• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387

    Seçim Sistemleri

    06.04.2011 08:34
    Hayri YILDIZ / yazar

    Hayri YILDIZ / yazar

    ' İstikrar ve Adalet'     

    Seçim olgusu, yönetilenlerin yönetenleri belirlenmesi ile sonuçlanan “hukuksal ve işlemler bütünü” olarak tanımlanmaktadır.

          Bu acıdan halkın egemenliğini doğrudan değil de seçtiği temsilciler aracılığıyla kullandığı temsili demokrasi uygulamaları günümüzdeki modern demokratik sistemlerin başlıca özelliğidir.

          Bu itibarla, burada değinilmesi gereken ve bu yazının amacını oluşturan temel sorun, bu seçim şeklinin nasıl olacağı, seçim sisteminin uygulanacak topluma en uygun en verimli olacak şekilde nasıl uyarlanacağıdır.

          Değişik bir ifade ile, “seçim sistemi” vatandaşların oylarının temsilcilerin sandalyelerine çevrilme mekanizmasıdır.

          Demokratik yöntemlerin uygulanması için hayati derecede önem taşıyan seçimler, ortaya çıkardıkları iktidar yapılarıyla, halkın tercihini yansıtma oranlarıyla bütünlük taşıyan ve bu nedenle üzerinde önemle durulması gereken konu, seçimlerin yol açacağı

    sistemlerin daha “adil “ ve daha “etkin ve istikrarlı”  olması ise hangi seçim sisteminin uygulanacağına karar vermekten geçer.

         Bu bağlamda seçim sistemlerinin sağladığı iki tür fayda önem arz etmektedir.

         Yönetimde İSTİKRAR,

         Temsilde ADALET.

         Ülkemizde ve diğer demokratik ülkelerde uygulanan seçim sistemleri üç başlık altında sıralayabiliriz.

        - Çoğunluk esasına dayanan seçim sistemleri

        -Nispi temsil sistemi

        -Karma sistemler. 

        Türkiye’de özellikle son elli yıldır “nispi temsil (barajlı-d’Hondt) sistemi uygulanmış, ancak zaman içinde mahsurları görülmüş ve istikrarlı yönetimler oluşamamıştır.

        Şöyle ki;

       -Mecliste birden çok partinin temsili sağlanmakla beraber tek partinin iktidara gelme şansı çok azdır.

       -Genellikle koalisyon hükümetlerinin kurulması ile “yönetimde istikrar” ilkesinin sağlanması oldukça zor olması sonucunda istikrarsız  yönetimler meydana getirmiştir.

       -Seçmenler ile milletvekilleri arasında zayıf bir bağın oluşmasına sebep olmuştur.

         Öncelikle bir gerçeği ifade etmekte yarar var.

         Dünyada kusursuz ve sakıncalı yönleri olmayan bir seçim sistemi yoktur.

         Ancak, en az kusurlu ve en demokratik seçim sistemi olarak kabul edilen “çoğunluk esasına dayanan seçim sistemleri” olduğu, uygulanan demokratik ülkelerde sağlanan, istikrarlı, etkin, tutarlı ve adalet ilkelerinin verimliliğinden anlaşılmaktadır.

         Çoğunluk esasına dayanan seçim sistemleri, adından da anlaşılacağı üzere, bir seçim bölgesinde seçilecek adaylardan en çok oyu alan adayın seçilmesidir.

         Bu sistemin uygulamasında farklı yöntemler vardır.

         Tek turlu ve iki turlu çoğunluk sistemi olarak ayrılan bu yöntemlerden en faydalı ve ülkemizde uygulanması önerilen en demokratik seçim yöntemi olarak kabul edilen “iki turlu ve dar bölge sistemi” üzerinde duracağız.

         Bu seçim sisteminde seçimler, iki turlu olarak gerçekleşir.

         Ülke, seçilecek milletvekili sayısı kadar eşit nüfus bölgesine bölünür.

         Genellikle bir adayın seçileceği bu seçim bölgelerinde, ilk tur yapılan seçimlerde %50 oy oranını aşan adaylar seçilir. Eğer bu oranı yakalayan aday olmazsa, ilk turda belirli oy oranını aşan adaylar arasında ikinci tur seçimler yapılır ve çoğunluğu sağlayan aday seçilir.

         Bu seçim sisteminin uygulandığı bazı ülkelerde, ilk turda hiçbir aday oyların yarısını alamazsa, aday sayısı azaltılarak ikinci tura geçilir ve bu turda belli bir yüzde hesabı konulur. Örneğin Fransa’da oyların %15 ini alamayan adaylar ikinci turda çekilir.

         Yine bu sistemde önemli bir özellik daha var. O da, seçime giren partiler isterlerse birinci turda birden çok aday göstermeleri yoluna gidebilirler ve bu sayede ön seçimi halka yaptırmış olurlar.

         Böylelikle seçmenler ile seçilen milletvekilleri arasında doğrudan bir ilişki kurulmuş olur ve nispi temsil olarak adlandırılan geniş bölge yönteminin getirdiği muğlaklık da önlenmiş olur.

         “Hangisi benim milletvekilim.” gibi sorular ortadan kalkar.

          Seçmen, bir tek milletvekili tanır, milletvekili de seçmenini tanır.

          Bu yöntem sayesinde seçilen milletvekilleri daha güçlü ve bağımsız olur ve meclisin de tam bağımsız oluşmasını sağlar.

          Bu sistemin önemli avantajlarını belirtelim.

         - Genellikle büyük partilerin seçilmesini sağladığından “yönetimde istikrar” ilkesinin uygulanmasına zemin hazırlar.

         - Özellikle dar bölge seçim sisteminde adaylarla seçmenlerin bire bir ilişkisini sağlayarak doğru seçimler yapılmasını olanaklı kılar.

         - Güçlü bir muhalefet oluşmasını sağlar.

          Yalnız bu seçim sisteminin mahsurlu görülen ve haklı olarak eleştirilen yanı, ilk turda çoğunluğu sağlayamayan ve ikinci tura giremeyen küçük partilerin parlamentoda temsil edilememeleri sorunudur.

         Bu sorunu da nispi temsilin faydalı yönünden telafi etmek mümkün.

         İşte burada devreye önemli bir tamamlayıcı  unsur olarak öngörülen “Türkiye Milletvekilliği” uygulaması girer ve bu  sayede, belli oranda oy almasına rağmen partisinin parlamentoda temsil edilmediğini gören halkta sisteme karşı oluşan güvensizliği önler.

        Bir örnekle açıklamaya çalışalım;

        450 Milletvekili iki turda dar bölgeye göre seçilsin. 100 Milletvekili ise ilk turda alınan oya göre Türkiye listesinden nispi temsile göre dağıtılsın. Baraja bile gerek kalmadan %1 oy alan partinin seçmeni dahi parlamentoda bir milletvekili ile temsil edilmiş olur.

       Böylece çoğunluk sistemi ile sadece büyük partilerin mecliste temsili sağlandığından ve bunun sonucu çoğunluğu sağlayamayan küçük partilerin oy oranı ne olursa olsun %1 oranında dahi temsil edilebilme şanslarına sahip olmuş olurlar. Böylelikle  boşa giden oy sayısı  önlenmiş olur ve bu sayede Temsilde ADALET” ilkesi sağlanmış olur.

        Ve sonunda, çoğunluk partileri tarafından  parlamentoda etkin ve  “ İSTİKRARl”lı bir hükümet kurulabilme şansı doğar.

        Son yıllarda değişim sancıları çeken ülkemizde, 12 Haziran günü yapılacak olan genel seçimlerin, temennimiz odur ki, mevcut seçim sistemiyle yapılan son seçim olur.

        İyi seçimler.

       Not: (Barajlı-d”Hondt sstemi), Belçika”lı hukukçu ve matematikçi Victor d”Hondt tarafından 1878 de tasarlanmış bir seçim sistemi olup, halen Türkiye de dahil 26 ülkede uygulanmaktadır.

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim