• BIST 107.478
  • Altın 151,228
  • Dolar 3,6615
  • Euro 4,3022

    Soytarılık

    16.03.2017 18:42
    Vedat Uzuner / Yazar

    Vedat Uzuner / Yazar

    Hollanda’yla yaşanan diplomatik krizin ardından Avrupa ülkelerinin çifte standardı, demokrasi ve insan hakları anlayışı yeniden sorgulanır oldu.

    Genellikle bu tür olaylardan sonra yaşanır böylesi tartışmalar.

    Sayın bakanlarımıza yapılan diplomatik nezaketsizlik hiçbir söylemle açıklanamayacak şekilde soytarılıktır.

    Bizim kültürel kodlarımızda misafire hürmet vardır ve gelen davetsiz olsa da eldeki imkânlarla en iyi şekilde karşılanarak uğurlanır.

    Kaldı ki bakanlarımız Hollandalı yetkililerin değil orada yaşayan soydaşlarımızın misafirleri. Türkiye toprağı olarak kabul edilen konsolosluğa kendi evlerine, bakanlık binasına gider gibi gitme hakları var.

    Zorbalıkla bunu önlemenin akılla izah edilecek bir tarafı yok.

    Olan oldu.

    Bize düşen devletimizi yönetenlerin mütekabiliyet esasına göre cevap vermeleridir.

    Bu yönde atılmış adımlar da vardır.

    Hollanda’dan bahsetmişken biraz da Bosna-Hersek’e değinelim.

    Ne ilgisi var Bosna’yla Hollanda’nın?

    Var işte!

    1992-95 yılları arasında medeni(!) Avrupa’nın orta yerinde bir savaş yaşandı.

    Can ciğer kuzu sarması, kapı komşusu, hısım, akraba olmuş insanlar birden bire kendilerini bir savaşın ortasında buldu.

    Dünya’nın en büyük ordularından biriyle elinde silah adına neredeyse hiçbir şey olmayan bir halkı savaştırdılar.

    Ve bu savaş devam ederken Thomas Jakob Peter Karremans BM barış gücünün III. Dutchbat taburunun komutanıyken Avrupa’nın o güne kadar gördüğü en büyük katliamın alt yapısını hazırladı.

    Korumasına verilmiş Bosnalı sivilleri Sırp komutan Ratko Mladiç’e kendi elleriyle teslim etti Karremans.

    Sonrasında yaşanan vahşi katliam sonrası ulaşılan ceset sayısı 8.372’dir.

    O dönem için Karremans’ın türlü bahaneleri vardı. BM az sayıda asker göndermişti ve yeterli desteği vermemişti.

    Oysa yıllar sonra yapılan yorumlar katliamın önlenebileceğine yönelikti.

    Bosna’da yaralar hala kanıyor, analar hala ağlıyor.

    Türkiye’de ağlayan bir ana da var yolu Hollanda’dan geçen evladı için.

    Bir kafede yaşadığı tartışma sonucu polis tarafından tutuklanıp nezarette kalbinin durması sonucu öldüğü söylenen Erzincanlı hemşehrimiz İhsan Gürz’ün annesi.

    Barbar yaratıklar yirmi iki yaşındaki adamı öldürüp beynini ve kalbini çıkararak yerine kâğıt parçaları tıkıyor, otopsi sonuçlarını saklıyor, davacı olan babasını tehdit ediyor, davayı takip eden avukatın diploması iptal ediliyor. AİHM’ye taşınan davanın 4 Mayıs’ta duruşması var. Sonucu da hep beraber göreceğiz, zaman gösterecek.

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yorumlar
    EMİN OCAK
    17 Mart 2017 Cuma 10:55
    10:55
    sevgili arkadaşım buradan senin sayfan aracılığıyla bu günlerde sürekli tarik yazan sözde Trabzonlu tarihçilerimize bir şey söylemek istiyorum. Trabzon'da gerçekten bir tarih kitabı okumak ve gerçek tarihi öğrenmek istiyorsanız uzun sokaktaki cadde üstündeki kitapçıları değil bazı pasajlarımızda yer altındaki o eski küflenmiş tarih kitaplarını satan kitapçıları ziyaret etsinler. Bizim gerçek tarihimiz 1923 den sonra yazılmadı. gerçekleri orda. ecdadımız orda.
    95.9.99.182
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim