• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936

    Pekşen. Bozdağ'dan kamuoyu adına cevap bekliyor

    Pekşen. Bozdağ'dan kamuoyu adına cevap bekliyor
    26.08.2016 20:18
    CHP Trabzon Milletvekili Av. Haluk Pekşen, kamuoyunda oluşan kaygıları, sorunları ve tespitlerini TBMM gündemine getirerek, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a yönelik cevaplanması istemiyle soru önergesi verdi.

    CHP Trabzon Milletvekili Av. Haluk Pekşen, Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PYD) yönelik halen yürütülen soruşturmaya ilişkin kamuoyunda oluşan kaygıları, sorunları ve tespitlerini TBMM gündemine getirerek, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a yönelik cevaplanması istemiyle soru önergesi verdi.

    Pekşen, aynı sorun ve kaygıları Hakim ve Savcılar Yüksek Kuruluna ileterek, HSYK’nın bu soruşturmaları ciddi anlamda disipline edecek hukuk ilkelerinden sapmasını engelleyecek özen içerisinde olmasının beklenildiğini belirtti.

    Pekşen, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:

    Soruşturmayı yürüten savcıların bu konuda çok deneyimli olması ve maddi gerçeği ortaya çıkarmak üzere delil araması en önemli husustur. Soruşturmayı yürütmek yerine, soruşturmadan hukuki delillendirme yerine sonuç çıkarma hevesi içerisinde olunması halinde ise yapılacak olan bütün uygulamalar soruşturulanlar için lehe delil karatma niteliği taşıyacaktır. Buna ilişkin kaygılarımız her geçen gün artıyor. Çünkü maddi gerçeği delillendirmektense, tam tersine kamuoyunda bir takım algıları yönlendirmek için medyatik şovları ortaya koymaya yönelik bir sürecin tuzağına düşüldüğünü görmek üzereyiz.

    Geçmişten bugüne kadar özellikle İstanbul Adliyesinde yürütülen soruşturmalarda soruşturmaların maddi gerçeği bulmaya yönelik olmaktan öte medyatik şovlara çokça yer verdiği ve iktidar muhalefet ilişkilerinde denge sağlamaya yönelik olduğunu çokça yaşanmış acı gerçeklerdir. Halen bu itibarla devam eden soruşturmalarda da soruşturmacıların muhalefet, medya, sermaye ve sivil toplum gibi farklılıklara “ayar vermek” gibi bir yönteme başvurdukları endişesi oluşmaktadır.

    Özellikle suç örgütü soruşturması yapılırken, şüphelilerin çocuklarını hangi okullarda okuttukları, hangi dershanelere gönderdikleri, hangi okullarda eğitim aldıkları sorusu yöneltildiğinde kamuoyunda ortaya çıkan birçok bilgi, bu soruların muhataplarının bir kısmının soruşturan, bir kısmının şüpheli konumunda olduğu gibi dikkat çekici durum ortaya koymaktadır. Nitekim soruşturmayı yürüten bir kısım savcılarında bu sorulara muhatap olması durumunda soruşturulanlarla benzer tercihler yaptığı anlaşılmaktadır.

    Aynı savcılar bu soruşturmayı yürütürken bir yandan FETÖ suç örgütünü tespit etmek, delillendirmek, ceza adaletine sevk etmek üzere şüphelileri sorgularken yöneltilen sorularında soruşturma usulü ilkeleriyle uyarlı olması büyük önem taşımaktadır.

    Böyle bir durumda soruşturmada temel gerçek ceza adaleti sisteminde olması gereken maddi gerçeği bulmak ve hukuka uygun olarak sağlanması gereken delilleri ortaya koyabilecek bir durum olması gerekirken burada tam tersine doğrudan amaca uygun sorular ve delillendirmeler ortaya konulmaktadır.

    Şimdi öyle bir noktaya gelindi ki özellikle İstanbul da yürütülmekte olan FETÖ soruşturması üzerinde susturulmak istenen muhalif medyanın, bazı sermaye gruplarının, ilgisiz sivil toplum örgütlerinin de bir şekilde bu paçal yapının içerisine baskılanmak üzere isimlerinin geçirilme çabasında içinde olunduğu anlaşılıyor. Doğal olarak böylesi bir durumda gerçek ciddi anlamda karalanmış olacaktır. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması değil, tam tersine maddi gerçeğin örselenmesi, kamufle edilmesi sağlanmış olacaktır. Soruşturmalarda temel amaç ceza adalet sistemi açısından maddi gerçeği ortaya çıkarmaktır, iktidarın ya da birilerinin ceza adaleti sistemini güç olarak kullanması değildir. Hele hele muhaliflere ayar vermek hiç değildir. Bu yola tevessül etmiş olan Cumhuriyet savcıları varsa ivedilikle soruşturmadan el çektirilmesi büyük önem arz etmektedir. Bu amaca hizmet eden her hangi bir savcının bu görevde kalması elbette büyük bir tehlike arz eder. Bu ilerde yapılacak olan yargılamaları da son derece büyük bir riske sürükleyecektir. Kamuoyunun bu yargılamalardan beklentilerini de karşılıksız bırakacaktır. Böylesi bir durumda hukuk adına sürdürülebilir bir durum değildir.

    Şimdi Türkiye’nin bugün içerisinde bulunduğu ağır koşullarda iktidar, muhalefet, sivil toplum örgütleri, kamu bürokrasisi, medyası ve iş dünyası ile birlikte herkesin bir an önce maddi gerçeğin ortaya çıkarılacağı bir iddianamenin hazırlanmasını beklemektedir. Ama iddianamenin sayfa sayısından, iddianame içerisinde medyatik şovlara kadar yer verilmesi toplumdaki kuşkuları ciddi anlamda artıracaktır. Bu da örgütlü suçun kamuflajına destek sağlayacaktır. Onun için burada uyarıyoruz: Sayın savcılar maddi gerçeği ortaya çıkarmakla meşgul olsunlar, muhalefet yapmak, muhalefeti susturmak veya iktidarda bulunanlara yaranmak, iktidarın eline güçlü bir sopa vermek yargının ve Cumhuriyet savcılarının görevi değildir. Buna ilişkin durumdan vazife çıkaran savcılar için de bu görevin artık sürdürülmesi mümkün değildir. Bu konuyu dikkatli takip edeceğiz. Bundan böyle bu konuya ilişkin hassasiyetlerimiz en üst düzeyde ilgimizi oluşturacaktır. Biz FETÖ suç örgütünün hiçbir hukuki kamuflajdan yararlanmadan tüm maddi gerçekle birlikte yargılanması istiyoruz. FETÖ suç örgütünü yargılayacağım diye FETÖ örgütüyle birlikte masum insanları da aynı torbanın içerisine koymak tam tersine FETÖ örgütüne kamuoyunda algı desteği sağlamaktır ki bu da baştan beri uyardığımız büyük bir hukuki hatadır. Hukuk sürecinin, ceza adalet sürecinin sapması hatasıdır ki bu da baştan beri uyardığımız ve bu hataya düşürülmesi halinde soruşturmanın selametini tehlikeye düşürecek gerçek suçluların cezalandırılmasını önleyecek ve mağduriyet algısını artıracak vahim bir duruma sebebiyet verebilir.

    Bu itibarla soruşturma sürecinin ceza adaleti sisteminden sapması asla kabul edilemeyecek ve göze alınamayacak bir tehlikeyi de beraberinde taşımaktadır. Bütün bu hata, yanılma, eksiklik ve tehlikeler karşısında soruşturmayı yürüten herkesin ceza adaleti sistemine sıkı sıkıya bağlılığı büyük önem arz etmektedir. Bu hususu dikkatle takip edeceğiz.

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim