• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387

    TAKMA YELELİ ASLANLAR!

    28.06.2013 09:39
    Hasan Suiçmez / yazar

    Hasan Suiçmez / yazar

    Her devirde, her yerde ve her durumda “takma yeleli aslanlar” ile karşılaşmamız mümkün olabilir! Biz ormanlarda aslanlığa soyunup, kendisine “takma yele” takan tilkilerden bahsetmek isteriz! Bunlar konuştukları zaman, seslerinin ulaştığı bütün hayvanlar susmak ya da korkmak zorundadırlar! Söylediklerinin doğru ya da yanlış olması önemli değildir. Onlar için önemli olan söyledikleri ile susturduklarının sayısıdır. Bu sayı ne kadar yüksek olursa; yakalanan avlardan alınacak pay o oranda çok olur ve ses tonu da ona göre yüksek ve net olur. Sayıdaki azalmalar “takma yeleli aslanımızı” inanılmaz tedbirler almaya sevk eder. Hemen ormanın derinliklerine dalar, oralarda eskiden yakalayıp ihtiyaç fazlası olduğu için bir gün lazım olur diye gömdüğü avlarını çıkarıp koşarak geri döner ve kendini dinlerken azalanların karşısına çıkar ve yeni avlanmış gibi onlara şöyle bir hava atar ve tekrar gürlemeye devam eder. Takma yeleli aslanın bu yeni durumu onu seyredenlerin kafasında yeniden bir karışıklık çıkarır, “acaba” sorusunu önce kendilerine, sonra birbirlerine sormaya başlarlar! Acaba bu av gerçek mi? Acaba bu aslan gerçek mi? Acaba dinlemeye ve desteklemeye devam etsek mi?

    Karşısındakilerin şaşkınlık ve kararsızlığından yararlanmak isteyen “takma yeleli aslanımız” yeni bir hamle ile kendisine sadakatsizliğin sonunun ne olacağını seyredenlere anlatırcasına; ağzındaki avını hızlı bir şekilde havaya atar ve yere düşürmeden tekrar yakalayıp gürlemeye devam eder!

    Ormandakiler şaşkınlıkları geçip aslanda gece uykusuna çekilince toplanıp aralarında bir istişare etmeye karar verirler. İçlerinden cesaretli olan birisi söze başlar; Arkadaşlar, size söylüyorum; gecenin bu karanlığında bile, sadece bizlerden oluşan topluluğun içinde korkunuz gözlerinizden okunuyor. Nedir bu haliniz? Niçindir bu ahvaliniz! diye sorar. İçlerinden biri; orman çok geniş, bazen günlerce av arıyoruz; ama nafile, hiçbir şey bulamıyoruz! Aslanımızın gömdüğü avlarda olmasa açlıktan ölürüz! Bir diğeri; aslanımız önümüzde olmasa başka hayvanların avı olmaktan bizi kim kurtarır! Bir başkası; onun takma bile olsa yelesi yeter deyince bir anda orada bulunanların beyninde şimşekler çakar! Ne! Takma bile olsa mı? Yani aslanımızın yelesi takma kendisi de gerçekten aslan değil mi? Suskunluk ormanın derinliğinden gelen kahkahalarla bozulur. Meğer o akşam aslan rolüne girmiş takma yeleli tilki bu toplantının önceden yapılacağını öğrenip, uyumayıp onları dinliyormuş. Söylenenleri duyunca bir kahkaha atarak, zaten üzerinde eğreti duran yeleleri çıkarıp ormanın derinliklerinde kaybolur gider.

    Tilki kendisine güç verse de üzerinde taşıdığı aslan yelesinin ağırlığından, orman halkı da takma yelesi ile onları yıllarca korkutan sahte aslanın acımasız sömürüsünden kurtulmanın mutluluğu içinde yeni hayatlarına başlamak için gecenin derinliğinde güzel uykularına dalıp gitmişler. İçlerinden birisi yatmadan önce son bir kez şöyle söylenmiş:

    Vay be! Takma yeleli de olsa başımızda bir aslanımız vardı. Şimdi o da gitti, biz ne yapacağız!

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yorumlar
    Mustafa EFENDİOĞLU
    04 Temmuz 2013 Perşembe 11:16
    Başka Söze Ne Hacet
    "ne günlere kaldık ey gazi hünkar, katır defterdar oldu, eşek mühürdar..." Saygılarımla
    88.225.105.188
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim