• BIST 90.040
  • Altın 146,366
  • Dolar 3,6184
  • Euro 3,9314

    İşte bu kadar!

    15.10.2012 12:08
    Hasan Suiçmez / yazar

    Hasan Suiçmez / yazar

    Terör bölgesinden yıllarca çok acılı hikâyeler dinledik.

    Katledilen binlerce masum insan, bölge halkını sindirmek için akla hayale gelmeyen işkenceler, gözü dönmüşlüğün ve canavarlığın tavan yaptığının göstergesi masum çocukların bile “ermeni katliamlarındaki” metotlarla yok edilmesi, askerden dönen vatan evlatlarımıza kurulan kahpe tuzaklar, cepheye giderken yolu kesilip dağa kaldırılanlar, yavuklusunun yanında başına kurşun sıkılan güvenlik görevlileri ve daha binlerce olay.

     Her seferinde içimizi acıtan bu olaylar ardından da ileri seviye de hayıflanır ve neden en azından güvenlik görevlilerimizin bu tür eşkıyalıklarla karşılaşıldığında karşı koymadığını, tedbirsiz kaldığını, bu tür eğitimimi almadığını sorgulayarak, hayıflanır dururduk.

                Hatta hatırlayalım bir seferinde bütün Türkiye’yi gözyaşına boğan böyle bir yol kesme olayı yaşanmıştı. Kimlik kontrolü bahanesiyle yanındaki güvenlikçi eşi eşkıyalarca araçları durdurularak alınıp; hemşire olan eşinin: nereye getiriyorsunuz? Feryadı üzerine; ”biraz sonra geri getireceğiz” deyip birkaç adım ötede başına sıkılan kurşundan dolayı hemşiremizin “ eşimden ne istediler” feryadı hala kulaklarımızda çınlamaktadır.

                Bu coğrafyada kimlik kontrolü genellikle eşkıyaların şehir hücrelerinden aldıkları istihbaratı değerlendirmek için yapılır. Yoksa amaç gelen aracın bütününü yok etmekse zaten bunu yaparlar. Ancak içinden istihbaratı verilmiş bir kişi varsa eşkıyalar hem o kişiyi bulup araçtan indirirler ve hem de araçta bulunan diğerlerine gözdağı vererek propaganda yaparlar. Bu terör örgütlerinin bilindik metotlarındandır. Belli ki o gün de böyle bir plan vardı.

                İşte böyle bir olay geçen gün Tunceli de yaşandı. Şehir merkezinden dolmuş taksi ile tedavi için Erzincan’a giden H. D isimli bir polisimizin gidişini muhtemel ki şehirdeki “lağım fareleri” dağdaki eşkıyalara ağızlarından salyalar akıtarak bildirmişler.

    Onlarda hemen harekete geçerek belirledikleri bir yerde pusu kurup beklemeye koyulmuşlar. Kan kusan tüfeğinin boyu onu kalleşçe kullananın kişiliğinden daha ağır olacak ki; katillerden birisinin tüfeğinin namlusu pusu alanında görülebilecek şekilde dışarda kalmış. Gözü pek yiğit polisimiz bu yerlerde her an böyle kalleşliklerin olabileceğini bildiğinden gözü yollarda, eli silahında aldığı eğitimin ve yediği ekmeğin hakkını vermek için ilerlerken eşkıyalar yola çıkıp araçlarını durduruyorlar ve o bilindik hainlikle “kimlik” diyor ve namluyu polisimize doğrultuyor.

    An bu andı işte. Ya bu eşkıya sürüsüne merhametimizin acizlik olmadığını gösterecek, ya da koyun gibi kesilmesi için başını uzatacaktı. Polisimiz böyle yapmadı ve kimlik veriyorum bahanesiyle vatan ve milletin namusunu korumak için kendisine verilen silahı çok hızlı bir şekilde kullanarak, bu katil guruptan ikisini yere serdi. Suçsuz ve savunmasız insanları öldürüp sonrada bunların videosunu çeken çakallardan geri kalanlar canlarını kurtarmak için kendilerini kayaların arkasına atıp aracı taramaya çalışıyorlar. Ama nafile! Filmleri aratmayan bir hareketle ikinci silahı ile onlara saldıran tek kişilik bir ordu olan polisimiz yaralı vaziyette aracın şoförünü ve diğer yaralılarıda alarak bizzat direksiyon başına geçip onları Tunceli ye geri getiriyor. Bu olay iki taraf için de bir milat olacaktır. Şöyle ki;

                Eşkıya tarafı bu olay ile psikolojik bir travma içine girdiğinden militanlarına bu tür olaylarda inisiyatif kaybettirmemek için hedefi toptan imha emri verebilecektir veya güvenlikçilerimize göz dağı vermek için benzer bir organizasyonla olmayan itibarlarını kurtarmaya çalışacaklardır. Bölgedeki kahramanlarımızın bu olayda da görüldüğü gibi buna izin vermeyeceklerini, dost düşman herkes görecektir. Bu polisimizin alnından öpüyorum. Allah o bölgede vatan ve millet için mücadele yapan bütün güvenlikçilerimizin yardımcısı olsun diyorum.

                Yeri gelmişken burada bir endişemi de sizlerle paylaşmak isterim. Bu aracın şoförü belli çevrelerce hemen kurgulanarak savcılığa şikâyette bulunmuş. Neymiş şikâyetibiliyor musunuz, söyleyelim: değerli polisimiz güya bu şekilde davranarak yolcuların güvenliklerini tehlikeye atmış. Kendilerini canı pahasına ölümden kurtaran kahraman için söylenen bu. I.Dünya savaşında Taşnak ve Hınçak katillerinden insanlarımızı koruyan “Boğazlıyan” kaymakamı “Kemal Bey’in durumu aklıma geliyor da endişeleniyorum.

    Malum çevrelerin borazanlığına karşı bir gün bu yiğit polisimize; “sana öldürmek için silahını dayayan militana yaptığı işin kanunsuz olduğunu söyledin mi diye sorarlar mı”!?

                Bu kahraman polisimizi eğiten İçişleri bakanlığımızı kutluyorum.75 milyon vatanseverden biri olarakkendisinin mümkünse maddi ve manevi olarak en kısa sürede ödüllendirilmesini istiyorum.

                İşte bu kadar.

     

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yorumlar
    mustafa demir
    15 Ekim 2012 Pazartesi 16:18
    sıze katılıyorum
    Sayın hocam korkarımkı kahraman polisimiz akp yasalarına gore ceza alacaktır.
    193.140.168.108
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim