• BIST 97.484
  • Altın 144,385
  • Dolar 3,5643
  • Euro 3,9997

    KÖSEMEN KOYUNLARI!

    25.10.2014 10:02
    Hasan Suiçmez / yazar

    Hasan Suiçmez / yazar

    Eskiden İstanbul Sütlüce’de şehri doyuracak kadar küçükbaş hayvan kesimi yapılırdı. Altınboynuz denilen Haliç’in etrafındaki deri işleme fabrikaları ve etrafa yayılan dayanılmaz kokular o dönemin bizlere hediyesi gibiydi.

    Mezbahada kesilecek koyunlar kan kokusuna çok duyarlı olduklarından, kesim alanına yaklaştıklarında kan kokusunu aldıkları anda bir adım ileri gitmezmişler ve bu durum şehrin et ihtiyacının karşılanmasında bir hayli sıkıntıların yaşanmasına sebep olurmuş. Gel zaman, git zaman yetkililer kafa kafaya verip bir çözüm bulmaya çalışmışlar. Uzunca uğraşlardan sonra çok da güzel ve pratik bir çözüm bulmuşlar. Koyun sürüleri içinde aktif ve semiz olan koyunlar sürünün önüne alınır ve sürüyü bu koyunların ardından giymeye alıştırılırlarmış. Zamanla öndeki koyun nereye giderse sürü oraya gidermiş ve sürünün yönetimi bu öncü koyunlar sayesinde çobanlar tarafından çok kolay yapılırmış.

    “Kösemen koyunları” adı verilen bu öncü koyunlar kontrolüne aldıkları sürüyü kesim ihtiyacı zamanında doğruca mezbahaneye getirir, tek koyunun sığacağı aralıktan ilerleyen öncü koyun kendisinden gayet emin olarak bu dar ve geri dönülmez koridorun sonundaki kendisi için ayrılan özel odaya alınır, arkasından ona güvenerek gelen sürü ise teker teker kesilerek akşama afiyetle insanların sofralarına misafir olurmuş.

    Öncü koyun kendisi için hazırlanan özel yemlerle yemlenir ve bir diğer sürüye öncülük etmek için çoban tarafından alınıp yeni sürüsüne alıştırılırmış!

    Bu durum uzun zaman devam ettirildikten sonra, kösemen koyunun yaşlandığına hükmedildiğinde; yine sürünün önünde, sürü ile birlikte kesim alanına getirilir, geri dönüşü olmayan koridora alınıp, koridorun sonundaki odaya geldiğinde; odanın kapısı kapatılır ve artık yaşlandığı için kendi getirdiği sürüden önce kesilerek, onun görevi bir başka koyuna verilirmiş!

    Ne ilginç değil mi?

    Tıpkı siyasal iktidarların “kösemen bürokratları” gibi.

    Siyasal iktidarlar her türlü kanunsuz hukuksuz ve kul hakkı oluşturan uygulamaları; seçip ödüllendirmeyi vaat ettikleri “kösemen bürokratlara” yaptırır, ondan sonra da bu bürokratların güçlenmesini ve sözünün geçerli olmasını engellemek için onların ipini çekerler. Bu görevi yaptığı halde hala ipi çekilmemiş bürokrat varsa bilin ki, görevi henüz tamamlayamadığı içindir.

    Bütün bürokratik atama ve kadrolaşma hamlelerinde kullanılan bu metot özellikle mevcut iktidar yetkililerinin adeta can simidi oldu! Son müdürler puanlamasında ve devamında sözlü mülakat için kurulan “emre amade” güdümlü komisyonlar da kösemen koyunlarını aratmayacak uygulamaları eksiksiz ve başarı ile uyguladılar. Türküm ve Müslüman’ım diyen bütün adayları mezbahaneye getirip, kendileri özel olarak hazırlanan odalara alındılar. “kendini tanıtırmısın” sorusunu yüksek raconlu bir ifade ile biz kesilecek koyunlara karşı büyük bir sadakat ve mükâfat beklentisi ile ağızlarından salya akarcasına haykırdılar!

    Boğazlıyan kaymakamı Kemal beyi idam eden İstanbul’daki “Nemrut Mustafa” başkanlığındaki mahkeme heyetinden farkı olmayan bu komisyonlar unutmasınlar ki; arkalarında kesim koridorlarında bıraktıkları sürü için; özel ikram ve iltifatlarla alındıkları odalar, işleri bittiği zaman, kösemen koyunlar gibi onların kesim mezbahası olacaktır!

    Bunu unutmasınlar!

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim