• BIST 89.695
  • Altın 145,930
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258

    Suyun Başı

    03.09.2012 18:19
    Av.Hakan Orhan / Yazar

    Av.Hakan Orhan / Yazar

    Son günlerde devlet sırrı gibi saklanan, gün ışığına yeni çıkan PFDK Kararlarını tartışıyoruz ama asıl noktayı yakalayamıyoruz.

    Kararlarda hukuk katliamı yapıldığını, içeriğini görse de görmese de bütün Türkiye, hatta bütün dünya biliyor. 

    Kamuoyu, PFDK kararlarının neden o şekilde çıktığını da biliyor ama ses çıkar(a)mıyor. 

    Hepimizin bildiği gibi kişilerle kurumlar ayrılmış, Fenerbahçe Kulübü kayırılmıştır. Bu kayırmadan sonra, şikeden şahıslar ceza alsa bile küme düşme olmasın, şampiyonluk el değiştirmesin argümanı geliştirilmiş, PFDK üyeleri de bu görüşe uygun bir karar üretmiş, kayırmacı bir gerekçe uydurmuştur. Olay bu kadar basittir. Kararların içeriğinde ne yazdığının, kimin neresine şerh koyduğunun çok ta önemi yoktur. Trabzonspor Camiası açısından kararın sonuçları önemlidir. 

    PFDK kararları ile evrensel spor hukuku kuralları çiğnenmiş, yöneticileri şike yapan kulübe ceza verilmemiş, mağdurun hakları tarumar edilmiştir. Basit bir örnekle anlatmak gerekirse, katil adam öldürmüş, biz hangi silahla öldürüldüğünü tartışıyoruz. Silah mı önemli ölüm mü? Bu nedenle adalet arayan Trabzonspor Camiası için PFDK kararlarının içeriğinin hiçbir önemi yoktur. O kararlar bizlerce zaten tamamen yok sayılmakta, Türk Adaletinden ve uluslararası denetim organlarından medet ummaktayız.

    Asıl unutmamamız gereken, yukarıda belirttiğimiz korumacı mekanizma, affedici iradede, yani azmettirenlerdir. Başkaldırımız bu noktada yoğunlaşmalıdır.

    İşin daha ilginç yanının farkında değiliz. Benim için paçavra kadar değeri olmayan bu kararların daha da beteri var. Aynı iradenin ürünü olan, sonuçlarını bildiğimiz ama içeriğini henüz görmediğimiz, üç yıllık cezayı üç maça indiren Tahkim Kurulu kararlarından bahsediyoruz. Tahkim Kurulu olayı bir adım daha ileriye taşımış, hukuk cinayetini soykırıma dönüştürmüştür. 

    Şikenin görmezden gelindiği bu kararlara hukuki değer vermenin hiçbir anlamı yoktur. Bu kararların neresi doğru ki eğri noktasını arayalım. 

    PFDK ve Tahkim Kurulu kararları, hukuk ucubeleri, utanç belgeleri olarak tarihe geçmiştir.

    Gelelim Trabzonspor tarafına.

    Bu ülkenin başbakanı şike konusuna müdahil olmuşken, TBMM şike yasasında ağız birliği etmişken Av.Yusuf Reha Alp kararın her noktasına şerh koymamış çok mu?

    Trabzon’un bakanı, üç partiden milletvekili, belediye başkanı, sivil toplum örgütleri en mazlum taraftar kadar ses çıkartmamışken, Trabzonspor yönetimi yeterince mücadele etmemiş ya da edememiş çok mu?

    Bu ülkenin yaygın medyası pisliği görmezden gelip örtbas etmiş, şikenin faillerini boy boy ekranlara ve sayfalara taşımışken, Sadri Şener pasif kalmış çok mu?

    Trabzonspor yönetimi hukuki olarak gerekenlerin tamamını yapmıştır. Sırası geldiğinde de yapmaktadır. Bizzat şahit olduğumuz için biliyoruz. Ama aynı yönetimin hukuk dışı platformlarda aynı kararlılığı gösteremediği de açıktır. Bu durumun arka planını da iyi okuyabilmek lazım. Taş koyan, engel olan, baskı yapan, görmezden gelen unsurları iyi bilmek lazım.
    ……

    PFDK kararlarının yorumlanması son bir haftadır camiamızı tesiri altına almış, bu hararetli tartışmalar kırıcı ve üzücü seviyelere ulaşmış, düzensiz ama kararlı ordumuzun komutan ve askerleri yaralanmıştır. Ortamın daha fazla gerilmemesi ve kalıcı zararlara sebep olmaması için ilgili tüm taraflara önerim şudur;

    İlk özür dileyen en cesurdur, ilk affeden en güçlü, ilk unutan en mutlu.

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim