• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671

    Neden Dinlemeliyiz?

    14.11.2015 09:51
    Vedat Uzuner / Yazar

    Vedat Uzuner / Yazar

    YGS, LYS, TEOG, vb. değişik kısaltmalarla ifade edilen onlarca sınav okul hayatıyla birlikte karşımıza çıkıyor.

    Aslında inancımızda başlı başına en önemli sınav olan hayatta nasıl başarılı olacağız, değerlendirme aşamasında heybemizden neler dökülecek?

    Merak konusu olan bu.

    Hepimiz iyi çocuklarımız, sağlıklı, başarılı çocuklarımız olsun isteriz.

    İstisnalar dışında neredeyse bütün ebeveynler çocuk sahibi olabilir.

    İstisnalar dışında neredeyse her ebeveyn sağlıklı çocuklara sahip olabilir.

    Zaten sağlıklı çocuklara sahip olamayan anne babalar için de artık en büyük sınav çocuklarıyla oluyor.

    Doğuştan farklı bir engelle yaratılan çocuklar anne babaları için gerçekten en büyük dünya imtihanıdır.

    Allah bu durumdaki ebeveynlere hem sabır hem de kolaylık versin.

    Günlük hayatta kullandığımız ‘yaşamayan bilmez’ sözü vardır.

    Allah kimseyi bilmek için yaşamaya mecbur bırakmasın.

    Belki yetişkinler olarak en büyük engelimiz, çok kolay yolla bulaşan dinlememe ya da saygı duymama hastalığı.

    Biliyorum çokları böyle bir hastalıktan habersiz olduğunu söyleyecek.

    Eğitimi ‘tekrar ya da yaşantılar yoluyla bireylerde meydana gelen ‘istendik’ davranış değişikliği’ olarak tanımlıyoruz.

    Nerede veriliyor eğitim?

    Okullarda.

    Acaba sadece okullarda mı eğitim veriliyor?

    Bir öğrenci gün içinde altı saat okulda bulunuyorsa günün geri kalan dörtte üçünü nerede geçiriyor?

    Davranışları ya da başarısı için neden sadece okullarını sorguluyoruz çocukların?

    Hayatın kendisi bir okulsa eğer, neden okul dışında alınan eğitim, başarı ya da başarısızlıktan sorumlu olmuyor?

    Çocuklarımızın dinleme becerisinin gelişmemiş olmasında gününün dörtte üçünü geçirdiği okul dışı yaşantısının sorumluluğu var mıdır?

    Dinlemesini bilmeyen bir çocuk aynı zamanda saygı da mı duymamalıdır?

    Okula geliyor olmak peşinen dinlemeyi kabul etmiş olmak anlamına gelmeli midir?

    Çocuğu dersi dinlemeyen bir velinin evinde de dinlemeyle ilgili sorunlar yaşanıyor olabilir mi?

    Anlamıyor olmak dinlememek için haklı bir gerekçe olabilir mi?

    Sınavlarda elde edilecek başarının düşük oluşu ile dinlemeyi bilmemek arasında bir ilişki var mıdır?

    Dinlemek ve okumak arasında bir bağ kurulabilir mi?

    Dinlemek öz saygı ile ilişkili midir?

    Yetişkin insanlar neden birbirini dinlemez?

    Neden severek gittiğimiz bir konferansın olur olmaz bir yerinde telefonla ya da yanımızdakiyle konuşma ihtiyacı hissederiz?

    Neden camide hutbe okunurken konuşuruz?

    Neden mesleki gelişimimize katkısı olacak bir toplantı ya da seminerde konuşma gereği duyarız?

    Neden Kur’an okunurken dinlemeyiz?

    Neden önyargılarımızdan arınarak dinlemeyi beceremeyiz?

    Neden biz dinlemediğimiz halde çocuklarımızdan dinlemelerini bekleriz?

    Davranışlarımızla örnek olmak yerine yapmadığımız işleri çocuklarımızın yapmasını neden isteriz?

    Sorular artırılabilir.

    Ancak günümüzde okul başarısını en çok etkileyen faktörlerden biri çocuklarımızın dinleme konusundaki başarısızlıklarıdır.

    Başarılı bir dinleme derslerde ve sınavlarda başarıyı getirecektir?

    Kendini dinletmeyi becerebilme ne kadar maharet istiyorsa etkin dinleme de aynı ölçüde bir maharettir.

    Neden iki kulağımız olduğu halde tek bir ağzımız var, düşündünüz mü?

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim