• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671

    İKİNCİ BİR ÖCALAN İSTEMİYORUZ!

    21.08.2016 20:33
    Hasan Suiçmez / yazar

    Hasan Suiçmez / yazar

    “Suyun suya benzediği kadar, geçmiş geleceğe benzer” diyor ya ünlü İslam sosyoloğu İbn’i Haldun!

    Ne kadar da güzel söylüyor anlatalım;

    Yıl 1999, Başbuğun vefatının üzerinden yaklaşık iki yıl geçmiş. Onu hayatında anlamayanların “ahde vefası” MHP’ye kimsenin tahmin edemediği ölçüde halkın teveccühünü yönlendirmişti. Bu durum dünyanın baş emperyalist devleti ABD’yi endişelendirdi! Hemen bir mastır plan yaparak sahneye koydular. Abdullah Öcalan kahpesi Amerikan marifeti ile Suriye’den çıkarıldı! Rusya, İtalya, Fransa, Yunanistan derken birçok ülke gezdirilerek Türk toplumunun heyecanları zirve yaptırıldı. Hatırlayın; her gün meydanlarda mitingler düzenleniyor, katil Apo posterleri altında on binler yürütülüyor, okullar öğretmenleri ile izin almadan nümayişlere katılıyorlardı!

    Gelişmelerin olgunluğa ulaşıldığına inanıldığı an oyunun ikinci perdesine geçildi. Bu katil başı Kenya’ya gönderilerek CİA tarafından orada paketlendi ve asılmamak kaydıyla 15 Şubat 1999 tarihinde Ecevit azınlık hükümetine teslim edildi! Hatıralarında Öcalan’ı Amerika’nın neden kendilerine teslim ettiğini anlayamadığını söyleyen Ecevit durumun vahametini anladığı zaman çocuğu kucağına almış bulunuyordu!

    Amerika’nın esas gayesi yaptırdığı anketlerle MHP’nin 1.parti olacağını gördüğü için bunu önleyici bir programı uygulamaktan ibaretti! Ecevit’in bunu anlayıp anlamaması o kadar da önemli değildi! Plan gayet ustalıkla uygulandı ve tam başarı sağladı. 18 Nisan seçimleri sonrası birinci parti olacağı kesin görülen MHP ikinci parti oldu, Öcalan’ı yakalattığı yaygarası ve propagandası yapılan Ecevit’in partisi DSP ise birinci parti oldu! Amerika bir defa daha başarılı olmuş, 1980 darbesiyle olduğu gibi MHP’nin iktidara gelmesini ikinci kez engellemişti!

    Bu oyunu tezgâhlayan ABD Öcalan’ın yargılanmasına müdahale etmemiş, idam kararına saygı duyuyoruz demiş, Öcalan’ın yargılama sonucuna itirazı da büyük bir ihtimalle ABD baskısıyla AİHM tarafından reddedilmiş ve yargılamanın adil ve tarafsız yapıldığı dünya ölçeğinde deklere edilmişti!

    Bunun üzerine başbakanlıkta bekletilen Abdullah Öcalan dosyası gereği için TBMM’ne sevk edilmişti. Ne var ki ayni Amerika’nın baskısı ve etkisiyle TBMM’de üyesi bulunan partilerin MHP hariç, oy birliği ile Öcalan 1 Ağustos 2002 yılında yapılan meclis oylamasında idamdan kurtarılarak, Türk devletinin garantisine teslim edilmişti!

    O gün bu gündür 40 bin insanımızın katilinin baş sorumlusu bir kişi dağda kalsa ya da kaçtığı ülkelerde yaşasa çoktan gebertilebilecekken özel bir operasyonla ve üstelik bir taşla iki kuş vurularak emniyete alınmış ve kullanıcıları tarafından böylece ödüllendirilmişti!

    Şimdi gelelim oyunun yeni perdesine! Aynı oyun, aynı emperyalist devlet tarafından bu gün yine ustalıkla ülkemizde sahneye konulduğu endişesini taşımaktayım! 15 Temmuz sonrası gelişmeler haklı olarak halkı meydanlara yığdı. Siyasi iktidar bu yığılmanın süresini uzattı. Bu toplantılarda elde sallanmak için Türk Bayraklarını üreten fabrikalar 24 saat esasına göre mesai yaptıkları halde milletin isteklerine cevap vermekte zorlandılar! En son, tarihte misli görülmemiş bir kalabalık ve Türk bayrakları ile Yenikapı’da bütün siyasi partilerin katılımı ile görkemli bir mitingle toplantılar taçlandırıldı. Bu arada Türkiye de boş durmayarak Amerika’dan yeni katil başı FETO’yu isteyerek, durumu yüksek sesle dünya ya duyurmaya başladı! Amerika alttan alarak, Türkiye’nin isteğinin normal olduğunu ancak kendilerinin bir hukuk devleti olduğunun unutulmamasını söyleyerek “aba altından sopa” gösterme siyasetini uygulamaya koydu. Hatta iki ülke arasında, suçluların iadesi anlaşmasının açık hükümlerine rağmen, yakın bir zamanda ABD başkan yardımcısının bu konu ile ilgili Türkiye ye geleceği söylenerek, toplumun gazı alınmaya başlandı!

    Ceo Byden isimli Amerikalı Türkiye ye bu konu ile ilgili neden geliyor! Acaba 1999 Öcalan olayındaki gibi yeni bir tezgâh mı kurulacak! Yani alın biz size FETO’yu verelim, yargılayın, idama mahkûm edin, hatta idamı da kaldırarak Avrupa Birliği ile ilişkilerinizi de sonlandırın, halkın gazını alın, ancaaaak; FETO’yu asla asmayacaksınız! Size onu ancak bu şartla veririz demeye mi geliyorlar!

    Ortada suçluların iadesi anlaşması varken, suçlu belliyken, Amerikalı üst düzey yöneticinin bu konu ile ilgili Türkiye ye gelmesinin bence hiçbir mantıklı yönü yoktur!

    Bir tarihçi olarak üzülerek söylemek isterim ki; Türkiye bu kadar yüksek perdeden konuyu seslendirmesine rağmen Amerikan’ın bu beklentisini karşılamaktan başka da bir çaresi yok gibi! Çünkü Amerika bu isteğini Türkiye ye yaptırmak için ayrıca yedek bir planda hazırlamış durumdadır! Eğer Türkiye Amerika’ya bu konu da şartsız hayır der, FEYOYU istemekte ısrar ederse; korkarım ki Amerika Türkiye’yi bu isteğinden vazgeçirmek için hiç temenni etmemekle birlikte Doğu ve Güneydoğu Anadolu da bir şehrimizi bir şekilde PKK’ya işgal ettirerek Türkiye’nin bütün enerjisini ve dikkatlerini oraya yönlendirip FETO’yu istemekten vazgeçirecektir!

    Ancak Amerika unutmaması gerekir ki; 1895 tarihinde, dünya da kendi tarihinde ilk haracı Osmanlının Cezayir dayısı Hasan paşaya ödemek zorun da kalmıştır. Tarihinde kendi dilinin dışında ve Türkçe olarak ilk ve tek anlaşmayı da Hasan paşa ile imzalayıp Akdeniz’den canını zor kurtararak gemilerini alıp kaçabilmiştir!

    Bu günde ABD; devleti ve milleti için yaşayan Türk milliyetçilerini aşmadan Türkiye de hiçbir planını başarı ile uygulayamayacağını artık bilmelidir! Yenikapı’yı iyi analiz etmelidir!

    Söz konusu vatan olduğu zaman bu milletin ayrılığı-gayrılığı kalmaz bilinmelidir!

    Söylemek isterim ki; Öcalan örneği ve ABD tıyneti ortadayken bizim bu paralelci katil başını ABD’den almamız mı, yoksa hakkında gerekli yargılamayı yaparak onu idama mahkûm ettikten sonra, bizim idam mahkûmumuzu Amerika’ya besletmemiz mi daha doğru olur, bunu daha soğukkanlı olarak ve milletçe ve mantıklı bir şekilde inceden inceye bir kere daha düşünmemiz gerekmektedir!

    Yoksa 2.bir Öcalan’ı bu ülke de asla istemiyoruz;

    Etkili ve yetkililer ile aziz milletimizin bilgilerine arz olunur.

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yorumlar
    OFLİİİ
    22 Ağustos 2016 Pazartesi 09:52
    09:52
    hocam bu iş FETOY la bitecek mi dersıniz...
    feto biter ÇETO gelir...
    hep piyon buluyorlar bize karşı...
    sorun bu ülkeyi kimin yöneteceği meslesi değil mi..
    t' TÜRKİYE' Yİ Türkler mi yönetecek yoksa bizi çocukalr'Mİ meslesi değil mi...
    ha bu arada FETO üzerinden samimi Müslümanlara vurma seansları da başladı gibi
    95.1.61.105
    adil
    21 Ağustos 2016 21:59
    Hasan suicmez biraz su iç en iyisi...
    84.85.230.128
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim