• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385

    SALİH ABİ

    SALİH ABİ
    26.08.2016 19:47
    Tabipler odası başkanı Doktor Ahmet Rıza Güner Medya TRABZON'da ki bu haftaki yazısında yaşadığı gerçek hayat hikayesinden bir kesit kaleme aldı.


    Yıl 1991, Doğubayazıt Devlet Hastanesi acili. Günlerden cumartesi. Acilde yeni göreve başlamışım.…
    Hastane dışından acile giriliyor ve bir kapı ile de doktor odasına geçiliyor. Yani acil 20 metrekarelik iki odadan oluşuyor. Cumartesi olduğu için sağlık ocağı kapalı. Ve o yüzden acilde iğne atsan yere düşmüyor. 
    -doktor bey çocuğun ateşi var!
    -iğnemi neden vurmuyorsunuz!
    -serum taktığınız hastaya ne olacak?
    -doktor bey adli raporu ne zaman düzenleyeceksiniz?
    Bir taraftan hasta bakılırken bir taraftan da sesler geliyor kulağıma. En acil olandan başlıyoruz bakmaya, sıra bu yüzden karışıyor bazen.
    Acil olanın sıra umurunda değil zaten, o can derdinde. Acil olmayanın zaten önemli bir şeyi olmadığı için, en çok konuşan ve sızlanan onlar.
    Derken bir gümmmmm sesi ve bir sessizlik. Ardından bir tısssssss sesi. Kulakları neredeyse sağır edecek şekilde. Alan kapalı olduğu için ses daha şiddetli geliyor kulağa. Herkes bir yana kaçışıyor. Sedyede olan çocuğunu bırakıp kapıya doğru kaçan anne, hatırlayıp geri dönüyor ve çocuğunu alıyor. Biraz önce bağıran ve acilim diye ortalığı geren hastalar en önce kaçanlar!
    Ben oksijen tüpüne biri çarpmıştır ve düşmüştür, ağzı da açılmıştır diye rahat rahat doktor odasından enjeksiyon odasına doğru yöneliyorum. Hemşire hanım bana doğru bakıyor tedirgin bir şekilde. Ses bir taraftan kesintisiz devam ediyor tıssssssss diye. 
    Oksijen tüpü ayakta duruyor. Ben de oksijen tüpüne yönelip ağzını kapatmaya uğraşıyorum. Ama oksijen tüpünün ağzı kapalı. Ve o andan itibaren benim de ayaklarım titremeye başlıyor. Acil benim sorumluluğumda ve kaçmam da imkansız. Kaçsam kim gelecek sorunu çözmeye?

    Nöbet yerleri vatan toprağı gibidir. Bırakamazsın. Her şeyin sorumluluğu üzerindedir. Bütün personelin sıkıntıları dahil can güvenlikleri de sana emanettir sanki. En son sen terk edebilirsin batan gemi gibi.
    Ve bir yaşam kadar uzun gelen 40-45 saniyeden sonra yerdeki oksijen tüpünü görebildim. Eğildim ve ağzını kapatınca ses durdu. Oysa önce güm sesi gelmişti, yani oksijen tüpü yerde olmalıydı. Hiç heyecan yapmayan ya da öyle zanneden ben, ayaktaki oksijen tüpüne yönelmiştim. Oysa oksijen tüpü yere düştükten sonra ayağa kalkamazdı ya!
    Velhasıl ses kesilmişti ama çömeldiğim yerden de kalkamıyordum. Hala zangır zangır titriyordum. Bir süre sonra kalkıp arkama dönünce hizmetlimiz Salih abiyi gördüm. Sadece o kalmıştı enjeksiyon odasında. 
    Nöbetin ilerleyen saatlerinde yine aynı hastalar gelmeye başladı, ama ‘’acilim’’ sesleri kesilmişti. Ben de ‘’nerede aciller’’ dememiştim!
    Sonra aklıma geldi. Herkes gitmişti , sadece Salih abi kalmıştı arkamda. 
    -‘’Salih abi, herkes kaçtı, sen neden kaçmadın’’ dedim.
    -‘’Sen kalınca, önemli bir şey yok herhalde dedim. Çok sakin görünüyordun doktorum’’ dedi.
    Oralıydı Salih abi. Şimdi yaşıyor mu bilmem, Allah ömrünü uzun etsin. Ama kanımca beni bırakamamıştı. O oralıydı ya, önce o kaçmamalıydı. 
    O saf ve temiz bir Doğubayazıtlı idi. O Anadolu’nun temizliğini ve mertliğini temsil ediyordu. O ve onun gibiler sırtını Ağrı Dağı gibi bana yaslayabilirsin diyordu. 
    Okuryazardı ancak, eve getirecek ekmeği yoktu belki. Ama o anda , o 45 saniyede sadece O vardı. Salih abi gibilerin bu dünyada olduğunu bilmek, en zor anında yanında olacağını bilmek önemli.
    Eğer yanınızda Salih abi gibi çalışma arkadaşlarınız varsa , onlara sıkıca sarılın.

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim