• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955

    SAMİMİYETTEN UZAK BİR “DÜNYA”

    19.01.2015 11:49
    Kenan Kuru / köşe yazarı

    Kenan Kuru / köşe yazarı

    Her millet kendi tarihi ve kültürü için önemli bulduğu olayları anma yılı ilan etmektedir. 10 Aralık günü de Dünya İnsan Hakları günü diye kabul edilmektedir. Bu gün dünyada ki insan hakları ihlallerinin mevzuat değişliğinde veya ortaya koyduğu istatistik çalışmalarının yerine getirileceğini düşünmek yeterli olmakla değerlendirilmektedir. Hâlbuki uygulamalar bahane edilerek çıkarılan olaylara bakıldığında insan hakları kutlayıcılarının samimiyetten uzak oldukları görülmektedir.

    İnsan hakları ihlallerinin ötesinde Doğu Türkistan’da uygulanan vahşeti görmezden gelme yaklaşımından vazgeçmeyen dünya insan hakları savunucularının insan olmak sorumluluğuna nereden baktıklarını hatırlatmak gerçeği ortadadır.

    Doğu Türkistan, geçen 10 Aralık’ta dahi her gün Çin zulmünün ahında zorluklarla ve çaresizlik içinde insan ötesi uygulamalarla karşı karşıya olduğu görülmektedir. Özellikle Müslüman dünyasına, Türk dünyasına samimi olmayan yaptırımlarla dünyanın daha iyi bir hayat ve insanlık hakkını görebilen bir amacı asla mümkün olamamaktadır.

    Materyalist yaklaşımlarla kendileri gibi düşünmeyen Türkmenlere, Çin’in öfkesi ve aşağılamasına maruz kalınması sonucu William Blum’un ABD’nin amacına yönelik tespitine haklılık kazandırmaktadır. Dolayısıyla demokrasi ve insan hakları teraneleriyle hedeflenenler daha iyi anlaşılabilmektedir.

    Fransa; ülkesinde iç politika kaygılarıyla dünyayı duyarlılığa çağırarak köşeye sıkıştıracağını zannetmektedir. Ortaya koyduğu tavırlarıyla dün Türk dünyasını karşısına almaktan tereddüt etmeyen bu ülke Türk diplomatlarına karşı geçmişte yaptığı saldırılara karşı hiçbir tedbir almayarak görmezden gelmiştir. Hatta bu vahşeti makul gösterecek davranışlara girecek kadar sinsi davrandığı bilinmemekte midir?

    İnsan haklarından dem vuranlara tarihiyle yüzleşmek isterlerse Bayan MİTTERRAND’ın Türkiye’nin güneydoğusundaki anlayışına neden tepki duyulmamıştır? Fransa’nın nüfusunun % 10’u Müslümandır. Hapishanelerinde % 60’tan fazla Müslüman var ise insan haklarına saygıda Fransa’nın gerçek yüzünden neden bahsedilmemektedir?

    Ortadoğu’da, Balkanlarda, Çin’de, Türkmenlere ve inanç değerlerine uygulanan vahşeti dünya neden görmez, yoksa Fransa’nın 11 Eylül’ü mü gündemde yerini alacaktır?

    Müslüman ülkelerin yöneticileri maalesef bütünlüğü sağlayacak uygulamaların uzağındadır.

    Demokrasi insan hakları ve daha çok özgürlük safsatalarıyla dünyanın önüne gelinirken köhneleşmiş alışkanlıkların değişmesi neden mümkün olamamaktadır?

     

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim