• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274

    Kadim dostum “ Koray Aydın”

    27.08.2012 13:12
    Hasan Suiçmez / yazar

    Hasan Suiçmez / yazar

    Bugünün yoğun terör ve çıkar gündemi ile yeni nesil ve orta yaşlı insanlar yakın geçmişimizi unutmuş görünüyorlar. 

    Bu gün dağlarda Ermeni Taşnak ve Hınçak komiteleri ile Asala katilerinin temsil ettiği PKK lı katil sürülerinin çoluk çocuk demeden önüne geleni katlettikleri gibi 70 ‘li ve 80’li yıllarda da bu masum millet aynı katil sürülerinin suikastları ile inim inim inletilmekteydi.

     Bu gün olduğu gibi yakın geçmişimizde de devlet örgütlü bir kuşatma altındaydı. Bütün iyi niyetli açıklamalar, devlet olmanın müşfik ve müsamahası anlamını bulmuyor bu gün olduğu gibi yakın dünlerde de ölüm makinelerinin imha çarklarının sesleri arasında bu anlayış kaybolup yitiyordu.

    Bu gün annelerinin“kınalı kuzuları” arkalarında yıllarca anlatılacak onlarca, gerçekleştirilmesi katil kurşunlarca engellenen ve bir dağ başında, bir derin kanyon operasyonunda, bir alçak gece baskınında son bulan hikâyeler bırakarak nasıl gözyaşları arasında aramızdan ayrılıyorsa; işte yakın geçmişimizde de binlerce yiğidimiz bu duygular ve benzer hikâyeler ile ayrılmıştı aramızdan. Bu günkülerin ve dünkülerin ortak noktaları ve imanları şüphesiz aynıydı. “Hübbül Vatan Minel iman” (Vatan Sevgisi İmandandır)

     Bu günküler için katil taşeronlar nasıl “faşist TC askerleri” diyebiliyorlar; dünküler için de yine aynı suçlamalar ile sokaklar inliyordu: “kahrolsun faşizm” diye. Ne kadar tanıdık, ne kadar seviyesiz, ne kadar bilindik ve ne kadar benzer suçlama bunlar, hayret ki, ne hayret!

                    O karanlık günlerde genç olmanın heyecanı ve vatanı sevmenin imanı ile KTÜ okuyan binlerce öğrenciden biriydi Koray Aydın.

     Her zaman pozitif, her zaman dost ve her zaman sevecen yapısıyla arkadaşları ve dostları için bir güven ve moral kaynağı olan Aydın, bu özelliği ile kısa sürede o zaman Üniversitelerde etkin olan gençlik teşkilatlarının beğenilen ve güvenilen gençlik liderliğine yükselmede herhangi bir zorlukla karşılaşmamıştı.

    Vatan ve Millet için atan yüreği bu gün onu en çok sahiplenmesi gerekenlerin; “davamızı siyasi çıkarları için kullanmak isteyenler” suçlaması yerine, “davasını temsil etme liyakatine sahip” güvene bırakıyordu.

                    Bu duygu ve düşünceler ve çalışmalar ile dolu dolu geçen üniversite yılları mezun olduktan sonrada heyecanından bir şey kaybetmeden devam etmişti.

     Bugün “Genel Başkanlığına” adaylığını koyduğu siyasi partinin gençlik kolları görevini yürüttüğü yıllarda yaptığı çalışmalar ile sanki böylesine önemli bir göreve talip olmanın sorumluluğunun ve sadakatinin provasını yapar gibiydi. Her zaman heyecanlı ve her zaman kararlı duruşu, diksiyonu ve hatipliği ona lider olma vasfını kazandıran en önemli özellikleriydi.

                    90 lı yıllarda Trabzon’dan milletvekili seçilmesi siyasi hayatındaki ilk profesyonel başarısıydı. Ustası büyük devlet adamı Alparslan Türkeş’in “rahleyi tedrisinde” onu bu günlere getirecek eğitimini dolu dolu almıştı. Hatta öyle ki bu değerli devlet adamının “Genel Sekreterliğini” yapacak kadar da güven ve sevgisini kazanmıştı. Bu gün onu bu makam için değerlendirenlerin en önemli referanslarından biride elbette ki bu parlak ve sadakatli geçmişi olacaktır.

                    57. Cumhuriyet hükümetinin efsane  “Bayındırlık Bakanlığı” sırasında dünya da eşi benzeri olmayan bir çalışma ile çok kısa sürede on binlerce mağdur vatandaşımızın acılarının giderilmesi için gece gündüz çalışan Koray Aydın; Kobe depremindeki çalışmalarıyla dünya ya parmak ısırtan Japonlara, bu kez bir parmaklarını değil bütün parmaklarını ısırtmayı başarmış bir devlet adamıdır.

                    Bütün dünyevi makamlara ve imkânlara sahip olmasına rağmen davası ve ülküsü ile hiçbir zaman arasına mesafe koymayan Koray Aydın; çalışan insanların, üreten insanların, tufeyli zihniyetli insanlarca ve çevrelerce her zaman suçlanabileceği tehdidiyle karşılaşmış, suçlanmış ama devam eden yargılama süreci sonunda, ”annesinin ak sütü gibi aklanarak”, “it ürür, kervan yürür” gerçeğini göz önüne alıp, kutsal mücadelesinden bir milim bile şaşmayarak “Türk Milliyetçilerinin” lideri ve Türk Milletinin önderi olma sadakati ve liyakatine sahip olduğunu bir kez daha ortaya koymuştu.

    Ben “Genel Başkan olmak için değil, Başbakan olmak için yola çıktım” diyerek, kendisinde 70 li ve 80 li yıllarda olan vatan ve millet sevgisi heyecanından hiçbir şey kaybetmediğini ortaya koyan Koray Aydın, kendi davasına hizmet etmiş ya da etmekte olan insanların değil, ama bu millete hizmet etmeyen, yalan söyleyen, evlatlarını katleden, değerlerini değersizleştirmeye çalışan küresel iç ve dış güçlerin amansız rakibi olacaktır.

     Koray Aydın bu şerefli mücadeleden başarılı çıkarsa, bu sadece Trabzon’un ve Trabzonlunun değil, bütün Türk Milletinin bir kazancı olacaktır.

     Birlikte yaşadığımız heyecanlar ve yaptığımız sohbetlerden anladığım kadarıyla bu günün genel başkanlığına aday olan, yarınlarda da Türkiye’nin başbakanı olacağı inancıyla yola çıkan bu  ”Yiğit Karadeniz Delikanlısının”  tek çekincesi;  “düşmanlarının attığı taşlar değil, dostlarının atacağı güller” olacaktır.

    Çünkü bu yeni görevi onun omuzlarındaki yükü daha da arttıracaktır.

     Türk milliyetçileri ve Türk insanı için yolun açık, kararın hayırlı, yüreğin kavi, bileğin güçlü olsun kadim dostum.

     Allah yardımcım olsun.

     

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim