• BIST 89.931
  • Altın 145,423
  • Dolar 3,5968
  • Euro 3,9078

    Ombudsman (1)

    02.02.2011 14:55
    Hayri YILDIZ / yazar

    Hayri YILDIZ / yazar

    12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandumda halkın çoğunluğuyla kabul edilen anayasa paketinin bir maddesi de ombudsman(kamu denetmenliği) sisteminin  kurulması ile ilgiliydi. Öğrendiğimize göre bu  günlerde konu ile ilgili akademisyen ve uzmanların katılımıyla  hazırlık çalışmalarına başlanılmış bulunulmaktadır. . Umarız bu çalışmalar kısa süre içinde sona erer ve ülkemizde son yıllarda büyük güçlüklerle ve tüm engellemelere rağmen kurulmaya çalışılan   demokratik sistem içinde yerini alır.  

           Ombudsman kelimesi İsveç kökenli olup “vekil” ya da “temsilci” anlamına gelmektedir. 1809 yılında İsveç’te anayasa ile kurulmuş bir denetim sistemi olarak ilk kez modern anlamda kamu yönetiminde kullanılmıştır. . Daha sonra diğer İskandinav ülkelerine,  buradan da tüm dünyaya yayılmıştır. Günümüzde ombudsman sisteminin uygulandığı ülke sayısı 100” e ulaşmış bulunmaktadır.  Uygulandığı ülkelerin farklı yapılarına uygun kelimelerle ifade edilmektedir.

           Örneğin; Hollanda”da “ulusal ombudsman(nationale ombudsman), Fransa’da “arabulucu” (le mediateur), Kanada’da “vatandaş koruyucusu” (protecteur du citoyen), İspanya’da “halk savunucusu” (defencer del pueblo), Avusturya”da ve Romanya’da “halkın avukatı” (volksanwaltschaft-avocatul popurului), Portekiz’de “adalet temsilcisi” (provedor de justiça). İngiltere’de “yönetim için parlamento komiseri”(parliamentary comissioner for administration), Polonya’da “sivil haklar savunucusu”(defenceur des droits civigjes), İtalya’da “sivil savunuçu”(difensore çivico) gibi…

           Ombudsman kurumu  insan hak ve özgürlüklerin garanti altına alınması  ve korunması acısından oldukça önem kazanmaktadır. Yüzyıllar alan bir süreç içinde gerçekleşen bu kazanımların korunması ve kollanması için kent ve devletlerin kurulması, kişilerin kendilerini daha güvende hissetmeleri, hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyladır. Bu özelliği ile devlet verdiği hizmet yönünden vatandaşları memnun ederse, kamu yönetimi acısından memnuniyet verici sonuçlar elde edilir. Şayet tam tersi durumunda, yani, vatandaş kamu kurumlarının hizmetlerinden memnun kalmazsa, devlet kurumlarının insan hak ve özgürlüklerini kısıtladığını ya da hiçe saydığını fark ederlerse ve devlet; İngiliz filozof Thomas Hobbes’ un deyimiyle bir “leviathan” (insanları yutan bir canavar)’a dönüşmüşse, bunun sonucu hak ve özgürlükler karşısında en büyük engel halini almışsa, bu durumdaki memnuniyetsizliklerini de  değişik şekilde yansıtırlar ve kurumlardan şikayetçi olurlar. Pek tabiidir ki bu  tür şikayetlerin yasal bir zemine oturtulması ve hukuksal bir nitelik taşımaları gerekmektedir. Bu süreçte oluşan anayasal denetim ve kontrol  kurumları marifetiyle güçler ayrılığı ve devlet gücünün sınırlandırılması ve denetlenmesi durumunda devletin bu olası olumsuz yönü engellenmiş olur.

            Bu itibarla, ülkemizde kamu kurumlarının faaliyetleri yargısal, yönetsel ve siyasal yollarla denetlenerek bu kurumların insan hak ve özgürlüklerini engelleyici özellikleri ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır.

           Ancak, varolan ve halen kullanılmakta olan denetim yöntemleriyle  kamuya hizmet götürmekle mükellef olan devlet, yine hizmet götürenler tarafından denetlenmek suretiyle kamu kurumlarının denetimi yapılmaktadır. Değişik bir ifadeyle devlet, kendi bünyesinde görevli kamu personeli marifetiyle denetim görevini yerine getirmektedir. Normal koşullarda bu tür denetimlerden verim alınabilir. Ancak yukarıda kısaca değindiğimiz gibi eğer vatandaş-lar kamu kurumlarının hizmetinden memnun kalmazlarsa ve kurumların insan hak ve özgürlüklerini ihlal ettiği durumlarda yani devlet bir “leviathan”a dönüşmüşse vatandaşın şikayeti ne derece dikkate alınır. Üstelik bu kurumlar, bu tür ihlallerin ve  olumsuzlukların oluşmaması için yetkili ve sorumlu kişilerden kurulmuşsa.  

             İşte bu durumlarda devlet kurumları ile vatandaşlar arasında  bir “arabulucuya gereksinim vardır. Bu kişi de ombudsmandır. Bu özelliği ile bazı yorumcular-düşünürler ombudsman’ı “gözü-kulağı halkın üzerinde olan insan” diye tanımlarlar.

            Ortaya çıkışı ve tarihsel gelişimi hakkında kısa bilgi verecek olursak,kimi kaynaklar ombudsman’ın temellerini Çin’deki Han Hanedanlığı (İ:Ö.206-İ:S.220) sırasında var olan “Yuan Kontrol Kurumu), Roma’daki “Halk Tribünleri”, 17.yy’da Amerikan kolonilerindeki Censors”yapılanmaları ile bağlantı kurarlar.  Ama en ilginç kaynak olarak kabul edilen  Victor PİCKL’in 1987 de yayımlanan “İslamic Roots of Ombudsman Systems-Ombudsman Sisteminin İslami Kökleri” adlı incelemesinde, Hz.Muhammet’in vefatından sonra ikinci halife Hz.Ömer’in (634-644) döneminde kurulan ve  bütün vatandaşların başvurabileceği, şikayetlerini bildirebilecekleri bir idari-denetim kurumuna işaret etmektedir. Genel ahlak ve kamu düzenini koruma ile ilgili kurum anlamına gelen “ Hisbe-i Muhtesib kurumu”. Ve en son Osmanlı döneminde, devlet yönetimine ilişkin dilek ve şikayetleri incelemekle görevli Hakimler Hakimi “ Kadı el Kudat”.

             İşte, modern anlamda ombudsman kurumunun oluşumunda, konu ile ilgili araştırma, inceleme ve eserlerden edinilen bilgilere göre  Kadı el Kudat’a dikkat çekildiği görülür., 1709 yılında İsveç Kralı XII. Karl (Demirbaş Şarl), Ruslara karşı yaptığı savaşta yenilmesi üzerine sığındığı Osmanlı Devletinde uzun süre kaldıktan sonra ülkesine döndüğünde Osmanlı’da gördüğü bu uygulamayı ülkesinde “Hopste Ombudsmannen-supreme Procurator” olarak adını koyduğu ve kamu görevlilerinin görevlerini yaparken kanunlara uygun hareket edip etmediklerini denetlemek üzere bir kişiyi yüksek vekil olarak atamak suretiyle  bir kamu denetim sistemi kurar. Daha sonra bu kurum 1809 yılında aynı ülkede bir  anayasal kurum haline getirilmiş olup, günümüze kadar devam etmektedir.

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim