• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242

    KÂBE UĞRUNA ÖLENLER, KABEYİ GÖRMEDEN ÖLDÜLER!

    10.12.2012 10:11
    Hasan Suiçmez / yazar

    Hasan Suiçmez / yazar

     

    Hep söylenir, hep merak edilir, sorulur: İslam hükümlerine göre dünyayı yönetmek gibi yüksek idealleri olan Osmanlı hükümdarları neden İslam’ın beş emrinden biri olan “Hac Farizasını” yerine getirmemişler diye.

     Hepsi değilse bile, gönlümüzde ve gözümüzde yerleri doldurulamayan Osmanlı’nın sembol hükümdarları bile güçleri ve kuvvetlerine rağmen neden bu görevi yapamamışlardır?

     İmparatorluğun yönetim merkezinden yaklaşık üç ay gibi bir zaman diliminde ayrı kalmak fitne çıkarır, bunun için hacca gidilememiştir deniliyorsa; hükümdarların sefere çıktıkları zaman bu süreleri aşan uzun zaman dilimlerinde seferde kaldıkları ve İstanbul’dan ayrı kaldıkları için devletin yıkılmadığını tarih kitaplarından okuyarak öğrenebiliyoruz.

    Hac süresince devlet erkânının padişahın yanında olması gerektiğinden, devlet merkezinde işlerin aksayacağı, yabancı elçiler ile görüşmelerin yapılamayacağı ve bundan devletin zarar göreceğini söyleyenler; aynı gerekçelerin sefer süresince aynı kadroların padişahın yanında olmak zorunda olduğunu ve İstanbul’da devlet işlerinin görevlilerin yerlerine bıraktıkları yetkililer ile pek ala yürütüldüğünü unutmuş görülüyorlar.

    Ünlü Abbasi halifesi Harun Reşit’in ömründe dokuz defa hacca gitmiş olmasını, Osmanlı hükümdarlarının da hacca gidebileceğine gerekçe gösterenler bulunmaktadır.

                Yönetimin amansız gazabından kurtulmak için ülkeden ayrılan Şehzade Cem sultan Osmanlı taifesi içerisinde hac görevini yapan tek isimdir. O da kaçıp gittiği için orada bulunup bu görevini yerine getirebilmiştir.

    Bunun dışında 2.Bayezid’in niyeti, II. Osman’ın hayatına mal olan hacca gitme girişimi ve son Osmanlı hükümdarı Vahdettin’in Mekke ye ulaşmasına rağmen bu görevini yapamaması dışında Osmanlı hanedanından herhangi bir kişinin hac farizasını eda etmek için hazırlık yapıp bu görevi yerine getirdiğine dair tarihi bir kayıt bulunmamaktadır.

    Ancak Osmanlı hanedanına mensup birçok kadın sultanın hacca gittiğini kayıtlardan öğrenebiliyoruz. Çelebi Mehmet’in kızından I. Mahmut’un kızına kadar birçok Osmanlı sultanı hacca giderek oradaki fakir fukarayı da ihya etmeyi ihmal etmemişlerdir.

                Hacca gidemeyen Osmanlı hükümdarları her yıl sürre alayları adı verilen kervanlarla Mekke ve Medine’nin fakirlerine tonlarca yiyecek ve ihtiyaç maddelerini göndermeyi hiç ihmal etmemişlerdi.

    Kendileri gitmedikleri için, kendi yerlerine de her yıl hacca temsilci gönderen hükümdarlar ayrıca Kâbe ve etrafı ile hacıların acil ihtiyaçları olan suyollarının ihya ve imarı için çok gayretler göstermişlerdir. İstanbul Hicaz demiryolu siyasi hayatına mal olan 2.Abdülhamit bile yaptıklarını görmek ve bu kutsal görevi yerine getirebilmek için hamla yapamamıştır.

                Birçok değerli tarihçi bilim adamı Osmanlı hükümdarlarının istemelerine rağmen “kamu güvenliği ve çıkarlarının kendi şahsi ibadetlerinden önemli görüldüğünü” ileri sürerek padişahların hacca gidemeyişlerini izah etmeye çalışıyorlar.

     Fatih gibi kalp gözü açık, 2.Bayezid gibi evliya ahlakında olan bir hükümdar ve 2.Abdülhamit gibi; yastığının altında bulundurduğu teyemmüm tuğlası ile uyanınca hemen abdest alıp “defi hacet” yerine kadar bile abdestsiz gitmeyen hükümdarların bu tutumunun mutlaka başka bir sebebi olmalıdır!

    İzah edilmeye çalışılan “devletin güvenliği” konusu ile ilgili en azından birkaç girişim ve tehlike yaşanmış olsaydı belki böyle bir mazeretin uygun bulunması mümkün olurdu. Böyle bir girişim ve sonrası yaşanan devletin bundan dolayı içine düştüğü sıkıntılı bir dönem yok. O zaman bu gerekçe de yeterli görülmemektedir. Savunma psikolojisi ile tarihi olayları açıklamamız mümkün değildir.

                Son dönemin popüler tarihçilerinden Prof. Ahmet Akgündüz bile konu ile ilgili yazdığı bir makalesinde; “bazen kamu haklarından olan bir mesele farzlarda daha ehemmiyetli hale gelmektedir” diyerek konuyu izaha çalışırken aslında içinden çıkılmaz hale getirdiğinin farkında bile olmamıştır. Ne demek farzlardan daha ehemmiyetli hale gelmek.

     Bu ifade Sn. Ahmet Akgündüz’e aitse inanılmaz bir travmadır, kabulü mümkün değildir, Akgündüz’ün şimdiye kadar yaptığı çalışmaları da anlamsız hale getirir.

                    Osmanlı hükümdarları olsa olsa bu günkü Arap liderleri gibi Kâbe’den metrelerce yüksekteki saraylarından Kâbe’ye bakmaya utanmayan tutumlarının aksine, o kutsal yerde kendilerine özel hizmet ve hürmet gösterilmesine o yerin maneviyatına uygun bulmadıkları için hacca gitmekten imtina etmiş olabilirler. Yoksa bu konuda daha önce yapılan açıklamaların hepsi farazidir. Kâbe için hayatını vermeye her an hazır olan Osmanlı hükümdarlarının o muhteşem maneviyatı görmeden ölmelerinin başka bir anlamı olamaz. 

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yorumlar
    Bilal Kerim
    17 Aralık 2012 Pazartesi 10:39
    ALIŞKANLIK
    Bir de Hocam, tam tersi olarak çok fazla Ümre ve Hacca giden özellikle Belediye çalışanları var. Bunlara ne oluyor da çok gitmek istiyorlar. söylenen ki hasretlik falan filan. Ben 2004 yılında Ümre ye gittim niye bende onlar gibi özlem olmuyor.
    212.175.222.97
    Bilal Kerim
    17 Aralık 2012 Pazartesi 10:27
    BENLİK
    Sayın Hocam, gereksiz yazılar yerine önemli konularda bizlere bilgi veriyorsunuz. dediklerinize katılıyorum ve son paragrafta söylediğiniz fikrinize bende bir fikir eklemek isterim. Sanki bizimkiler kendilerini biraz büyük mü gördüler?. Ayrıca son paragraf için yorum yazan Yaşar arkadaşımı da tebrik ediyorum. Bu gösteriyor ki yazılar dikkatli okunmakta. Selamlar sayın Hocam.
    212.175.222.97
    Yaşar DURMUŞ
    14 Aralık 2012 Cuma 10:27
    Aynı şey değil mi ?
    “bazen kamu haklarından olan bir mesele farzlarda daha ehemmiyetli hale gelmektedir” o kutsal yerde kendilerine özel hizmet ve hürmet gösterilmesine o yerin maneviyatına uygun bulmadıkları için hacca gitmediler.Bu iki cümleyi ardarda yazdığımız zaman aslında sizin de AKGÜNDÜZ gibi düşündüğünüz açık.Sosyal bir olgu nedeniyle farzı terketmek. Bana göre hacca gitmemelerinin nedeni oradaki eşitliği ( Giyim kuşam olarak ) içlerine sindiremedikleri için
    176.40.20.13
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim