiştiren meslek yüksekokulu bölümüne/bölümlerine öncelik tanınmalıydı. İlçemizin “öğretim” düzeyi Türkiye’nin genel öğretim seviyesinin üzerindedir. Ortalama, en az lise mezunu düzeyinde olup çıta, üniversite düzeyini zorlama aşamasına gelmiştir. Bu durum elbette ki sevindiricidir. Ancak ya “eğitim” düzeyi?

    En can alıcı örnek yeterli; Eski yıllara oranla kısmi bir azalma göstermesine rağmen, hala hanımını, eşini ya da kız çocuklarını üretim sürecinde kullanıp yük taşıttırıyorsa, o toplum eğitimden bahsedemez.

    ***

    Velhasıl ilçemizin ağırlıklı sorunları elbette ki ülkemizin genel sorunlarından bağımsız değildir. Ancak hiç şüphesiz hepsi değil. İlçe olarak bir “bütün” oluşturmak, oluşturulan bu bütünsel zihniyetle yerel bazda bazı sorunlarımızı çözmek, o kadar zor mu?

    Örneğin bu günden tezi yok, var olan siyasi kadroların etki alanında birleşerek, ilçenin az da olsa iktisadi alanda güçlü esnaf ya da iş adamı hüviyetinde olan şahsiyetlerle ve tüm ilçe halkının da katkılarıyla Tonya’nın, her ne kadar aşınmaya yüz tutsa da, o vakur, olgun ve kaliteli “çekirdek” yapısına layık bir adım atalım.

    Adını yaşatma pahasına "Tonyalı Hacı Hasan Efendi Halk Kütüphanesi" adı altında en azından bir kütüphane açılması en öncelikli tercihimiz olmalıdır.

    ***

    Son cümle;

    Bilgi, çalışma ve sevgi, yaşamın ana kaynaklarıdır. O halde yaşamı onlar yönetmelidir.”

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim