• BIST 108.641
  • Altın 156,955
  • Dolar 3,8808
  • Euro 4,5950

    Karahisar Kalesi

    31.07.2017 13:08
    Vedat Uzuner / Yazar

    Vedat Uzuner / Yazar

    Bir seminer dolayısıyla bu sefer çoluk çocuk geldiğim Afyonkarahisar’da mesai sonrası Karahisar kalesine çıkmak istedim.

    İstedim ifadesini bilinçli olarak kullanıyorum çünkü çocuklar çok da istekli olmadılar böylesine dik bir yokuşu tırmanmaya.

    Kalenin hemen dibinde, güneyinde yer alan 800 yıllık Ulu Cami’de ikindi namazını eda edip çocuklarla küçük bir mtivasyon konuşması yaptıktan sonra koyulduk yola.

    Altı yüz civarında basamağın her birine ulaşan adımlarımız eski Afyon’u biraz daha kuş bakışı serdi gözlerimizin önüne.

    Merdivende oturup dinlenenler, yorulup geri dönenler, kendini toparlayıp yeniden zirveye hareket edenler.

    Çoluk çocuk, kadın erkek, genç ihtiyar herkes var tırmanışta.

    Yola yeni çıkanlar dönüş yolundakilere imrenirken zirveyi görüp geri dönenler de tırmanışa yeni başlayanlara zafer kazanmış edasıyla poz verir gibi bakışlar atıyor.

    Dedim ya yükseldikçe kuşlar gibi her şeyin, daracık sokakların, kiremit çatılı eski evlerin, sık aralıklarla gözümüze çarpan camilerin, minarelerin biraz daha küçüldüğünü görüyor, kendimizi zirveye bir adım daha yaklaşmış hissetmenin mutluluğunu yaşıyoruz.

    Bu mutluluğumuza gölge düşürense ne dizlerimizdeki ağrılar, ne kavurucu güneş ne de çocukların oflayıp puflaması oluyor.

    Yol boyunca sağlı sollu atılmış çöpler, meşrubat ve su şişeleri, alışveriş poşetleri ve daha neler neler...

    Taşlara kazınmış sevgi mesajları ya da sosyal mesajlar, memleket isimleri, askerlik devreleri, hatıralar, hatırlar...

    Birisi taş merdivenne ‘batsın bu dünya’ yazmış mesela. Büyük bir işçilik harcadığı, oldukça zahmet çektiği kesin.

    Kullandığı malzemeyi o nokyaya kadar taşımış olması bile takdire(!) şayan.

    Biraz daha yukarıda, zirvenin hemen altında Yozgatlı bir hemşehrimiz koca bir kayaya şehrinin ve kendisinin adını yazmış sprey boyayla ve doğum tarihini eklemeyi de unutmamış tabi ‘Yozgatlı Mustafa 04.04.1967’

    Yine zirveye yakın burçların içine yerleşmiş ‘kalenin çaycısı’ da ayrı bir bahsin konusu.

    Çok ilkel şartarda hizmet veren bir işletmecilik anlayışı ve her türlü hijyeni yok sayarak demlenen çay.

    Burada ancak bu kadar olur, daha ne bekliyorsun, alan memnun satan memnun diyebilir miyiz?

    Asla!

    Olması gereken bu mu?

    Hayır!

    Bir düzenleme yapılması gerekiyor, birşeylerin değişmesi gerekiyor, böylesi yerlerin bu kadar başı boş bırakılmaması gerekiyor ama kim yapacak?

    Afyon’da valilik, kültür müdürlüğü, belediye başkanlığı var mıdır, diye sorası geliyor insanın.

    Varsa ne iş yapar diye merak etmeden de edemiyor?

    Zirveyi bu moral bozukluğu içinde görüp herkesin yaptığı gibi fotoğraflarımızı çektikten sonra dönüşe geçtik.

    Dönüş yolunda yanımdakilerin ‘sana mı kalmış’ diyeceğini bile bile yol kenarında bulduğum bir alışveriş poşetini elime aldım ve hemen oracıkta doldurmaya başladım. İnanır mısınız, iki dakika içinde o poşeti doldurdum.

    İnişimizin bitiminde kendi halinde birşeyler satarak üç beş kuruş kazanmaya çalışan henımefendinin bana sğaladığı motivasyon benim için her şeye değerdi: ‘Keşke herkes senin gibi bir poşet doldurup inse aşağıya’.

    Bütün bunlar üzücü ama derdi olana üzücü, içi acıyana üzücü, umursamayan için hiçbirşey yok.

    Benim tanık olduğum bu durum sadece Afyonkarahisar’a mı özgü.

    Hayır tabi...

    Ülkemizin neresinde böylesi gezilip görülecek, şehirler için sembol olacak yer varsa her birine ayrı ayrı kötülük etme konusunda yarışma içerisinde insanımız.

    Ne diyelim değerler eğitimi merkezli seminerimizde bir başka anlamıyla değerlerimizi yok etme çabasına tanık olduk.

    Düzelir mi?

    Düzelecek.

    Nasıl?

    Eğitimle?

    Eğitimcilerin eğitiminden başlamak koşuluyla.

    Yöneticilerin eğitiminden başlayıp yönetilenlerden devam etmek kaydıyla...

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim