• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515

    NEDEN ACABA?

    21.07.2014 12:40
    Hasan Suiçmez / yazar

    Hasan Suiçmez / yazar

    Dünyanın ve ülkemizin gündemini “Gazze katliamları” oluşturuyor. Yürek ağlatan görüntüler, yaşlı, çocuk ve sivil demeden yapılan kıtaller, karşılıklı kin ve nefret söylemleri, saman ateşi gibi başlayıp sönen kınama eylemleri ve sonuç; yüzlerce ölüm, sönen hayatlar, yıkılan ve yakılan bir vatan Filistin.

    Antisemitist olmaya gerek kalmadan insan olan herkesin asla kabul etmeyeceği ve medeni dünyanın suskunluğunun da en az bu katliamlar kadar sorgulanması gerçeğinden hareket ederek bir öz eleştiri yapmamız önemlidir. Ancak herkesin günlük politik beklentilerine ve heyecanlarına uygun olmayacak hiçbir fikir ve düşüncenin de ülkemiz insanı nezdinde bir değeri olmayacağı gerçeği ile de karşı karşıya olduğumuzu görüyorum. Ama biz yine de belki bir ipucu elde edebiliriz diye fikrimizi paylaşmak isteriz.

    Dünyanın en üstün silah, sanayi ve teknolojisine sahip olan bir İsrail ile karşı karşıyayız. Ayrıca dünyanın etkili bütün devletlerinin bu alçak katliamlarına rağmen her zaman desteğini alabilen politik gücüne de sahip bir İsrail’den bahsediyoruz. Karşı tarafta ise el yapımı roketlerle ve günlük ihtiyaçların karşılanmasında kullanılan ilkel tünellerdeki sığınaklarla var olmaya çalışan bir Gazze var. Ünlü Osmanlı paşası Cemal paşanın 4.ordusunun yiğitlerinin de “kutsal ideallerimiz” için canını verip toprağında yattığı Gazze! Bu can pazarında zaman zaman bazı anlatımlarda duyduğumuz “işte onlarda bizim ordumuza şunu yapmışlardı, İngilizlerle işbirliği yaparak bizi oralardan kovmuşlardı gibi gereksiz ve de tarihin sorgulayacağı, acılarımızı daha da arttıracak açıklamalara ihtiyacı olan bir millet değiliz. Hatta Doğu Türkistan da, Karabağ’da, Telaferde, Musul ve Kerkük gibi dünyanın birçok bölgesinde soydaşlarımıza yapılan insanlık dışı muamelelere karşı beklenen refleksleri gösteremememiz ile bu gelişmeyi karşılaştırmamız ve oradan acısı olan insanlara rağmen kendimize bir haklılık payı çıkarmamız; ne tarihimize, ne millet olgunluğumuza ve ne de insanlıkla bağdaşmaz. Biz Müslüman Türk milletiyiz, Allah ve Peygamber dostu bir milletiz. Bu dostluğun bir bedeli vardır elbet! İşte bu millet bu dostluğun bedelini Doğu Türkistan’dan Karabağ’a, Musul’dan Bosna’ya kadar; tabiri caizse Adriyatik’ten Çin seddine kadar ödeyecektir ve ödemektedir. Hatta kıyamete kadar da ödemeye devam edecektir. Bundan rahatsız olmayıp, aksine şeref duymalıyız bu biline!

    Gelelim asıl meseleye. Benim aklımın almadığı en önemli şey şudur. Acaba bu son gelişmelere bahane oluşturan üç İsrailli çocuğun öldürülmesi ve menzili sapanla atılan taşlardan çok fazla olmayan roketlerin fırlatılması eylemini yapan insanların gerçek amacı nedir? Acaba diyorum MOSSAD El Kassam Tugaylarının derinliğine sızarak; kendisi için bir tehlike oluşmaya başladığı andan itibaren bunu ortadan kaldırmak için bahane oluşturacak eylemleri Filistinli silahlı guruplar içindeki elemanlarına kendisi mi bizzat yaptırıyor! Çünkü son dönemlerde Türkiye’nin de katkısı ile Filistinli düşman guruplar diye söylenen; El Fetih ile Hamas mücadele gurupları birleştirilerek ortak mücadele kararı almışlardı. Bunun önemli sonuçlarını da gözlemlemekteydik! Hal böyleyken durup dururken sonucu kendileri için felaket olacak olan böyle eylemleri bu tecrübeli gurupların yapmasının akıl işi olmadığını söylemek istiyorum! Kimse işin bu tarafına bakmıyor! Mübarek ramazan ayında kendi varlıklarının yok edileceğini bile bile, dünyanın bu katil sürülerine hareket için zemin hazırlamak, fırsat tanımak sorumluluğu niçin hiç yorumlanmıyor? Bu nasıl bir akıldır? Peygamberimiz “Düşmanınıza silahıyla mukabelede bulunun” derken bizi ikaz etmiyor muydu? Bir tarafta tabirimi mahzur görün karasaban, diğer tarafta insan aklını zorlayan tahribat ve takibat gücüne sahip modern silahlar ve öldürmeyi ibadet sayan İsrail ordusu! Buna rağmen sen kalkıp böyle hareket edebiliyorsan bu işte bir iş vardır, neden acaba bu akıl tutulması diye insana sormazlar mı?

    Kimse kusura bakmasın bir tarihçi olarak olayın bu yönünün de düşünülmesi ve irdelenmesi gerektiğinin son derece önemli olacağına inanıyorum!

    Bizden hatırlatması.

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim