• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287

    “Memur ve maaşı”nın Ekonomik politiği (2)

    20.06.2012 12:10
    Hayri YILDIZ / yazar

    Hayri YILDIZ / yazar

    “Memur ve emeklileri ile bakmakla yükümlü oldukları aile bireyleriyle yaklaşık 15 milyon vatandaşı ilgilendiren maaş-ücret sorunun çözümü ile ilgili önerilerimiz”

     Cumhuriyet dönemi boyunca merkezi hükümetin gün geçtikçe büyümesi, Ankara’da dev bir devlet mekanizması doğurmuştur. Bununla birlikte gittikçe şişen kamu hizmetlerinin görülmesi için yeni bakanlıklar kurulması usül edinilmiştir. Bunun sonucunda da devlet bakanlıkların sayısı, hizmet bakanlıklarının sayısını aşmıştır. Bu da gereksiz yere personel istihdamına, şişkin ve üretimsiz kadro yığılmalarına yol açmıştır.

    Bunun için bakanlıkların sayısı ve statüsü yeniden gözden geçirilmeli ve özellikle “bağlı anahizmet kuruluşu” kavramına ağırlık verilmelidir. Bu bağlamda bakanlık merkez örgütleri, daha çok ilkeleri saptayan, uygulamaları denetleyen kuruluşlar haline getirilmeli ve yürütme yetkileri anahizmet birimlerine ve taşraya kaydırılmalıdır. Amaç mümkün olduğu ölçüde teşkilat ve yetkilerin hizmetin görüldüğü yerlere yaklaştırmak (örneğin; yerel yönetimlere ağırlık verecek şekilde) ve başkentte gereksiz memur birikimini önlemektir.

                   Başbakanlık bir hizmet birimi olmaktan çıkarılmalı, bakanlıklar arası bir koordinasyon ve yönlendirme birimi olmalıdır.

                   Devlet Bakanı, devlet bakanlığına dönüştürülmemeli, devlet bakanının görevi bakanlıklar arası koordinasyonda başbakana yardımcı olmak ve parlamento ilişkilerini düzenlemek olmalıdır. Kamu yönetimi ile ilgili düzenlemeleri de örneğin; bir ya da en fazla iki devlet bakanının uhde ve sorumluluğuna verilmelidir.

                   Kamu yönetiminde, yöneten ve yönetilen arasındaki ilişkileri ve kamu idarelerini denetleyen modern bir kurum olan ve parlamento tarafından atanan, ancak yürütmeye karşı olduğu kadar, parlamentoya karşı da bağımsız olan bir “ombudsman” kurumu bir an önce oluşturulmalıdır. (Geniş bilgi için Bkz; Ombudsman 1,2,3)

    “Devlet Personel Başkanlığı” kaldırılarak yerine kamu kesiminde “liyakat” sistemini gözetecek bir“Kamu Personeli Konseyi” oluşturulmalıdır. Bu konsey, her türlü siyasi etkiler dışında özerk bir statüye sahip olmalıdır. Kurumun temel işlevi, hizmete almayı düzenlemek ve liyakati gözetmektir. Ayrıca bu kurum bünyesinde fiyat ve ücret hareketlerini sürekli izleyen ve kamu ile özel kesim ücretleri arasında karşılaştırmalar yaparak sonuçlarını bir rapor halinde yürütme organına sunan bir araştırma birimi oluşturulmalıdır.

                   Çok ilkel ve tamamen politize olmuş bir sisteme dönüşen günümüz personel sistemi, memuriyeti herkesin yapabileceği basit bir iş-meslek olarak görmüştür.

                    Bu itibarla kamu hizmetine ilk girecek kişilerin seçimi her türlü siyasi ve bürokratik kayırıcılıktan uzak ve özerk bir kurum olan ve yukarıda adı zikredilen kamu personeli konseyine merkezi sınav yöntemi uygulama yetkisi tanınmalıdır. İşe alma, bu bağımsız-özerk olan kurumlar tarafından yarışma ile, yarışmalar ise bağımsız jüri ve kuruluşlar tarafından yapılmalı, kazanan adaylar ise boş yerlere kazanma sıralarına göre atamaları yapılmalıdır. Amaç açık kadrolara en nitelikli ve yetenekli kişilerin alınması sağlanmalıdır.

                   Kamu yönetimini geliştirmek ve kamu personelinin beceri ve uzmanlık düzeyini yükseltmek ve değişen teknolojilere uyum sağlamak amacıyla bir fon oluşturulmalı, bu fonun kullanılma esas ve usülleri, yönetim ve personel temsilcilerinden oluşan bir komite tarafından belirlenmelidir.

                   Düzeltilme şansı olmayan bu günkü ücret rejimi bütünüyle kaldırılmalı ve belli ilkelere dayandırılan yeni bir ödeme sistemi getirilmelidir. Uluslararası Çalışma Örgütlerinin belirlediği asgari geçim hadleri esas alınmalı, aylık ve ücretler miktarca yeterli olmalıdır.  Ayrıca belirlenen ücretler, konjonktürü(fiyat dalgalanmaları) izleyebilmeli, “eçhelle-mobil=değişmeli barem” ya da otomatik sistemde olduğu gibi bir yasaya gerek görülmeden aylık veya ücretler fiyat değişikliklerine otomatik olarak yansıtılmalıdır.

                   Aylık ya da ücretlerin çalışanların üzerinde bir motivasyon unsuru olduğu gerçeği kabul edilmelidir. Nitelikli emeği ödüllendirmeyen hiçbir ödeme sistemi savunulamaz.

                   Örneğin; Bu konuda İngiltere’de kamu yönetimi reformları içinde “performans ölçümü” siteminde performans ücreti uygulaması vardır. Bu ücret maşın üzerine eklenmektedir.  Bütün maaş skalası performans ile ilişkilidir. Her kademe ücretin %l (yüzde biri)ne eşit olmaktadır.

    Ayrıca yine bu ülkede bağımsız kuruluşlar özel sektör firması gibi algılanmakta, böylelikle daha esnek bir sistem uygulanmaktadır. Buna rağmen kamu kurum ve kuruluşlarında performansın çok düşük olduğu saptanır ise, yönetim seviyesinin değiştirilmesi yoluna gidilir. Yapılan değişiklik ve verilen serbestliğe rağmen yine dekurum başarılı olamaz ise, mevcut kamu hizmetini daha etkili ve verimli yapabilecek olan özel sektöre devredilebilmektedir.

                   Önemli bir unsur olan ücretlendirme sistemi üzerine son olarak, ücretler arasında bir iç dengenin yanında, hangi sınıf, meslek ya da memuriyetlerin birbirine oranla hangi ücreti alacaklarının belirlenmesi, ücret sisteminin rekabet gücü ve gerçekçiliği ile kamuda ödenen ücretlerle özel sektörde ödenen ücretlerin karşılaştırılması esasına dayanan bir dış denge de oluşturulmalıdır.  Ayrıca değişik kamu sektörlerinde eşdeğer görevleri yerine getirenler arasında ücret farklılaştırılmalarından kaçınılmalıdır.

                   En önemli kaynak insan kaynağıdır. Ana hedef insan kaynağının toplam kalitesini yükseltmek olmalıdır. Bu amaçla kamu yönetiminin asıl amacı, orta ve uzun vadede getirisi en yüksek yatırım olan çağdaş bir mesleki eğitim sistemi ile uygar ve daha üretken insanı yetiştirmek ve bu insan eliyle-hak ettiği ücreti ödemek koşuluyla-kamuya mal ve hizmet üretmek olmalıdır.

                   Kamu çalışanlarının maaş-ücret ve diğer sorunlarının, bu yaklaşımla ülkemizin ekonomik,sosyal ve siyasal sorunlardan bağımsız olmayıp, tüm idari-yönetsel yapıda yapılacakreformlarla daha verimli, çağdaş, hızlı, ekonomik, adil ve tarafsız bir yönetim biçimi kurularak çözüleceği şüphesizdir.

                   Ülkemizde ise son on yılda, siyasi, ekonomik ve toplumsal dönüşümlerde önemli reformlar yaşanırken, kamu yönetimi alanında aynı derecede başarılı olamayıp, yeniliklerde ve dönüşümlerde ne kadar zorlandığının acı örnekleri yaşanmış ve görülmüştür.

    Bu itibarla personel sistemi ve ücretlendirilmesi sorunu, başta siyasi yapı olmak üzere idari yapı ve ekonomik sistemle karşılıklı bir etkileşim içindedir. Bu nedenle gerçekçi yaklaşım, maaş ya da ücret sorununu,personel sistemi ile ilintili diğer sistemlerle birlikte ele almak ve aşamalı bir yaklaşım izlemek suretiyle çözüme ulaşılabilir.

    Ve böylelikle yıllarca bir kamu çalışanı olarak personel sistemi ile ilgili önerilerimiz hiç kuşkusuz yerel ve evrensel gelişmeler de dikkate alınarak genel gözlem ve deneyimlerimize dayanmaktadır.

    Not: Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan arkadaşlarımızdan, çözüm önerilerimize yorumya da eleştirileriylekatkıda bulunmalarını bekliyoruz.

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yorumlar
    Matrix
    23 Haziran 2012 Cumartesi 00:30
    Memur imdat
    Sayn yazar memurun durumu perişan oldu.maaş zammının olmadıgı yerde performans primi nasıl olacak.calis calis alsana uç kuruş performans primi.daha sonra ne oluyor benim memurum işini bilir ...
    176.88.116.11
    kemal
    20 Haziran 2012 Çarşamba 14:21
    gültepe
    devlet bakanlıkları zaten kaldırılmıştır.konsey fikrinin üzerinde durulmalıdır.Bizr zahmet yazıyı milli eğitim müdürlüğüne de gönderin.
    88.249.64.133
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim