• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702

    SOMA’NIN ARDINDAN...

    11.08.2014 14:16
    Nehir Varol / Yazar

    Nehir Varol / Yazar

    Bir önceki yazımın devamı niteliğinde bir şeyler söylemek isterim. Hayatın devamı ve bu çağın gereksinimleri nedeniyle enerjiye olan ihtiyacımız tartışılmaz. Enerji üretimi, genel anlamda bir enerji kaynağından kinetik enerji üretimi ve sonrasında elektrik ve ısı elde edilmesi şeklinde tanımlanabilir.

    Enerji kaynaklarını; tüketilebilir ve yenilenebilir enerji kaynakları şeklinde sınıflandırabiliriz. Eskiden tüketilebilir yani geleneksel, kömür, doğal gaz, petrol, nükleer gibi enerji kaynaklarının kullanımı ağırlıkta iken, şimdi ülkeler yavaş yavaş alternatif, yani yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımına yönelmektedir.

    Öncelikle yenilenebilir enerji kaynağı derken neden bahsediyoruz? Yenilenebilir enerji; güneş ışığı, rüzgar, su gibi yenilenebilir ve sürdürülebilir doğal kaynakları kullanarak elde edilen enerjidir. Son yıllarda özellikle, HES (hidroelektrik santrali), RES (rüzgar elektrik santrali) ve GES (güneş enerji santrali) kavramlarını sık duyar olduk. Enerji politikalarındaki bu değişim, hem çevresel hem de direkt insan hayatı açısından olumlu bir değişimdir.

    Ülkemizde enerji politikalarının zayıflıkları, hükümetten hükümete değişen stratejiler, AR-GE çalışmalarının eksikliği vs nedenlerden dolayı, maalesef ülkemiz hala enerjide yurtdışına bağımlı durumdadır. Temel enerji kaynaklarımız kömür, petrol ve doğal gazdır. Bu kaynakların çoğu yurtdışından ithal edilmektedir. Çözüm, yerli ve yenilenebilir kaynaklardan üretilen enerjinin payını yükseltilmesidir.

    Peki pratikte durum nasıl? İlgi alanım ve bir deneyim yaşamış olmam nedeniyle güneş enerjisi santrallerinden örnek vermek isterim. Yenilenebilir enerji sektörünün gelişme potansiyeli en yüksek alanı, güneş enerjisi sektörüdür. Solar enerji pazarının önümüzdeki yıllar içinde hızlı bir şekilde büyüyecek olması tartışılmaz bir gerçektir. Özellikle gelişmiş ülkelerde GES’lere yatırım oldukça fazladır. Bunun en iyi örneği Almanya’dır. Güneşlenme günü ve kalitesi bizden çok daha az sayılacak Almanya, devasa Güneş Enerjisi Panellerinden oluşan tarlalar oluşturuyor ve çevre ülkelere enerji ithal ediyor. Bizim güneşlenme gün sayımız ortadayken henüz bir tek GES kuramamış durumdayız. Neden? Yaşadığım bir tecrübeyi anlatarak açıklamaya çalışayım. GES ile ilgili olarak teşvikler açıklandı. Öncelikli bölgeler belirlendi. Her şey çok güzel… Gelelim uygulamaya… Yatırımcı olarak arsayı alıyorsunuz, lisansız enerji üretim için başvuruyorsunuz. Ama ne mümkün, trafo kapasitesi, altyapı sorunu, kota sorunu vs. Yatırım yapmayı düşünmüş olmanızdan bile pişmanlık duyuyorsunuz. Altyapı yetersiz. Yönlendirme yetersiz. Sonuç ortada: enerjide hala yurtdışına bağımlı bir ülke…

    Sürdürülebilir enerji politikalarına acil ihtiyaç var. GES’te ve RES’te yatırımcıyı rahatlatacak teşviklere ihtiyaç var. Enerji altyapısının güçlendirilmesi, ve gerekli düzenlemelerin acilen yapılması, yenilenebilir enerji yasasının yeniden ele alınması şart. Daha fazla acının yaşanmaması, yeni SOMA’ların yaşanmaması için yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelimin hızlandırılması şart. Ve unutmamak gerekir ki; güçlü ekonomi ve tam bağımsızlık için enerjide dışa bağımlı olmamak gerekiyor. Yakın gelecekte, enerji sorununu çözmüş, dışarıya enerji ithal eden bir ülke konumuna gelmek ümidiyle…

    Bir Söz;

     “Azim paha biçilmezdir. Çok zeki olduğumdan değil, sorunlarla uğraşmaktan vazgeçmediğimden başarıyorum. “ A. Einstein

    Benden Bir Dörtlük:

    Dinliyorum yine

    Mahur gözlüm şarkısını ,

    Aklımda sen, içim hüzün dolu….

    Gecelerin en siyahı..

    Damarlarımda deli deli gezen sen..

    Sen, sevdiğim,

    Sen içimin buruk coşkusu…

    Öneri :
    CD: Leonard COHEN- Greatest Hits,

    Kitap: Kitle ve İktidar- Elias Canetti

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim