• BIST 107.041
  • Altın 143,530
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526

    Sahil Yolu, Ceza Dolu

    01.09.2016 23:35
    Vedat Uzuner / Yazar

    Vedat Uzuner / Yazar

    Bir süre önce yazdığım bu yazıyı Balkan ülkelerine yaptığımız bir gezi nedeniyle ancak paylaşabiliyorum. 

    Son zamanlarda yaşanan şehir hastanesi tartışmasına burnumu sokmak istedim. 

    Trabzon, kamu yatırımlarını çekme konusunda takdire şayan çabalar sarf ediyor. Bu çabalar büyük oranda da karşılık buluyor.  

    Trabzon’u farklı kılan, belli doğal güzellikleriyle cennete benzeten coğrafyası yatırımlar için arsa üretilmesini zorlaştırırken yatırım maliyetlerini de yükseltiyor. Bu zorlukları aşmak için bulduğumuz en kestirme yol deniz dolgusu. Umarım günün birinde deniz ‘benden aldığınızı geri verin’ diye mızıkçılık yapmaz.  

    Akyazı stadı için yapılan deniz dolgusu üzerinde şehir hastanesi yapılması tartışmaları da diğerleri gibi siyasi körlükle yapılmakta. Bana sorarsanız siyaseti miyaseti işin içine hiç katmadan hastane, okul, yol, stadyum ne yapılırsa yapılsın, derim.   

    Sorun, yaptığımız yatırımın hizmet yerine hezimet üretmesinde.  

    Kaşüstü’nde yapılan hastaneye ulaşım zaman zaman işkenceye dönüşüyor. Sabah ve akşam saatlerinde trafikte büyük tıkanmalar yaşanıyor. Hastane çevresinde devam eden inşaatlar, yetersiz ve mühendislik rezaleti yolun olduğundan çok daha uzun gibi algılanmasına neden oluyor. 

    Akyazı stadyumu kırk bin kişi kapasiteli olacak. Kaç araçlık otoparkı olacağı bilgisine sahip değilim. Altı yüz yataklı olarak planlanan hastanenin bin yatak kapasitesiyle yapılmasına karar verilmiş. Bin yataklı bir hasteanede çalışacak personel sayısı kaç olur?  

    Trabzon’u ve etrafındaki şehirleri Anadolu’ya bağlayan bir yol üzerinde büyük bir insan kalabalığı oluşturacak devasa bir hastane ve modern bir stadyum yapılıyor.  

    Her ikisinden çıkarak yola girmeye çalışan araçların oluşturacağı trafik hastanede yatanları, oraya ulaşmaya çalışan ambulansları, çalışanları nasıl etkileyecek? 

    Adının önüne büyük yazmakla Trabzon büyükşehir olabilecek mi? 

    Büyükşehir olmak için büyük düşünmenin gerekliliği kaçınılmaz. 

    Trabzon için en büyük gereklilik şehri güneye açmaktır. Bu gerekliliği düşünen ve dile getirenlerin sayısı dikkate alınacak çoğunluktadır. 

    Sadece tanjant ve çevresine hapsedilmiş bir şehir büyükşehir olamaz. 

    Daha önce de yazdım, okunmamıştır diye bir daha yazıyorum. 

    Trabzonun kuzeyinden güneyine geniş yollar açılması olmazsa olmaz bir zorunluluktur. 

    Bu yolların maliyeti son zamanlarda bir çalışma yapılmayan Kanuni bulvarı kadar yüksek de olmaz. 

    Bu geniş yollar yine bir zorunluluk olan güney çevre yoluyla birleştirilmeli, şehirlerarası ulaşım da buradan sağlanmalıdır. 

    Sahil şeridinde bir bir hizmete giren güney çevre yolları karadeniz sahil yolunun planlanmasında yapılan hesap hatalarını da ortaya çıkarmaktadır. 

    Bu yüzden Ordu’dan geçmek vatandaşımız için işkence haline gelmektedir. 

    Büyükşehir Belediyesi’nin keyfi hız sınırı uygulaması insanların canını fazlasıyla yakmakta, İçişleri Bakanlığı da bu duruma seyirci kalmaya devam etmektedir, yazık.  

    Sanki Ordu’da başka bir alternatif varmış gibi davranılması kabul edilebilir bir durum değilidir.  

     

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim