• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083

    Sağlıklı Demokrasi Nasıl Olmalıdır

    05.06.2016 09:10
    Ömer Arslan / Yazar

    Ömer Arslan / Yazar

    Yasama, yürütme ve yargı demokratik sistemin ana kolonlarıdır. Sistemin sağlıklı işleyebilmesi için bu unsurların, hiçbir odağın, hiçbir zümrenin, hiçbir kişinin etkisi altında kalmadan birbirlerini denetleyebilmelidir.

    Hele yargı ise kimseye bağlı olmadan, yani kararları verirken din, dil, ırk ve cinsiyet ayırmadan hakkaniyetle verilen kararlardır. Eğer bu kararlar ihmal edilip, siyasilerin istediği gibi yürürse bu rejim demokratik olmaktan çıkar. Teokratik, krallık, padişahlık veya emirliklerle idare edilen Ülke haline gelir. Haklıyı, haksızı ayırt etmek mümkün olmadığı gibi diktatörlerin isteği dışına çıkılmaz. Baştaki nasıl karar çıkmasını isterse, mahkemeden o yönde karar çıkar. Bizde de zaman zaman yaşanan mahkeme kararların da olduğu gibi. Hükumet yanlısı kararlar vermek artık olağan hale geldi. Nasıl ki günde 7-8 şehit vermemiz halk nezdinde sıradan hadise oldu   ise gerisini siz düşünün.

     Türk milleti! Geçmişi kolay unutmaz, daha düne kadar çözüm süreci, PKK’nın bitirileceği ve silah bırakacağı söylenmesi ile başlatıldı. Habur’da çadır mahkemeleri kuruldu, hukuk zorlanarak Türkiye Cumhuriyetinin temellerine dinamit konuldu. Sayın Malkoç bu olayları hiç görmeyerek tek gözle bakmış ve sadece “Cumhurbaşkanı Devletin ve Milletin başıdır” her ferdi ile görüşüp diyerek şimdiye kadar AKP’nin devlet üzerinde kurmuş olduğu hukuk tanımamazlığı arka plana itmeye çalışmış.

    Sayın Malkoç, Türk Halkı Cumhurbaşkanının hangi insanla görüşüp görüşmediğinin peşinde değildir. Sadece öğrenmek istediği hukukun ayaklar altına alınmasıdır. Yargı mensupları Rize’ye ve Türkiye’nin her yerine Cumhurbaşkanı ile gidebilirler. Ama emir ve talimatla geçmişte yaşanmış,Habur rezaleti, yolsuzlukla itham edilen bakanları, hukuk çiğnenerek parmaklarla suçsuz bulunması, hükumete dokunacak kararlar yargı tarafından alınınca, baskı ve yıldırma politikaları ile yapanlar ya paralelci ya da sürgün damgasını yemişler. Unutulmamalı ki; yargı tüm Dünyada aşağı yukarı tek bağımsız kurumlardır. Bunların yanında da din adamlarımız bağımsızdır. Bu bağımsızlıkları rahmetli Atatürk'e borçluyuz.

    Ama ülkemiz ve Arap aleminde yargı hep üstünlerin yanında yer almış, alt tabaka ezilmiş ve günlerce eziyet çekmiştir. Yargı din ve T:S:K sürekli siyasete alet edilmiş yıpratılmaya başlanmış.

    Halkımız şunu iyi bilmektedirler, yargıyı ve dini kendi çıkarları için kullananlar er geç bunun hesabını vereceklerdir. Bu ya sandıkta ya da ahirette olacaktır.

    Bakın yargının ve din adamlarının bağımsızlığının en önemli mihenk noktaları ise kaftanlarının veya cübbelerinin önünde düğme yoktur. Bu onlara mahsus bir olaydır. Ama biz zaman zaman, çıkarlarımıza dokunuldukça Üzerlerindeki cübbelere düğme takıp ilikliyor ve çıkarlarımız doğrultusunca kullanıyoruz.

    İşte Sayın Malkoç bizler halk olarak bunlara karşıyız, yok yoksa yargıçlar ve din adamları, kiminle nere, nasıl gitmiş bunun peşinde değiliz. Sizde lütfen olayları çarpıtarak halka duyurmayın.  

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim