• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209

    Milleti kandırmayalım!

    Milleti kandırmayalım!
    24.08.2016 20:22
    Eski Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay, olimpiyatlarda alınan derecelerden sonra spor dünyasını yakından ilgilendiren gelişmelerle ilgili analiz içerikli uyarıcı bir yazı kaleme aldı.

    Bakan Çağatay Kılıç ve ekibinin sevinç çığlıkları gerçekten yadırganacak cinsten... Muhtemelen dünyadaki yerimizi görmüyorlar, tabloda 41. sırada olduğumuzu anlamıyorlar ve bunu sadece içeride iki Samsunlu bakan arasındaki “kılıç” kalkan oyunu zannederek yanlış değerlendiriyorlar... Bakan ve ekibinden rica ediyoruz, yanlışı örnek vererek yanlışa düşmeyin ve Türkiye’yi kandırmaya çalışmayın... Millet uyandı, bir düğmeyle Rio’daki madalya tablosu ortaya çıkıyor...

    2004 Atina Olimpiyatları sona ermiş, Türkiye; 3 altın, 4 gümüş ve 5 bronzla toplam 11 madalya toplamıştı... Bu, madalya çokluğu açısından 1948 Olimpiyatları’ndan o güne kadarki en çok madalya sayısıydı ve de tarihimizin en başarılı iki olimpiyatından biriydi... Hem de bir önceki olimpiyatta, Sidney 2000’de sadece 5 madalyadayken...

    Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Bakanımız da Sayın Mehmet Ali Şahin’di... Kafile Başkanı ise, Gençlik ve Spor Genel Müdürü sıfatıyla bizdik... O gün, bunu büyük bir başarı olarak sunma hakkımız vardı, istediğimiz gibi algı operasyonu yapma imkânımız, Türkiye’de büyük bir kahraman edasıyla karşılanma potansiyelimiz vardı...

    Hem de o günkü TMOK Başkanımız Togay Bayatlı, olimpik felsefenin önemli isimleri, Erdoğan Arıpınar, Cüneyt Koryürek, Kahraman Bapçum, Atina 2004’ü çok başarılı ilan etmişken...

    ***

    Biz kalktık ve “Koskoca Türkiye, madalya sayısını ikiye katladı diye bunu büyük bir zafer olarak sunmak bize yakışmaz... Küba’nın bile gerisinde kalıyorsak, ilk ona bile giremiyorsak, ilk 5’in daimi üyesi olmayı hedef olarak seçemiyorsak, koca Türkiye’ye ihanet etmiş, halkımızı kandırmış oluruz” dedik. Togay Bayatlı, bizi susturmaya çalışıyor ama biz devam ediyoruz...

    “Belki ABD, Rusya ve Çin’i geçmek ilk hedef değil ama İngiltere, Almanya, Avustralya, İtalya, Fransa gibi ülkeleri kısa zamanda yakalamalıyız... Ülkemizde spor kültürünü geliştirmek için baştan başa her tarafı tesislerle donatmak, dünyanın bütün büyük organizasyonlarını alıp ülkemizde organize etmek ve gençlerimizi spora başlatmak için lisanslı sporcu sayımızı, 400 binlerden 20-25 milyonlara çıkarmak için, Beden Eğitimi derslerini en az 4’e çıkarmak için kolları sıvayacağız ve önce ilk 20’ye, sonra 15’e, 10’a ve 5’e gireceğiz...”

    Hem Başbakanımız, hem de Bakanımız, benzer şekilde yorumladılar ki, gerçekçi olan da buydu... Türkiye, kendi eski yeni çekişmesiyle zaman kaybedeceğine dünyaya bakmalıydı ve tabelaların söylediği gerçeklerle hareket etmeliydi...

    ***

    O gün dünyadaki yerimiz ve istatistikî veriler, bizzat bizim tarafımızdan dile getirildi... Üniversite hocalarımız, yetişmiş spor adamlarımız, kabiliyetli gençlerimiz ve fedakâr antrenörlerimizle kolları sıvadık...

    Bunun için de tam bir seferberlik başlattık, federasyonları özerkleştirdik, liyakati esas alan bir kadrolaşma başlattık, ödülleri artırdık, spor ve gençliğin lehine sponsorluk yasaları, okullara yerleşme ve direkt memur olarak atama dahil daha 10 yaşından itibaren kabiliyetli çocuk ve gençlere maaş bağlanması, giyecek ve yiyecek yardımı yapılmasını da kanunlarla teminat altına aldık...

    Hedef olarak da Pekin için 5 altın, 5 gümüş, 5 bronz, toplam 15 madalyayla ilk 20’ye; Londra’da 2012’de 7 altın, 7 gümüş, 7 bronz, toplam 21 madalyayla ilk 15’e ve İstanbul 2020’de de 10 altın 10 gümüş, 10 bronzla ilk 10’a girecektik... Olimpiyatlara ev sahipliği yaptıktan sonra da zaten birinci sınıf spor ülkesi olacaktık, ilk 5’e girecektik ve bu gruptan bir daha da çıkmayacaktık...

    ***

    Bütün bunlar, 2010 sonuna kadar çok başarıyla uygulandı. Pekin’de bir takım kazalar sebebiyle madalya beklentimiz gerçekleşmediği ve de tarihimizin en çok madalyalı 4 olimpiyatından biri olduğu halde, biz sonuçları başarısız olarak değerlendirdik... Dönemin Başbakan’ı Erdoğan, madalyasız geçen günlerde hoşnutsuzluğunu dile getirmişti...

    1 altın, 4 gümüş, 3 bronz toplam 8 madalyaya hiç sevinmedik, aradan geçen 8 yılda hedef çok daha büyük olmasına rağmen, başta Bakan Çağatay Kılıç ve ekibinin sevinç çığlıkları, gerçekten yadırganacak cinsten... Muhtemelen dünyadaki yerimizi görmüyorlar, tabloda 41. sırada olduğumuzu anlamıyorlar ve bunun sadece içeride iki Samsunlu bakan arasındaki “kılıç” kalkan oyunu zannederek yanlış değerlendiriyorlar...

    ***

    Rio Olimpiyatları öncesi ve süresince eleştiri hakkımızı hep öteleyerek, sürekli moral verecek ifadeler kullandık, kafileyi yüreklendirecek yazılar yazdık... Hatta ilk günlerdeki madalyasızlık sebebiyle Rio’dan dönen Bakan dahil, pek çok yönetici ümitsizliğe kapılmışken biz hep moral veren yayınlar yaptık...

    Çünkü Olimpiyatlar’ın 15 Temmuz’dan bir farkı yok... Olimpiyatlar’da madalya alan kahramanlarla, 15 Temmuz’da kendini tankların önüne atan kahramanları bire birinin aynısı kabul ettik...

    Son gün kazandırdığı altın madalyayla, itibarımızı kurtaran Taha Akgül başta olmak üzere ve 5’i güreşçi, 8 madalya kazandıran, bütün yiğitleri kutluyor, alınlarından öpüyoruz... Rıza ve birkaç sporcumuz, özellikle de kaza kurbanı Servet Tazegül ve Selçuk Çebi olmak üzere daha çok altını alabilir, 15 madalyayı bulabilirdik olmadı...

    Bu kadarına şükredin. Yatın kalkın 52 yıl sonra 5 madalya getiren güreşi baş üstünde taşıyın... 7-8 trilyon borçla olimpiyata hazırlanmak zorunda kalan, kamp bile yaptırmadığınız güreşe, bu kadar paralar varken, imkanları esirgediğiniz federasyonlara dua edin...

    8 madalya aslında onların başarısı... Bu kahramanlar, ana-babaları, aileleri, hocaları, yönetici ve kulüpleri tarihe altın harflerle geçmiştir, kendilerine ne kadar teşekkür etsek azdır... Allah başarılarını daim etsin, daha nice Olimpiyatlar’da Türkiye’nin yüzünü güldürsün...

    ***

    Ancak, Gençlik ve Spor Bakanı ve ekibinden rica ediyoruz, yanlışı örnek vererek yanlışa düşmeyin ve Türkiye’yi kandırmaya çalışmayın... Millet uyandı, bir düğmeyle Rio’daki madalya tablosu ortaya çıkıyor...

    ABD yine zirvede... İngiltere, Çin, Rusya, Almanya ilk 5’te... İlk 10’a giren Avustralya’nın 10’u altın 29 madalyası, 15’teki Kenya’nın 6’sı altın 18, 20. sıradaki Kanada’nın 4’ü altın 22 madalyası var...

    Atina’da 11 madalyamız varken Azerbaycan’ın 1’i altın 4 madalyası vardı, Pekin’de 8, Londra’da 10 ve Rio’da 18 madalyası oldu... Bizim hedefimizi, kardeş Azerbaycan en istikrarlı bir şekilde gerçekleştiriyor... Yani gerimizden geldi ve Rio’da bizi geçti...Bizim 41.’likle övündüğümüz tabloda Özbekistan 21., Kazakistan 22., İran da 25. oldu. Hepsi de bizi geçti...

    Bir de geçildiklerimize bakın... Ondan sonra da geçtiklerimize... Mesela Bahreyn’i geçtik, Vietnam’ı, Bahamalar’ı, Ürdün’ü, Kosova’yı da geçtik... Belki inanamayacaksınız ama Trinidad Tobago’yu bile geçtik... Ne kadar övünseniz yine de azdır...

    ***

    Bizim 11 madalyayla 22. sırayı aldığımız Atina’dan sonra yaptığımız öz eleştiriyi daha fazlasıyla yapmanız gerekirken sizin 8 madalyalı 41. sıradayken attığınız zafer narası yüzünden bunları yazmak zorunda kaldık...

    Bakın spor vizyonu herkesten çok olan ve 11 madalyalı Atina’yı bile az gören, 8 madalya aldığımız Pekin’i beğenmeyen Sayın Cumhurbaşkanımız’ı da, milletimizi de kandıramazsınız, sadece kendinizi kandırırsınız... Ne kaybettiysek de bu kafadan kaybettik... Gerçekçi bir analiz, aklı başında bir teşhis, sonra da liyakatli bir tedavi lütfen...

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim