• BIST 82.270
  • Altın 147,180
  • Dolar 3,7763
  • Euro 4,0329

    OHAL Nedir?

    02.10.2016 13:47
    Ömer Arslan / Yazar

    Ömer Arslan / Yazar

    Olağanüstü haller, devletin, hukuk ve kamu düzeninin bozulması olağan konumlarla düzeltilememesi sonucu, bir ülkenin olağanüstü bir tehdit veya tehlike karşısında başvurduğu yöntemlerdir. Olağanüstü hal 1982 Anayasasının 119 ilâ 122’nci maddelerinde düzenlenmiştir. Anayasa “olağanüstü hal” ve “sıkıyönetim” olmak üzere iki tür olağan üstü hal öngörülmüştür. Olağanüstü hal belli sebeplerle ilân olunan, geçici olarak vatandaşların her türlü temel hak ve hürriyetlerinin kısmen veya tamamen durdurulmasına veya vatandaşlar için para, mal varlıklarına el konulmasıdır. Çalıştığı kurumlardan bir emirle çıkarılması veya kovulmasıdır. Olağanüstü hal kararını ilan etmenin amacı, belli sebepler yüzünden bozulmuş olan kamu düzeninin yeniden sağlanmasıdır. Anayasaya göre bu sebepler iki grupta toplanmıştır: Madde 119’da belirtilen sebepler : Tabiî afet, tehlikeli salgın hastalıklar veya ağır ekonomik bunalım halleri.

    Madde 120’de belirtilen sebepler : Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması halleri. Olağanüstü hal altı ayı geçmemek üzere ilan edilebilir. Ancak mevcut sebeplerin devam etmesi halinde Bakanlar Kurulu her defasında dört ayı geçmemek üzere, olağanüstü hal süresinin uzatılmasını Türkiye Büyük Millet Meclisinden isteyebilir. Olağanüstü halin ilân edilmesiyle bir nevi sıkıyönetim yürürlüğe girer. Olağanüstü hal ilân edilmesinin ana hatlarıyla üç hukuki sonucu vardır: (1) Temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir. (2) Vatandaşlar için para, mal ve çalışma yükümlülükleri getirilebilir. (3) Olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi çıkarılabilir.

    Özellikle şunu belirtmekte fayda var. Anayasanın 121. Maddesinde belirtildiği üzere “Olağanüstü hal süresince, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, kanun hükmünde kararnameler (KHK) çıkarabilir. OHAL’e gerekçe oluşturan konularla sınırlı olabilecek bu KHK’lar Anayasa Mahkemesi’ne taşınamazlar.

    OHAL Kanunu’nun 27. maddesine göre, bölge valisi, Sokağa çıkmayı sınırlamak veya yasaklamak, belli yerlerde veya belli saatlerde kişilerin dolaşmalarını ve toplanmalarını, araçların seyirlerini yasaklamak.

    Ohal Bölge valisi ile ilgili komutan kolluk güçleriyle askerin ortak çalışmasına zemin hazırlar.

    Vali, tedbirlere aykırı hareket edenleri, emirleri dinlemeyenleri, istekleri yerine getirmeyenleri, sahte kimlik bildirenleri 1 aydan 6 aya kadar cezalandırabilir.

    Bu kanunla verilen yetkilerle ilgili açılan davalarda yürütmenin durdurulması kararı verilemez. Sıkıyönetim ise Olağanüstü Hal’den önemli farkları ihtiva etmektedir. Anayasanın 122.maddesine göre sıkıyönetim;

    a) Anayasanın tanıdığı hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelen ve olağanüstü hal ilânını gerektiren hallerden daha vahim şiddet hareketlerinin yaygınlaşması,

    b) Savaş hali veya savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi,

    c) Ayaklanma olması,

    d) Vatan veya Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışmanın,

    e) Ülkenin ve milletin bölünmezliğini içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin yaygınlaşması durumlarında uygulanabilecek bir olağanüstü yönetim biçimidir.

    Ohal ile

    . Konutları ve her türlü binaları, işyerlerini, müesseseleri ve bunlara ait müştemilatı aramak,

    • Kişilerin üzerlerini aratma, Her türlü araçlarla yapılan yayım ve haberleşmeye sansür koymak,

    • Belli kişilerin sıkıyönetim bölgesi içine girmelerini veya yerleşmelerini yasaklama, bazı kişileri sıkıyönetim bölgesi dışına çıkarma,

    • Toplantı ve gösteri yürüyüşlerini yasaklayabilmektir.

    Fransa gibi AB üyesi ülkelerde de uygulamasına şahit olduğumuz OHAL hukukun evrensel ilkelerine aykırı olmayacak şekilde kullanılırsa, vatandaşımızın endişe etmesini gerektirecek bir durum oluşturmayacağını belirtmek isterim. OHAL süreci yönetilirken vatandaşlarımızın huzur ve refahının artmasına, ekonomik kalkınma planlarının sekteye uğramamasına dikkat edilmelidir.

    Tüm işlemler yapılırken asla haksız işlemler yapılmamalı. Aileler düşünülmelidir. İspiyonculukla vatandaşlar görevlerinden alınmamalıdır. 

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim