• BIST 109.024
  • Altın 151,143
  • Dolar 3,6591
  • Euro 4,3237

    İSTENEN ÖZGÜRLÜĞÜN NE ANLAM İFADE ETTİĞİ GÖRÜLEBİLMEKTE MİDİR?

    07.08.2013 18:26
    Kenan Kuru / köşe yazarı

    Kenan Kuru / köşe yazarı

    Gün geçmiyor ki içeride ve dışarıda Türk devletinin önüne safsata anlayışlarla gelinmesin. Böylelikle Türk Milleti; hukuk devletinden yana olan ile hukuk devletine karşı olanı ayırt etmekte tespit etmekte tereddüte düşürülmektedir. Türk Milletinin birliğine ve bütünlüğüne karşı manevi, maddi zarar veren terör örgütü canisi yakalanmış, Türk adaletine hesap vermiştir. Bağımsız Türk yargısının adil yargılaması sonucu mahkûm olmuştur. Türk adaletinin verdiği karara itiraz ederek AİHM’ne gitmiş AİHM’de Türk adaletinin kararını onaylamıştır. Kesinleşen yargı kararlarına rağmen;’’…..Özgürlük’’ yürüyüşü adı altında Muş’un Varto ilçesinde yapılan nedir? Yasal yönü var mıdır? Burada TBMM üyesi olan Muş Milletvekili Demir ÇELİK’in basına yansıyan açıklamasının Milletvekili sıfatına ve sorumluluğu gereği hukuka uygunluğunun bulunmadığı ortadadır.

    Ne Diyor?

     “…..Özgürlük alana kadar dün olduğu gibi bugünde mücadeleye, direnişe devam edeceklerinden dem vurmuştur.” Hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmayan, yasama sorumluluğu olan bu şahsın Türk Milletinin milli ve manevi değerlerine, hukukun üstünlüğüne saygılı olması gerekmez mi? Bu anlayışa neden yaptırım uygulanmamaktadır, bağımsız hukuk devletinde olması gereken bu mudur?

    Özgürlük istenen bebek katili BEKAA’da topladığı PKK’nın üçüncü kongresinde kin, nefret ve caniliğini kamuoyunun tekrar hatırlamasında fayda mülahaza ediyorum. Çünkü; TBMM’de görev yapan bu şahıslar kamuoyu önünde rahatlıkla önderliğinden aldıkları talimatlarla milletin önünde gelmektedirler. İmralı canisinin buradaki konuşmasının tahlili yapılarak bugün istenen özgürlüğün ne anlam ifade ettiği görülebilmektedir. “Çok zor şartlarda çok kıt imkânlarla gecesini gündüzüne katmış yıllarca eğitimlerinden tutun yiyeceklerine, giyeceklerine, silahlarına, cephanelerine kadar her şeyleriyle ilgilendiğinden, bin bir emek ve çabayla Suriye’den Kuzey Irak’a geçişlerini sağlamış teröristler geçtikten sonra takviye etmek amacıyla yüzlerce kadro ve savaşçı bularak göndermiş her şeylerini temin etmiş adeta onları yoktan bir noktaya taşımış onları ideolojik ve askeri olarak eksiksiz hazırlamış her birine ailelerinin vermediği emeğin yüz katını vermiş bütün teorik sorunlarına çözüm getirmiş olduğunu söyleyerek;

    PKK militanlarına soruyor, peki siz ne yaptınız?

    Adeta birer mirasyedi gibi bin bir emekle meydana getirdiği onca değeri yiyip tükettiklerini, Kürt halkının emeğini talan ettiklerini örgütün tasfiye etmek için ellerinden geleni ardına koymadıklarını, bir yığın savaşçı ve kadronun kaçmasına, yakalanmasına ve hayatlarını kaybetmelerine sebebiyet verdiklerini ortam hazırladıklarını, adeta koca bir halkı yok ettiklerinden bahisle;

    “Bu dünyada işlenebilecek en büyük suçtur, bakalım bunun hesabını PKK’ya nasıl vereceksiniz?” diyerek bu kongre sırasında on militan hain olmakla suçlanıp kurşuna dizdirtmiştir.

    Aslında suçlarının ağır olduğundan, cezalarının hayatlarının yok olması olduğu ancak, teröristlere yeni bir şans vererek kendilerini ispat etmelerini istemiştir. Bu anlayışla aldığı kararlardan bir tanesi de “Türkiye topraklarınız yedi eyaletle yönetilecektir.” Bu caninin de ortaya koyduğu gibi “bir parça özgür vatan için” sloganına hayat vermekti. PKK’nın kırda, dağda silahlı eylemde gündeme getirdiği; fikir hürriyeti, insan hakları, demokrasi kavramını istismar ederek devletin kendini savunma tedbirlerini almaktan uzaklaştırmaya, Cumhuriyetin kuruluş esasları ile devleti ve milletin üniter yapısı ile uzlaşamayacakları mantıki görülmektedir.

    PKK ya düşman olanlar belirlenecek, düşman olanların kadını, çocuğu, genci ihtiyarı, hayvanı, malı, ezilip yok edilecektir. Diyen bir caniye özgürlüğü kim isteyebilir.

    Acaba size milletvekili olma vasfı da aynı anlayışta mı verilmiştir?

    Bu durumu bölgedeki Kürt toplumlarına ayrı bir siyasi kimlik verme, kendi menfaatleriyle bağdaşan hedefler doğrultusunda mücadele ve hayaller görerek mağdur edildikleri, haksızlığa uğradıkları düşüncesini taşımanın alt yapısıyla geçmişi unutturarak hizmeti amaçlamaktadır. Güneydoğu illerimizdeki vatandaşlarımızın bir bölümüne ayrı bir milli ve siyasi kimlik iddiası ve baskı ile yapılan dayatmaların siyasi uzantıları olarak gündeme taşınması göreviniz hukukla bağdaşmamaktadır.

    Kül Tigin abidesinin doğu yüzü 22-26 satırlarını hatırlatarak Büyük bir milletin varlığına dikkatleri çekmek istiyorum;

    “Türk Oğuz beyleri, Milleti işitin: Üste gök çökmesine altta yer delinmesine, Türk milleti senin devletini kim yıkabilir, töreni kim bozabilir ?”

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim