• BIST 108.434
  • Altın 151,491
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3309

    Şiirlerde Çanakkale

    18.03.2016 13:22
    Vedat Uzuner / Yazar

    Vedat Uzuner / Yazar

    Bugün Çanakkale Deniz Zaferimizin 101. yıl dönümü.

    Çoluk çocuk, genç ihtiyar, silah altında....

    Kimi cephede kimi cephe gerisinde…

    Her biri adı HÜRRİYET olan bir destanın, bir kahramanlığın ya başrol oyuncusu, ya figüranı, ya set amiri ya yönetmeni.

    Görevin küçüğü büyüğü yok.

    Herkes aynı şevk, aynı heyecana sahip.

    Tarihi kahramanlıklarla dolu bu millet sadece Çanakkale’de değil; ezelden beri yazdığı destanlarla şairlerin mısralarında, dizelerinde yer bulmuş, okunan, seslendirilen her şiirde yeniden dualar almış, yeniden peygamberin övgüsüne mazhar olmuş.

    Bu yazıda şairlerimizin dilinden kahraman şehitlerimiz anısına küçük bir buket sunmak istedim.

    Mehmet Akif Ersoy’a kulak verelim:

    Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?

    En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.

    -Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-

    Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.

    Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!

    Nerde-gösterdiği vahşetle 'bu: bir Avrupalı'

    Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,

    Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.

    Gafiller gürühuna sormak lazım şimdi

    İslamsız şehit olur mu?

    İslamsız şehit olunur mu?

    Faruk Nafiz Çamlıbel’in Çanakkale Destanı isimli şiirine bakalım:

    Yaşamaz ölümü göze almayan.

    Zafer, göz yummadan koşana gider.

    Bayrağa kanının alı çalmayan,

    Gözyaşı boşana boşana gider!

    Necmettin Halil Onan’ın ‘Bir Yolcuya’ isimli şiiri seslenir hala Çanakkale sırtlarından:

    Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın

    Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.

    Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın

    Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

    Yahya Kemal, adeta Çanakkale Zaferi’ni omuzlayan, daha bıyığı terlememiş lise çocuklarını kasteder gibi, eski yeni kahramanlara seslenerek der ki:

    Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik

    Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik

    Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle!

    Bir yaz gunu geçtik tunadan kafilelerle

    Recep Tayyip Erdoğan’ın hapse atılmasına neden olan dizelerin sahibi Ziya Gökalp şöyle seslenir:

    Elimde tüfenk, gönlümde iman,

    Dileğim iki: Din ile vatan...

    Ocağım ordu, büyüğüm Sultan,

    Sultan'a imdâd eyle Yârabbi!

    Ömrünü müzdâd eyle Yârabbi!

    Kendi ülkesini yönetenleri ihanetle suçlayan, onlar gitsin de ne olursa olsun anlayışına sahip güruh bu satırları okusa ne düşünür acaba?

    Son olarak da bayrak şairimiz Arif Nihat Asya’ya kulak verelim:

    Şehitler tepesi boş değil,

    Biri var bekliyor.

    Ve bir göğüs, nefes almak için;

    Rüzgar bekliyor.

    Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye;

    Yattığı toprak belli,

    Tuttuğu bayrak belli,

    Kim demiş meçhul asker diye?

    Bu toprakları bize vatan kılan şehitlerimize selam olsun, ruhları şad olsun.

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim