• BIST 96.363
  • Altın 277,499
  • Dolar 5,7641
  • Euro 6,3717

    KİTABIN ORTASI, YÜREK VE AHMET METİN GENÇ

    02.08.2019 16:33
    Miraç Özağcı / Yazar

    Miraç Özağcı / Yazar

    KİTABIN ORTASI, YÜREK VE AHMET METİN GENÇ

    Asla ucunun ve sonunun nereye varacağının hesabını yaparak konuşmuyor.

    Nereye çekilir ve giderini de.

    Adam kitabın tam ortasından konuşuyor.

    Zira onun için de çok seviliyor.

    Zira onun için de toplumda karşılık buluyor.

    Sadece kitabın ortasından mı konuşuyor Ahmet Metin Genç?

    Tabi ki hayır…

    Yüreğinden geldiği gibi doğru neyse onu söylüyor.

    Helal olsun Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’e.

    Partili- partisiz, bütün Trabzonluların sevgisine mazhar oluyor, olmaya da devam ediyor.

    Trabzonspor ile ilgili CAS’tan çıkan karar için bakınız Genç nasıl yorum yapmış?

    “CAS Kararı hiçbir gerçeği değiştiremez. Türkiye’nin ŞİKECİ kulübü Fenerbahçe’dir. 2010-2011 sezonu şampiyonu anasının ak sütü gibi Trabzonspor’umuzdur. En büyük TRABZONSPOR”

    Bu kelimeler sözün bittiği yer değil midir?

    Soruyorum size var mı bunun ötesi?

    Var mı bir başka siyasetçi, verilen karara karşın, Ahmet başkanın yaptığı yorumu yapacak?

    Yüreğine, ağzına sağlık başkan, bütün camianın düşüncelerine adeta tercüman olmuşsun.

     

    *********

     

    BÖYYÜK ŞEHİRİZ!

     

    Yüz kez yazdım ahan yine yazıyorum.

    Hopa’dan giriniz, Samsun’dan çıkınız.

    Karadeniz sahilini bir baştan bir başa geziniz…

    Trabzon’un sahili gibi hali pür perişan, atıl vaziyette, ne olduğu belli olmayan bir başka sahil görebilecek misiniz?

    Eğer ki, ilçelerde dahil görürseniz, bunu ispat ediniz, sözüm söz, buradan milyon kere kez özür dileyeceğim Trabzon şehrini yönetenlerden.

    Yeni görev alanları ayrı tutuyorum.

    Ben fikrimi zikrimi açık ve seçik yazıyorum.

    Sözde büyük şehir olmuş Trabzon!

    Ne bileyim tabelalarda öyle yazıyor!

    Sınıf ve çağ atlamışız.

    Büyükşehir vatandaşı olmakla…

    Üstelik övünüp böbürlenip, gurur duymak lazım!

    Peh peh…

    Keyfe bakar mısınız? Büyükşehirde yaşıyoruz da haberimiz yokmuş!

    Vay anasını be, bizlerinkisi de cahillik!

    Yazdıklarımızı cahilliğimize verin!

    Arkadaşlar, gardaşlar, ağabeyler, durun bir dakika, ironiyi mironiyi bir kenara koyalım, inanın Trabzon’a büyük şehir demek için, bin değil, milyon şahit gerek.

    Trabzon’un küçük şehirlerden hiçbir farkı yoktur, sadece ismi büyüktür, aksini iddia eden var mıdır?

    Şehrin merkezinde sahil bandındaki ceplere  (4 tane kıçı kırık çay lokomotifi figürü) kurmayla büyükşehir olunuyorsa, elbette biz büyük şehiriz! Buna asla itirazımız olamaz!

    Olanın gözü çıksın!

    Merkezde yapılan üç-dört tane cebe, ne yazık ki, şehir insanı mahkûm edilmiş.

    Ondan sonra da biz büyükşehir pardon böyyük şehiriz diye hava-cıva atacağız öylemi?

    Ha deyin oradan be.

     

     

    EVET NEDEN?

     

     

    İşleyiş tersine döndü.

    Bırakın Trabzon’a gelen turistleri, Trabzonlular bile, sosyal yaşamlarına renk katmak, yaşamlarını renklendirmek, daha güzel yaşam alanlarında vakit geçirmek için Giresun’u, Ordu’yu tercih eder duruma gelmişler.

    Nedendir acaba?

    Bunu hiç düşünen, buna cevap bulmayan çalışanlar olmuş mudur?

    Ben şahsen olduğunu zannetmiyorum.

    Zira olsaydı, mutlaka çözümü de olmuş olurdu.  Kısadır demeden, bu iki komşu ilimiz arasında, mekik dokur duruma geldiler..

    Çok değil, daha birkaç yıl öncesine kadar, Ordu, Giresun ile birlikte, Trabzon’a mekik dokuyordular.

    Peki, işi tersine döndüren ne oldu?

    Peki, neden insanlar Ordu’ya, Giresun’a taşınır duruma geldiler?

    Herhalde bunun cevabını verecek olan bizler değiliz, hesabı-kitabı yapıp, cevabı verecek adresler, siyasiler ve şehri yönetenlerdir.

    Genç gibi ben de kitabın ortasından konuşayım, gerçek şudur.

    Trabzon’un sosyal yaşamı dip yapmıştır, yaptırılmıştır.

    Hala da yapılmaya devam etmektedir.

    Kim mi yapmıştır?

    Kimler mi vesile olmuştur?

    Herhalde bunu bilmek için kahin olmaya da gerek yok.

    Ondan sonrada…

    Efendim şehrimize gelip konaklayan turistler neden şehrimizde durmak istemiyorlar?

    Efendim insanlarımız şehrimize karşın komşu illeri neden tercih eder duruma gelmişler?

    Efendim şehrimiz neden kasaba gibi olmuş?

    Efendim şehrimizin insanları neden şehrimizi terki diyar ediyorlar?

    Az daha unutuyordum, Giresun ve Ordu illerimiz de AK partili belediye başkanları tarafından yönetilmektedir.

    Bu iki ilimizin bürokratları da mevcut iktidar tarafından atanmıştır.

    Ah ah bu konuda yazacak çok şey var ama ağzımız su dolu!

    Belki bir başka bahara hepsini birden yazarız.

     

     

     

    BEKLEYİP GÖRMEKTE FAYDA VAR

     

    Ben inanıyorum.

    Benim gibi çokça da inanan insan var.

    Üstelik hepsi de farklı görüş ve farklı partilerden olanlar.

    Neye mi inanıyoruz?

    Murat Zorluoğlu’nun Trabzon’a önemli dokunuşlar yapacağına.

    Yeter ki, biraz zaman tanıyın, yeter ki Gümrükçüoğlu’na gösterilen sabrı ve verilen krediyi Zorluoğlu’na gösterilip verilsin.

    Ama daha şimdiden tu-kaka yapılmaya başlandı.

    Henüz göreve geleli 4 ay olmuşken.

    Henüz şehrin sorunlarına yeni vakıf olurken...

    Henüz şehrin insanlarıyla bire-bir temas kurmaya çalışırken.

    Henüz yeni kaynaklar yaratmaya başlamışken.

    Henüz seçim atmosferinden kurtulmuşken…

    Vurun abalıya misali, hadi muhalefetleri anladık, onlar vurmak eleştirmek zorundalar! Ya kendi partililerinin vurmasına ne demeli?

     

     

     

    AMAN DİKKAT!

     

     

    Hafiyelik moda olmuş!

    Hangi başkanın yakını hangi göreve getirildi?

    Hangi başkan hangi şirketten huzur hakkı alıyor?

    Hangi başkan kimlere imtiyaz tanıdı?

    İşimizi gücümüzü bıraktık bir kenara.

    Yatıp kalkıyoruz, bunları tartışıyoruz.

    Olacak şey mi?

    Ülkenin o kadar sorun varken uğraşılan şeylere bakar mısınız?

    Huzur hakkının da bu kadar gündem olup tartışılmasının nedeni ise olsa olsa alınan ücretin 600 liradan 4000 ila 7500 TL’ye çıkmasıdır.

    Bu görevde bulunulması etik midir, değil midir. O da tartışılır.

    Ancak bir gerçek de var, o da huzur hakkının bu güne dair yapılan bir şey olmadığıdır.  

     

     

     

     

    EVET BEYLER SES BEKLİYORUZ!

     

    Sizin alıyor mu bilmiyorum ama bizim aklımızın almadığı şey ne biliyor musunuz.

    Doların çıktığı dönemlerde, millet olarak feryat figan etmiştik, bütün ürünlere yapılan zamlara.

    Üreticilerden tutun, ithalatçılar olmak üzere bütün esnafın yapılan zamlarla ilgili açıklamalarının bahanesi doların artış göstermesiydi.

    Şimdi ise dolar 6.500 ‘erden 5.500’lere kadar düştü.

    Ama fiyatlar yine aynen olduğu yerde seyrediyor.

    Hadiyin dolar düştü, bahaneniz doların çıkması değil miydi yaptığınız zamlar için?

    Şimdi ise doların düşmesiyle birlikte yapılan zamların aşağıya düşürülmesini beklemek biz vatandaşların hakkı değil midir?

    Evet, zam yapan beyler, bu sesimize kulak veriniz.

     

     

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 684 08 93 | Faks : | Haber Yazılımı: CM Bilişim