• BIST 108.489
  • Altın 151,356
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3266

    İnsanlık Tarihinde Kara Bulutlar

    19.02.2016 15:02
    Kenan Kuru / köşe yazarı

    Kenan Kuru / köşe yazarı

    Dünyanın ilgisi halinde bulunan coğrafyaların beraberinde getirmekte olduğu büyük sıkıntıları bulunabilmektedir. Tarihi geçmişte görüldüğü gibi bu günde, Türk ve Müslüman dünyasının üstünde kara bulutlar dolaşmaktadır. Başkent Ankara’da, Diyarbakır’daki acı tablo milleti derinden yaralamıştır. Şehit olan Kamu çalışanı, asker ve sivillere Allah’tan rahmet diliyorum. Alçakça, kalleşçe saldırılarla hesap içinde olanları TÜRKAV adına da şiddetle kınıyorum. Savaşların yaşandığı özellikle Ortadoğu’da ki kuralsızlığa ise, tarih şahitlik yapmaktadır. Zaman zaman objektifliğin sağlanması adına hafızalarımızı tazelemekteyiz. BM’nin, AB’nin bakışını ve güncele ait olanları anlamayı kamuoyu ile paylaşmakta fayda mülahaza etmekte isek de, batı basınının gerçekçi olmayan değerlendirmelerini görmekteyiz. İnsanlık adına dünya basınının objektif olma sorumluluğunu Müslümanlar için, Türk dünyası için görmek mümkün olmamaktadır. Türk ve Müslüman dünyasında yaşanan haksızlıkları batı basının ret ve inkârının varlığı mevcut olduğundan, birkaç tespitle değerlendirilmelidir. İnsanlık tarihinde kabulü mümkün olmayan kararlarla bu gün yaptırımı kendinde görenler, işgal ettikleri yerleri, kullandıkları yetkileri, hoşgörünün, merhametin ve adaletin bir sonucu olmadığını kavrayamayacak kadar iştahları kabarmıştır. Yıllarca Ülkemizde devam eden Güneydoğudaki problem sadece iç dinamiklerle olmayıp, dış güçlerin de desteğinin bilindiği halde ayrılıkçı terörizm boyutu neden görmezden gelinmektedir? Çok anlamlıdır. Malum bölücü talepler bazı aydın kesimlerce ortaya konularak yapılan telkinleri masumane bir bakış değildir. Ankara’da yapılan saldırılara TBMM’ nın çok yakınında olanlardan bazı milletvekili sıfatına sahip oldukları halde tepki koyamamalarına Anayasal hatırlatma ve yaptırımı Meclis yerine getirmelidir. Fransa’da meydana gelen terörizme dün tek bir bakışla duruş gösterilirken ülkemizdeki basının da aynı duruşu tabiatıyla gösterdiği görülmüştür. Dünya özellikle batı basını, Türk ve Müslümanlara karşı yapılan vahşilikleri görememektedir. 1054 ‘te Katolik ve Ortodoks kiliselerinin ayrılmasından sonra bu iki kilisenin ruhani önderlerinin Küba’da bir araya gelmelerinde ki gündem, terörizm ve sığınmacılar olduğu basında yer almıştır. Bu yapılan görüşmenin iki kilise arasında beklentilerin sona erdirilmesine yardımcı olmasını umduklarına dair beklentilerin tahlilinin yapılmasını gerektirmektedir. Papa Francis bu görüşme için dua istemiştir. Modern dünyasının problemlerine ortak cevap bulmak için birleşmek isteyen Patrik Kiril ve Papa Francis terörizmle herkesin ortak bir bilinçle hareket etmesi gerektiğini söylemiştir. Ancak, Ortadoğu’daki Hristiyanları koruma ve zengin ülkelerin kapılarını çalmaları halinde bu sığınmacılara kayıtsız kalmaması çağrısı yapılarak sınırlı kalınmıştır. Ortadoğu’da Sığınmacıların tamamına yakınının Müslüman olması görülüğünden bu iki kilisenin birlikte Hristiyan dünyası için çabası ne ihtiva etmektedir. Ortadoğu’da Müslümanlara yapılan insanlık dışı uygulamaları hiç dikkate almayan papa ile patrik tarihte ayrı bir görüşme ile yerini almıştır. Rusya’nın Ortodoks olmasının burada ortada olan problemler için birlikteliğine dair isteği olabilir mi? Modern dünyasında Türk ve Müslümanlar yer almıyor mu? Ülkelerinde Türkmenlere, Müslümanlara adı konmamış saldırılarda, hukuksuzluğun, vahşiliğin, daha çok demokrasi ve gelişmişlik yalanları bulunmaktadır. Batı kendi güvenlik kanunları çerçevesinde “heceleme” hatası yapan on yaşındaki çocuk için ülke güvenliği tehlike altında diyebilecek kadar insanlıktan yoksun olmamış mıdır? Aynı batı İngiltere’deki on yaşındaki bu çocuğa öğrenci olarak bakmamış heceleme yanlışından ülke güvenliğinin tehlikeye varan sorgulamalarıyla komedi filmlerine konu olabilecek uygulamalarını dünya basını neden görememiştir? Denizin ortasında güvensiz, çaresizlik içinde batan botlarla hayatını kaybeden insanlara, çocuklara, Denizin karaya vurduğu çocukta görüldüğü gibi üzülmeyenler, BM çocuk evrensel beyannamesini bile gündeme taşımamış ikiyüzlü olmuştur. Müslümanlara karşı haçlı anlayışı içinde olunacak ki, bu çocuklar için gelecekte potansiyel suçlu olacakları karikatürlerde anlatılmaktadır. Denizin dalgalarıyla karaya vuran masum çocuğun dünyaya verdiği görüntüyü açıklama gereği duyduk. Bu masum ve güzel çocuğun görüntüsü vicdan sahibi olanların içini parçaladı. Dünya ne yaptı? Sadece izledi. Masum çocukların yurtlarından uzaklaştırılarak sefalete, ıstıraba ve geleceğinin karartılmasına bakılmadan kendi bakış açılarıyla değerlendirmeler insanlık tarihi adına vicdansızlık değil midir? Denizde katledilen insanlar ne adına bu zulme maruz bırakılmaktadır. Hangi vicdan ortada olan bu uygulamalara demokratiklik veya insan hakkının varlığı ile bakabilecektir. İkiyüzlü batının tarihi tekerrür etmekte değil midir? İnsanlık tarihinde övünülecek Türk kimliğinden rahatsızlık duyulması adaleti, hoşgörüsü ve tarihi geçmişi ile alternatif olduğundan mıdır? Müslümanlık ve Türklük birliği özdeş olduğundan mıdır? Batı ile uzlaşmaya giden İran, öteden beri Müslümanlara, Türklere yapılan haksızlıkları kınamamaktadır. İsrail’in tartışılan yerde doğal gazı bulup, stratejileri dikkate almadan dünyaya açması gibi bu coğrafyada uzlaşı olduğu mudur?

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim