21°C / 23°C


Bu yöntemlerden biri de Trabzon özelinde, yerel gazetelere “Röportaj” niteliğinde haberler yaptırmak. Tamamen tek yanlı haberlerle yerel gazeteler de okurlarına bir anlamda haberde karşıt görüş de yer alması ilkesi ile bilgilendirmek gerekliliğini unutuyor.
Bu tür haberlerden biri de bugün TAKA Gazetesinde yer aldı.
Taka Gazetesi’de bazı bilim insanları ile Telekoninikasyon Kurulunun yetkililerinin açıklamalarına dayandırılarak yapılan tam sayfa haber haberciliğin karşıt görüşü de okura verilmesi ilkesi ile çelişiyor.
İşte Taka Gazetesi’nin o haberi..

Ancak, Baz istasyonlarının zararları olduğunu açıklayan bilim insanları da var. Bunlardan biri ülkenin en ünlü üniversitesi Boğaziçin’de görevli Prof Dr. Selim Şeker.
Selim Şeker baz istasyonlarının yaşam alanlarında kurulmaması gerektiğini belirten bir bilim insanı. Ve Şeker’in bu anlamda açıklamaları ne yazık ki yüksek miktarda GSM operatörlerinden reklam alan gazetelerde yer almıyor. Bu anlamda yerel gazete TAKA’da da Selim Şeker’in açıklamalarının yer almaması dikkat çekici.
TAKA’nın baz zararsız diyen bilim insanlarına tam sayfa yer ayırırken, baz zararlı diyen bilim insanlarını görmemesini de okurlarının vicdanlarına havale ederken, biz baz zararlı diyen Selim Şeker’in açıklamalarını okurlarımıza duyuruyoruz

İŞTE SELİM ŞEKER’İN
BAZLA İLGİLİ UYARILARI..
Boğaziçi Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Şeker, baz istasyonu sayısının artmasını GSM operatörleri arasındaki rekabetten kaynaklandığını belirtiyor ve şunları söylüyor: “Son dönemde hızla artan baz istasyonu kirliliği, gerek insan sağlığı gerekse çevre açısından büyük tehlikeler arz ediyor. Aynı yerde baz istasyonu kurmaya gerekçe olarak abone sayısının artması gösteriliyor. Oysa ki abone sayısı ne kadar artarsa artsın, var olan istasyonlarla bunu karşılayabilirler. İlla yeni baz istasyonu kurmaya gerek yok. Baz istasyonlarının gücünü arttırarak bunu halledebilirler. Aslında tüm bunlar firmalar arası rekabetten kaynaklanıyor. Çünkü hangi firma daha çok baz istasyonu kurarsa, müşteri çekmekte avantajlı duruma gelecektir. Olayı böyle düşünmek gerekir.”
KUŞ TÜRLERİ BİLE YAŞAMIYOR
Baz istasyonlarının insana olduğu kadar çevreye, doğal yaşama etkisi oldukça fazla. İnsan sağlığını ciddi tehdit eden baz istasyonlarının yaydığı elektromanyetik alana maruz kalan birçok bitki, bu tehlikeliye karşı savunmasız kalıyor. Örneğin, buğday yetişmiyor. Elektromanyetik alanlardan etkilen birçok kuş türü ve arılar baz istasyonları çevresinde yaşayamıyor. Yaşam alanlarına kurulan baz istasyonları doğadaki canlılara aralıksız radyasyon veriyor. Bu da doğal bağışıklık sistemlerinin zayıflamasına, sağlıklarının bozulmasına, üreme problemlerine sebep olmaktadır. Baz istasyonlarının çevresinde yaşayan hayvan popülasyonun azalmasının ve bitkilerin sağlığının bozulmasının olası bir sebebi, mikrodalga ve radyo frekanslı radyasyon kirliliğidir. Baz istasyonlarından yayılan elektromanyetik alanlar doğadaki doğal elektromanyetik alanlara da etki ediyor. Bunun neticesinde doğal manyetik alanları yön bulmak, göç etmek gibi çeşitli şekillerde kullanan hayvanların dengesi bozuluyor. Radyasyon nedeniyle yok olan arı kolonileri, yolunu şaşıran kuşlar birçok kez haber olmuştu. Arılar, yerin manyetik alanını ve günlük değişimlerini kullanarak, bulundukları konumu tespit eder ve birbirileriyle haberleşirler. Cep telefonu vericileri gibi haberleşme frekansları, yüksek gerilim hatları, radar vericileri, cep telefonu dalgaları, radyo ve televizyon dalgaları yaydıkları “yapay” elektromanyetik dalgalarla bu hassas dengeyi bozuyor. Mobil telefon antenlerinin ana huzmesi ağaçların ve çalıların üzerine geldiğinde yüzeylerin kuruduğu, soluk ve sağlıksız göründükleri, büyümelerinin azaldığı ve hastalıklara yakalandığı bilimsel bir gerçek.
YAŞAM ALANLARINA KURULMAMALI
Toplumun her alanında karşımıza çıkan sorun bu. Ürünün iyi yönü veya faydaları anlatılırken zararlı etkilerinden bahsedilmiyor. Baz istasyonları okul, hastane gibi çocukların, yaşlıların ve hastaların çok bulunduğu alanlarda kurulmaması gerekir. Yerleşim bölgelerinden uzakta kurulması gereken baz istasyonları artık çok yakınımızda. 3G teknolojisi ile veri alışverişinin daha hızlı olması gerektiğinden daha çok baz istasyonu kurulması ile radyasyonun zararlı etkilerine daha çok maruz kalacağız. GSM operatörleri ticari kaygıları nedeni ile sağlığa zararlı olan yönlerini görmezden gelip inkâr ediyor.
İNSAN SAĞLIĞINA ZARARLI
Baz istasyonlarının insan sağlığına etkisi uzun süredir tartışılıyor. Telekomünikasyon Kurumu’ndan yapılan açıklamalar yeterli olmadığı gibi kamuoyunun yanlış yönlendirildiği iddiaları da hız kazanıyor. Ülkemizdeki GSM şirketlerinin, rekabette öne geçebilmek amacıyla haberleşme kalitesini yükseltebilmek için baz istasyonu sayısını gittikçe arttırmaları, çeşitli bilim çevrelerince çok tehlikeli görülüyor. İzmir Barosu Kent ve Çevre Komisyonu tarafından hazırlanan Cep Telefonu Baz İstasyonları Raporu’nda da belirtildiği gibi alanlarında uzman birçok kişi haberleşme kalitesinin yükselmesinin, elektromanyetik kirliliğe yol açtığını söylüyor.
Baz istasyonlarının zararlı etkilerinin en aza indirmek için düzenli ve sınırlı sayıda baz istasyonu kurulması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Şeker, yeteri kadar istasyon bulunduğunu ve artık yeni baz istasyonları kurulmamasını vurguluyor. Cep telefonlarının uzun kullanılması sonucu beyin kanserine neden olduğu tartışmalarına ise Şeker, “Cep telefonları kısa vadede kanser yapmaz. 10 sene ve üzeri kullanan kişilerde kanser riski çok yüksek” diyerek, cep telefonlarının insan sağlığına etkisinin uzun vadede ortaya çıkacağına dikkat çekiyor. Şeker, şöyle devam ediyor: “Siz cep telefonunu 10 seneden az kullanıyorsanız, bir etki söz konusu olmaz. Ancak uzun vadede kullandığınız da etkileri muhakkak ortaya çıkar. Bunu ben söylemiyorum, tıp söylüyor. Bizim amacımız milleti korkutmak değil, bizler bu konuda vatandaşlarımızı bilinçli kullanmaya teşvik ediyoruz. Tüm üniversitelerin, kamuoyunun ve basının isteği, daha iyi daha çağdaş bir yaşam şekli. Avrupa standartlarında bir şey istiyoruz. AB’ye girmek istememizin sebebi de Avrupa standartlarında bir hayat yaşayabilmek.”
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz. İzinsiz ve kaynakgösterilemeden yayınlanamaz.
Görsel Tasarım: Capitol Medya - Yazılım: CM Bilişim












