• BIST 108.153
  • Altın 153,551
  • Dolar 3,8325
  • Euro 4,5073

    Ne Oluyor?

    06.10.2017 16:11
    Vedat Uzuner / Yazar

    Vedat Uzuner / Yazar

    Allah ülkeyi ayakta tutmak için gecesini gündüzüne katarak, içerde ve dışarda yedi düvele karşı mücadele eden yöneticilerimize kolaylık versin.

    Ordumuzun her bir personeline, polislerimize ve sair güvenlik görevlilerimize dikkat ve uyanıklık nasip etsin.

    Sanki son zamanlarda yürütülen silahsız bir savaş var ve bu savaşın nihai hedefi devletimizin üst düzey yöneticileri.

    Çünkü biliyorlar ki Recep Tayyip Erdoğan kalesi düşmeden, Süleyman Soylu kalesi düşmeden Türkiye ve ümmet kalesi düşmeyecek.

    Belki gereksiz bir komplodur diyenler olacak ama son zamanlarda;

    Fetö soruşturmalarında at iziyle it izinin birbirine karışması,

    Fındık fiyatları üzerinden iktidara yöneltilen öfke,

    İş-Kur yoluyla yapılan alımlarda yaşatılan travmalar,

    İşe girenlerin ‘siyasi arkalarına’ güvenerek verilen görevleri yapmaması, düzgün çalışmaması,

    Yerel yöneticilerin bir takım hareketleri, uygulamaları,

    Ders kitaplarında -sanki daha önce olmuyormuş gibi- ortaya çıkan bariz hatalar,

    TEOG konusunda yaşanan belirsizlik ve sonunda işin yine gelip sınava dayanması,

    YGS-LYS için başlatılan zamansız tartışmalar, sınava hazırlananların, hazırlayanların, ana babaların kafasının karışması,

    Rehber öğretmenlerle ilgili yönetmelik söylentileri, bakanlık bürokratlarının talihsiz açıklamaları,

    Savunma harcamaları için yapılması düşünülen astronomik vergi artışı tartışması,

    Sanki bilinçli hareketlermiş gibi geliyor bana.

    Karadeniz bölgesinde yayla evi niteliğinden tamamen uzak, ucube binaların yıkılması kararı.

    Çok yerinde olmasına rağmen geç alınmış bir karar olarak karşımıza çıkıyor.

    E peki karar Eylül 2017’de alınıyor da neden Ocak 2017’den itibaren geçerli oluyor?

    Kararın alındığı tarihten itibaren geçerli olsa bir şey söylemek, itiraz etmek mümkün değil.

    Yıkılacak evleri kim, kimler ya da hangi kurul belirliyor?

    Yıkılacak binaların belirlenmesinde yerelden kaynaklanan husumetler olması ihtimali var mı?

    Olması durumunda bunun ortaya çıkaracağı sosyal sorunların üstesinden nasıl geleceğiz?

    Bu ucube binaların yapılmasına engel olmak için devlet tip projeler geliştirmek gibi adımları neden atmadı?

    Vatandaşların yıkılan evlerinin yerine bölgeye uygun düzgün evler yapılacak mı?

    Bugüne kadar bu binaların yapılmasına göz yuman izin veren, yol, su, elektrik getiren hatta bağlayan ‘devlet’ ne oldu da çizdim oynamıyorum diyor.

    İstanbul gibi bir dünya kentinde sermaye yarışının tezahürü olarak ortaya çıkan gökdelenlere dur diyen olacak mı?

    Trabzon’da Yomra, Boztepe, Çukurçayır ne olacak?

    Ne oluyor da atılmak istenen güzel ve doğru adımlar yönetenlerle vatandaşları karşı karşıya getiriyor

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim