• BIST 101.439
  • Altın 275,077
  • Dolar 5,6915
  • Euro 6,2865

    İSTEDİĞİNİZ CEVABI ALDINIZ MI?

    09.09.2019 14:27
    Miraç Özağcı / Yazar

    Miraç Özağcı / Yazar

    Bir kaç gündür kayyum ile yatıyoruz, kayyum ile kalkıyoruz.

    Ulan ne kayyum işiymiş be.

    Yemin billah başımız döndü aklımız gitti.

    Ülkenin bu kadar sorunu varken, kayyum aşağıya, kayyum yukarıya diye her gün yeni bir Türkiye gündemi oluşturulup değiştirildi.

    Şükürler olsun ki, dün İçişleri bakanı Soylu konula ilgili yaptığı açıklamadan dolayı yaşadığımız kayyum sendromu bitti!

    Ve derin bir nefes aldık!

    Ve ‘Oh’ deyip ‘dünya varmış’ dedik.

    Ve Demokrasi olduğuna inandık!

    Allah’ımıza bin şükür olsun.

    Bu günleri de gördük!

    Ulan nasıl bir ülke olduk?

    Ulan nasıl bir toplum haline geldik?

    Vay be koskoca ülkenin geldiği duruma bir bakar mısınız?

    Kaos olsun da nasıl olursa olsun?

    Peki, toplum olarak biz buralara nasıl geldik?

    Çok değil, dört beş  ay önce yerel seçimler yapılmıştı.

    Bütün iller yeni belediye başkanlarını seçmişti.

    Yerel seçimler yapılıp, üzerinden henüz dört ay geçtikten sonra terör örgütüne yardım ettiklerinden dolayı Diyarbakır, Van ve Mardin büyükşehir belediye başkanları, görevden alıp, yerlerine kayyum atanmıştı.

    Sonrasında ise öyle bir algı yaratılmaya başlandı ki, ulemalar her gün İstanbul ve Ankara belediye başkanlarını gündeme taşıyıp, şöyle yazıp çizmeye, daha doğrusu papatya falı açmaya başladılar.

    Neymiş efendim Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş da görevlerinden alınıp yerlerine kayyum atayacaklarmış!

    Arkadaş sanki burası muz cumhuriyeti!

    Arkadaş sanki burası agora meyhanesi!

    Seni beğenmedim görevden aldım.

    Sen şöyle yaptın, yerine kayyum atadım.

    Falan filan…

    Vay anasını be!

    Benim haberim yok, maç kaç kaç bitti?

    SAHNEYE ŞİMDİ NE KOYULACAK?

    Süleyman Soylu’ya kayyum ile ilgili sorulan soruya şöyle cevap vermişti ”Pazar günü Hakan Çelik’in programında açıklayacağım”

    Bütün Türkiye gözünü kulağını pazara yani dün sabaha Süleyman Soylu’nun çıkacağı programa çevirdi.

    Soylu programda açıkladı “İstanbul haziran ayında karar verdi. Bu belediye başkanı seçilme kararıdır, bu karar hem demokratik hem de hukuki bir karardır. Belediye ülke yönetmek için seçilmez. Bir belediye büyük büyük laflar söylemek için seçilmez. Belediyeler önemli işlerdir. Büyük Türkiye politikaları hedefleriniz olabilir hevesli olabilirsiniz, bunlar olabilir.  Ama önce işinizi yapacaksınız.”

    E şimdi ne oldu İçişleri bakanı açıklamasını yaptı.

    Kayyum mayyum yok dedi.

    Merakım; suyu bulandırmak isteyenler, şimdi ne yapacaklar?

    Nasıl algı yaratacaklar?

    Nasıl bir polemiğin içerisine girecekler?

    Konuyu nasıl speküle edecekler?

    Nasıl başka bir senaryo yazıp uygulamaya sokacaklar?

    Vallahide tallahi de merak ediyorum.

     

    NEDİR BU KİN, BU ÖFKE?

    O da etten kemikten.

    O da bizler gibi.

    O da bizim içimizden çıkma.

    O da ana baba evladı.

    Onun da eşi ve evlatları var.

    Onun da duyguları, hisleri var.

    O da bu ülkenin evladı ve vatandaşı.

    O da en az bizler kadar ülkesini, bayrağını, vatanını ve toprağını seviyor.

    Nedir ona karşı bu kadar beslenen kin, öfke ve husumet?

    Nedir, evet nedir?

    Ne oluyor?

    Ne yapsaydı Süleyman Soylu?

    Soylu, olup bitenlere seyirci mi kalsın?

    Ülkeyi çapulculara, teröristlere, eroincilere, hapçılara mı teslim etsin?

    Sahi Soylu sizce ne yapsın?

    Önceki İçişleri bakanlarının yaptığı gibi, bulunduğu bakanlığın havasını çakasını yapıp, yan gelip yatsın mı?

    Bana göre Süleyman Soylu için en acı olan şey nedir biliyor musunuz? Kendi memleketindeki klavye kabadayıları tarafından sırtından hançerlenmesidir?

    Ne diyor Dede Korkut?

    “Kahpe içerden olunca

    Kapı kilit tutmaz oğul!

    Halk içinde bozgunluk yapan

    Haindir oğul!”

    Fazla söze hacet var mıdır?

     

    EMİROĞLU ARTIK İZMİR’DE

    Daha önce yazdım.

    Ahan yine yazıyorum.

    Haklılığım bir kez daha tescillendiği için yazıyorum.

    Trabzon’u Trabzon yapanlar.

    Trabzon’u yaşayanlar.

    Trabzon’u marka haline getirenler.

    Trabzon’un ticaretine aktif rolü olanlar.

    Trabzon’un siyasetine ve sporuna adam gibi dokunanlar, bir bir gidiyor beyler.

    Sizler seyretmeye devam ediniz.

    İşte bunlardan birisi de Bir dönem MHP İl başkanlığı yapan bana kardeşten de öte yakın olan Metin Emiroğlu oldu.

    Dün telefonum çaldı.

    Arayan Metin’di.

    Daha ‘Al’o demeden, Metin hemen söze girdi ”Kardeşim haberin olsun bundan sonra İzmir’deyim, İzmir’e yerleştim, işimi de buraya taşıdım, artık İzmir’den imalat yapacağım.”

     

    Ne yalan söyleyeyim hem çok sevindim hem de içimde bir burukluk oldu.

    Burukluğumun nedeni, Trabzon için önemli, değerli, kıymetli kardeşimin ayrılmasından.

    Gitmesine sevincim ise ağır olacak ama yazmak zorundayım, neredeyse kasabaya dönen, yaşanmaz bir hal alan ve iş imkanlarının ve iş çarklarının tamamen durduğu Trabzon’dan gidip yeni güzel bir hayata kulaç atmasınadır.

    Yolun açık olsun kardeşim.

    Bugüne kadar hep başardın, İzmir’de de güzel şeylere imza atacağına ve başaracağına bütün kalbimle yüreğimle inanıyorum.

     

    NEDEN KAPATILIR?

    Birisi bize anlatsın!

    Neyi mi?

    Bazı saatlerde Liman kavşağının orada sola dönüşün neden kesildiğini?

    Araçların Batı tarafına gitmek için Arafilboyu güzergâhı ile Değirmendere kavşağını tercih ettirilmelerinin sebebi nedir?

    Bana göre yapılan uygulama kaş yapayım derken göz çıkarmaktan başka bir şey değildir.

    Bunun başka açıklaması yoktur.

    Soruyorum, neden bu uygulama yapılıyor?

    Ha Meydan trafiği rahatlatılmak isteniyorsa ki, düşüncenin o olduğuna inanıyorum, yanlış yapılıyor arkadaş.

    Batı tarafına gitmek isteyen araçlar Arafilboyu’ndan gidişi tercih ettiklerinde, bu kez Meydana giriş yolu tıkanıyor.

    Tıkanıklıkta öyle-böyle değil.

    Diyeceksiniz ki çözüm ne olmalı?

    Liman Kavşağından Meydan’a çıkan yolu kapatıp, sadece tünele giden yolu açmaktır.

    Durum ve çözüm bu kadar basittir.

    Başka düşünce varsa onu ben bilemem.

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 684 08 93 | Faks : | Haber Yazılımı: CM Bilişim