• BIST 106.736
  • Altın 141,158
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955

    "Tcmb’nin Banka Senedi İle İşi Olmayacak"

    "Tcmb’nin Banka Senedi İle İşi Olmayacak"
    18.05.2017 17:08
    Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) banka senedi ile hiç bir işi olmayacağını ve banka senedini araç olarak...

    Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) banka senedi ile hiç bir işi olmayacağını ve banka senedini araç olarak kullanmayacağını söyledi.

    Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli Vodafone sponsorluğunda düzenlenen CEO Club Büyüme ve İstihdam Zirvesi sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Canikli, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) banka senedi ile hiç bir işi olmayacağını ve banka senedini araç olarak kullanmayacağını belirtti.

    Banka senetlerine ilişkin soruya Canikli, "TCMB'nin banka senedi ile hiç bir işi olmayacak. Yani araç olarak kullanmayacak. Zaten TCMB kanununda bir değişiklik yapmadan, biz o sistemi regüle etmiş olsaydık bile, Merkez Bankası kanunda değişiklik yapmadan yine kullanamazdı. Ama şimdi tamamen piyasadaki hassasiyeti dikkate aldık. Onu da saygıyla karşılıyoruz. Öyle bir amaç yoktu ama piyasanın öyle bir hassasiyeti oluştu. O yüzden Merkez Bankası tamamen bu işin dışında, hiç bir şekilde orayı kullanmayacak" dedi. Bu konuda bir vazgeçme olduğuna ilişkin soruya Canikli, "Vazgeçme diyebilirsiniz. Merkez Bankasının bu yöntemi, bu aracı hiç bir şekilde kullanması söz konusu olmayacak.Çok net bir şekilde söylüyorum" ifadelerini kullandı.

    "KGF 250 MİLYAR LİRALIK BİR PAKET, O DA BİTECEK"

    Kredi Garanti Fonu (KGF) kredilerinin kalıcı hale getirilip getirilmeyeceğinin sorusuna Canikli, KGF'nin 250 milyar liralık bir paket. O bitince bitecek. Her şeyi ilan ettik. Her şey açıktır. Dolduğu anda bu proje tamamlanmış olacak. Dolayısıyla geçici, kalıcı bir şey değil. Kredi genişlemesi de özel bir durumdu. Bu KGF nedeniyle bir miktar hedeflediğimiz gibi genişledi. Bundan sonra normal trendine girecek. Olağan dışı bir dönem yaşadık. Özel bir paketti. Şimdi olağanüstü dönem bitti, her şey normale dönüyor. KGF destekli kredi nedeniyle kredi genişlemesini genel şeye sokmamak lazım. Kesinlikle özeldir. Bundan sonra normal kulvarına girecektir" şeklinde konuştu.

    "BU ŞİRKETLERİ KAYYUM SIFATIYLA YÖNETİYORUZ"

    Başbakan Yardımcısı Canikli, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesindeki şirketlere yönelik soruya ise "Baştan beri kural belli, bu şirketleri kayyum sıfatı ile yönetiyoruz. Mahkemeler bu şirketlerle ilgili, bunlar üzerinden teröre finansman desteği sağlandığı, terör örgütleri adına kara para aklandığı gerekçeleriyle yönetimine kayyum tayin ediyor. Normalde geçmişte bu tek tük uygulanan bir sistem ama Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) bağlantısı nedeniyle çok sayıda firmaya bu şekilde kayyum ataması söz konusu oldu. Bu şirketlerin yönetim sorununun gündeme geldi" dedi.

    "BU ŞİRKETLER HENÜZ DEVREYE GİRMİŞ DEĞİL"

    Şuanda ceza yargılamasının devam ettiğine ve terörün finansmanı iddiasının olduğunun altını çizen Canikli, "Sayı az olsaydı sorun yoktu. Sayı hızla artmaya başlayınca, yönetim problemleri de ortaya çıkmaya başladı. Eğer biz o şekilde bırakmış olsaydık, ekonomi üzerinde de ciddi ağırlığı olan firmalar var, bunların büyük çoğunluğu batmış olurdu. Bu tehlikeyi gördük. Hızlı hareket ettik ve TMSF'yi devreye soktuk. Çünkü mahkemelerin görevi yönetmek değil. Biz bu şirketleri mahkemenin sonuna kadar, yargılama sonuna kadar yöneteceğiz. Görevimiz o. Yani şu anda henüz bunlar devlete geçmiş değil. Yargılama devam ediyor" açıklamalarında bulundu.

    "BASİRETLİ TÜCCAR GİBİ, TİCARİ TEAMÜLLERE UYGUN ŞEKİLDE ŞİRKETLERİ YÖNETİYORUZ"

    Yargılama sonunda mahkemeler iki karar vereceğini aktaran Canikli, "Ya suçlu bulur, bu şirketler üzerinden terör örgütlerine finansman sağlandığı şeklinde bir karar verir. O zaman müsadere kararı verir, bütün şirketler devlete geçer. Devlete geçtikten sonra da satılır. Ama ne zaman? Yargılama sonunda, ya da şirketler üzerinden terör örgütlerine finansman sağlanmadığı şeklinde bir tespiti olur mahkemenin, o zaman da sahiplerine iade edilir. Yani iki ihtimal söz konusu. Bize gelen bilgilere göre bu kayyum atanan firmaların tamamı üzerinden terör örgütlerine kaynak aktarılmış gözüküyor. Dolayısıyla mahkeme de bu kanaatte olursa sonuçta bunların hepsi müsadere edilip devlete aktarılacak. Şu anda biz bunları yönetiyoruz, mahkeme sonuna kadar da yöneteceğiz. Basiretli tüccar gibi, ticari teamüllere uygun bir şekilde" ifadelerini kullandı.

    "HİÇBİR ZAMAN BU ŞİRKETLERİ SATMAK GÜNDEME GELMEDİ"

    Hiç bir zaman satma gündeme gelmediğini bildiren Canikli, "Ama ilk düzenlemelerde KHK'lara koyduk. Hangi durumlarda satıyoruz? Mali yapısı bozulmuş, içi boşaltılmış, zarar eden, faaliyetine devam etmesinde fayda umulmayan ya da bu şekilde yönetilmesi zor olan, kan kaybeden firmaları satıyoruz. Satmamız gerekir. Çünkü zarar eden bir firmayı devam ettirirseniz ne olur, zarar büyür. Devredilmeden önce FETÖ mensupları tarafından içi boşaltılmış firmalar da var. Ya da çok özel firmalar var. Bilişim alanında var, başka alanlarda var. Oranın çok özel bir şekilde yönetilmesi gerekiyor. Yani bizim o yönetimi sağlamamız mümkün değil. Ekonomi açısından da önemli. Biz yönettikçe kan kaybediyor. Onları da bir an önce, bu alanda faaliyette bulunan firmalara satmak şeklinde. Yani devamında fayda umulmayan kavramı da bunu içeriyor" diye konuştu.

    "MAĞDURLAR TARAFINDAN BEKLENTİ OLUŞTU"

    Yarım kalan inşatlar yüzünden mağdur olan ilgili özel bir çalışmalarının olup olmadığı sorusunu da yanıtlayan Canikli, Bazı firmalarda inşaatların yarım kaldı. Bu firmalara kayyum atandığında paraları yoktu. Buralarda ciddi mağduriyetler oldu. Bu anlamda ismi gündeme gelmeyen başka firmalar da var. Devraldığımız firmaların mali yapısı, durumu bu mağduriyetleri giderecek durumda değildi. Bu firmalara kayyum atandığı için mağdurlar tarafında beklenti oluştu" dedi.

    "MAĞDURİYETLERİ GİDERMEK İÇİN BİRKAÇ PROJE ÜRETTİK"

    Bu mağduriyetleri nasıl giderecekleri yönünde epey kafa yorduklarını belirten Canikli, "Bazı modeller geliştirdik. Muhtemelen çözeceğiz. Mağduriyetleri giderecek bir kaç modelimiz var. Bir kaç proje üreterek, oradan elde edeceğimiz kaynakla bunları tamamlamak şeklinde. Onlarda birkaç yarım kalmış proje var. Onlar da karlı değil aslında. Ama karlı hale getirip kaynak üretmeye çalışıyoruz. Orada özel sektör yönetiminin bütün yöntemlerini kullanıyoruz. Tabi kamuya da yük olmaması gerekiyor. Ama sanıyorum bir formül bulacağız. Halen çalışıyoruz. Takvim olarak bir şey söylemeyeyim, ama sonuç itibarıyla çözeceğiz" ifadelerini kullandı.

    "BANKA SENETLERİNİ DE BİR MİKTAR GECİKTİRECEĞİZ"

    Başbakan Yardımcısı Canikli, banka varlık senetleri ile ilgili yasal düzenlemenin ne zaman çıkabileceği ile ilgili bir soru, yasal düzenlemeye ihtiyaç olmadığını Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) düzenlemesinin yeterli olduğunu dile getirdi. Hassasiyet nedeniyle banka senetlerini de bir miktar geciktirebileceklerini aktardı. Canikli, "Hiç aklımıza bile gelmeyen bir hassasiyet oluştu. Ama önemli. 2002 öncesinde çok kötü tecrübeler var. Hassasiyet oluşunca yeni bir yanlış anlamaya meydan vermemek açısından belki onu şu anda gündeme getirmeyebiliriz. Çıksa bile, yayınlansa bile Merkez Bankası onu zaten kullanamayacak, çok net" şeklinde konuştu.

    "BURADA İSTE VARLIK FONU DEVREYE GİRECEK"

    Nokta atışı teşviklere yönelik, ilgili bakanlıkların çalışmaları olduğunu alan, ürün ve sektör çalışması yaptıklarını belirten Canikli, "Firmalara bazı ürünleri belirli fiyat seviyesinde üretmelerini söyleyeceğiz. Birçok alanda ürün olacak ama hepsinin ortak özelliği teknoloji yoğun ürünler olacak. Bu konuda Varlık Fonu da şöyle devreye girecek; bu tür alanlar genelde uzun vadeli finanse edilmesi gereken alanlar. Yani dönüşü uzun olan, bazen 5, 10, 15, hatta 20 yıl olan, dolayısıyla mevcut finansman sistemimiz bu kadar uzun vadeyi düşük maliyetle finanse edemiyor. Varlık Fonu bu tür şeylerde devreye girecek" açıklamalarında bulundu.

    "BİZİM TERCİHİMİZ TÜRKİYE, İSTANBUL"

    Uluslararası Gayrimenkul Borsasının ne zaman kurulacağı ve fiziki merkezinin nerede olacağının sorusuna Canikli, ona İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) bünyesinde karar verileceğini ama tercihlerinin her zaman Türkiye, İstanbul olduğunu dile getirdi.

    (Ali Canberk Özbuğutu - Gül Kaba/İHA)

    Kaynak: Haber Kaynağı

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • "Yüzde 5 Civarında Bir Büyümeyi Rahatlıkla Sağlayacağız"20 Temmuz 2017 Perşembe 14:13
  • Borsa İlk Yarıda Yatay20 Temmuz 2017 Perşembe 13:53
  • Kurbanlıklar Cep Yakacak20 Temmuz 2017 Perşembe 11:28
  • Borsa Güne Rekorla Başladı20 Temmuz 2017 Perşembe 10:43
  • Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi Düştü20 Temmuz 2017 Perşembe 10:43
  • Tüketici Güven Endeksi Rttı20 Temmuz 2017 Perşembe 10:18
  • Serbest Piyasada Döviz Fiyatları20 Temmuz 2017 Perşembe 09:53
  • Burhaniye Şeker Otu Üretim Merkezi Oldu19 Temmuz 2017 Çarşamba 16:23
  • Türk İhraç Ürünlerinden Memnuniyet Artıyor19 Temmuz 2017 Çarşamba 15:48
  • Borsa İlk Yarıda Rekor Kırdı19 Temmuz 2017 Çarşamba 14:13
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim