• BIST 82.248
  • Altın 147,416
  • Dolar 3,7690
  • Euro 4,0357

    Soruşturmacı İdarecilik

    26.12.2014 14:37
    Vedat Uzuner / Yazar

    Vedat Uzuner / Yazar

    Bugün, ülkemizde yaşanan özgürlük ortamının yeşermesinde katkısı olan başta Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere siyasetçiden sivil toplum örgütü temsilcilerine kadar herkese teşekkür etmek istiyorum.

    Tabii istediği gibi küfredemeyen, darbe yapma, seçimle gelmiş hükümetleri devirme, devlete paralel devlet kurma hakkı elinden alınanlara da üzülmüyor değilim.

    Eğitim-Bir-Sen’in ve ardından onu takip etmeye çalışan diğer sendikaların darbe ürünü ucube kılık kıyafet yönetmeliğini yok sayan eyleminin ön açtığı sivilleşme adımı artık önünde durulamaz bir çığ halini aldı.

    Geçen hafta gerçekleşen Eğitim-Bir-Sen Türkiye buluşmasında karşılaştığım kardeşlerimin bir kısmı da kılık kıyafet yönetmeliğini yok sayma adına katıldıkları eylem gereği sakallarını uzatmışlar. Konuştuk, mevcut durumları, hiç birinin işini yapmasına engel değil. Tek dertleri ‘Mecburi’ dayatmasının sona ermesi.

    Kanunların verdiği bir hak olduğundan sendikal eylemlere karşı ceza verilemeyeceği hükmü de özgürlüklere sahip çıkma noktasında kamu çalışanlarını cesaretlendirmektedir.

    5237 sayılı TCK’nin 118. maddesinde;

    ‘(1) Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır’, hükmü yer almaktadır.

    Anlamayana kısa bir açıklama: Eyleme katılanlar değil, katılmak isteyeni engelleyenler için ceza ön görülüyor. Bu kadar açık bir ifade ortada dururken eylem kararına istinaden sakalını uzatan bazı arkadaşlara kurumlarında baskı yapıldığı, kendilerinden savunma istendiği bilgisine sahibim. Kılık kıyafet yönetmeliğine uymanın başarıya etkisi konusunda bir araştırma yapılmış mıdır acaba? Yoksa son yıllarda sayısal başarının düşük olmasının nedeni bu yönetmeliğe karşı başlatılan eylem midir?

    Ya da daha açık soralım, yerelde böyle bir soruşturmanın altına imzasını atanların başka yapacak işleri kalmamış mıdır?

    Uğur Dündar, gazetecilik yaptığı dönemlerde bizlere ‘Araştırmacı Gazetecilik’ kavramını öğretmişti. Bazı idareci dostlarımız da sağ olsunlar ‘Soruşturmacı İdarecilik’ konusunda çok mahir. Kontrolü kaybetme korkusuyla her yeniliğe, her konuşmaya, her susmaya, her itiraza soruşturma açmak moda haline geldi. Bu galiba yeni bir motivasyon anlayışı. Böylece eğitim kalitesi yükselecek, doğal olarak başarı da gelecek. Yaşasın soruşturmalar, kahrolsun özgürlükler, bireysel tercihler. Gelsin tehditkâr yazılar, zarflar, artsın başarılar…

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yorumlar
    ASİLLER ŞIMARMAZ.
    27 Aralık 2014 Cumartesi 00:50
    00:50
    Kim tutar Vedat Beyi. Atış serbest.Demokrasinin yılmaz talepçisi ve aşığı. Unutma Vedat Bey tarih insanın geleceğinin ışığıdır. Paralel düşmanı ve paralelcilere bu kadar düşmanlığınız neden? Yoksa Ankara'da yollarınız kesişmiş olmasın?
    194.54.52.52
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim