• BIST 97.830
  • Altın 143,803
  • Dolar 3,5641
  • Euro 3,9961

    Platini de kim oluyormuş(!)

    08.03.2012 10:35
    Özden Ayvaz / Yazar

    Özden Ayvaz / Yazar

    Trabzonspor yönetiminin destek verdiği Yıldırım Demirören, TFF’nin yeni başkanı seçildi. İlk işi, kameralar karşısında pot kırmak oldu. “Gerekirse onu yaparız, gerekirse şunu yaparız, gerekirse bir süre Avrupa’ya gitmeyiz” diye! Koskoca Beşiktaş camiasının başkanlığını bırakıp TFF başkanlığına şevk ile soyunmanın arkasında başka beklentiler olsa gerek! Bu beklentiler bizi ilgilendirmez. Bizi ilgilendiren husus, adaletin idari ve adli anlamda çabucak yerini bulması olmalıdır. Çünkü, hak yiyen taraf olmak insanlığın bir gram ileri gitmemesi demektir. “Ben sadece kupamı istiyorum” söylemleri ise, bana komik gelmeye başladı. Öncelikle “Hak ve hukuk ne ise onun yerine getirilmesini istiyorum” demek, camiaların olumlu yönlendirilmesi bakımından çok daha önemlidir.

    Yıldırım Demirören’i bir önceki TFF başkanı Mehmet Ali Aydınlar’dan ayıran tek fark, üzerinde taşıdığı formanın renkleri olacaktır. Sayın Aydınlar, nasıl Fenerbahçesi uğruna hızlı bir karar vermekte zorlandıysa ve sonunda istifa ettiyse, sayın Demiören’in de yapacağı işler en fazla bir önceki yönetimin yapacağı kadar olacaktır. UEFA kriterleri apaçık ortadadır. Yunanistan’a ve İsviçre’ye başka, Türkiye’ye başka uygulamada bulunması söz konusu değildir. Yani, yeni TFF başkanının herkesi memnun etmesi demek, Orta Çağ’da hiristiyan din adamlarının herkese cenneti vaad etmesinden farksızdır. Burada önemli olan husus, yazılı kuralların herkese eşit bir şekilde uygulanmasıdır. Çok acı da olsa!

    “Platini’de kim oluyor, bize nasıl karışır?” diyenlerin desteklediği TFF başkanı Demiören, her nedense ilk yurtdışı gezisini UEFA’nın merkezi İsviçre’ye yaptı.  Platini ile görüştü. Bakalım nasıl bir yol haritası belirlenecek. Her ne kadar tanışma görüşmesi dendiyse de, lafın arasında Türkiye’deki şike konusu da 30-40 saniye geçmiştir diye düşünüyorum! Bekleyeceğiz!

    Yeni TFF kurullarına, yakından tanımasam da iyi bildiğim Taylan Üner ve Yusuf Reha Alp gibi iki ismin girmesi, Bordo-Mavili camianın her anlamda lehine olmuştur. Diğer isimler hakkında, bu anlamda pek fikrim yok. Lakin dik dur(a)mayan bir yönetim imajı çizen Trabzonspor, ömrünün uzun olmadığına inandığım yeni TFF’de hiç bulunmasaydı da, davasında dimdik durmaya devam mı etseydi diye düşünüyorum bazı bazı.  Gerçekten daha mı iyi olurdu? Kesinlikle daha iyi olurdu. İşte bu renklere gönül verenlerin şu sıralar kafasındaki en büyük muamma da bu! Fenerbahçe’nin sizi ve hemen hemen herkesi düşman bellediği bir dönemde, onlarla aynı oluşumda bulunmak ne kadar doğru bir iştir, tartışılır. İnsanlar size sormaz mı “bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” diye! Bunun bedeli “istenilen kupa” dahi olsa!

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yorumlar
    ahmet
    08 Mart 2012 Perşembe 11:05
    Süperrrr
    Harika bir yazı...tebrikler sayın Ayvaz... hem Yıldırım Demirören'e hemde yönetim ve başkanımıza süper göndermeler ve atıflar var.. gazetecilik bu olsa gerek..!
    78.191.182.179
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim