• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385

    HÜZNÜME GEÇMEZ SÖZÜM

    28.05.2014 09:57
    Nehir Varol / Yazar

    Nehir Varol / Yazar

    Bazen söz biter, kelimeler boğazda düğüm düğüm olur. Karanlık, derinlik, rutubet, kükürt kokusu, patlama sesi, makina sesi ... İnsan doğasına aykırı bir işte, ekmek parasına kazma sallamak...

    Yüksek lisans tezimi Eskişehir,  Mihallıçık' ta bulunan iki kömür ocağında yaptım. Hayatımın dönüm noktası olarak tanımladığım 3-5 tecrübeden birisiydi benim için. Çalışmam bitip de eve dönerken yolda, dünyanın en zor işinin maden işçiliği olduğunu düşünmüş, 1-2 hafta yaşadıklarımın etkisinden kurtulamamıştım. O zaman da kelimeler boğazımda düğüm düğümdü. Tıpkı şimdiki gibi...

    Yerin metrelerce altında, çoğu zaman havalandırmanın yetersiz olduğu koşullarda çalışan işçiler. Yemekleri sohbetleri dostlukları yeraltında... Madene her girişte hayatla vedalaşan insanlar...

    Kömür tozu içerisinde sefer tasları açılır, çoğu zaman zeytin, peynir bir şeyler atıştırılır, 5-10 dakika sohbet edilir, sonra tekrar işbaşı. Çoğu zaman işletmeye göre güvenlik önlemlerinin minimum seviyede olduğu koşullarda Allaha emanet çalışılır. Yeryüzüne çıkıldığında, her türlü maskeye rağmen, burun deliklerini ve ağzı çevrelerden simsiyah halkalar. Siyahlaşmış yüzün ortasında hüzünlü ve bitkin bakan bir çift ışıldayan göz...

    Afet ve Acil Durum Risk Yönetimi uzmanı ve tezini kömür ocaklarında yapmış bir kişi olarak Soma’da yaşananlarla alakalı sanırım bir kaç laf söylemeye hakkım vardır.

    Soma'da ne oldu, ne bitti? zamanla aydınlanacak. Aslında aşağı yukarı aşikar her şey. Peki ya sonra? Yine yeni mevzuat, yeni yönetmelikler vs. 1999 Marmara depremlerinden sonra birçok kurum yenilendi, yeni kanunlar çıkarıldı. Sonuç? Birkaç  küçük değişiklik dışında bence   ve maalesef hala 1999 yılındaki durumdayız.

    Yıllardır söylenen söylem, yara sarmak yerine yara almamak. Ama üzgünüm ki; hala afet sonrası yara sarma aşamasındayız. Ölen 301 canı hiçbir şey geri getiremez. Bu durum sadece şu anki;  hükümetin suçu değil, maalesef yıllardır bu coğrafyanın kaderi olmuş.

    Peki; ne yapmak gerekir. Aklıma ilk etapta gelen birkaç öneriyi sıralayabilirim. Acil durum planlarının uzmanlarca yapılması, planların her yıl yenilenmesi, gerçek anlamda tatbikatların yapılması,  afet zararlarının azaltılması yönünde teknik önlemlerin alınması, işçi sağlığı ve iş güvenliğinin gerçek anlamda gerçek uzmanlar tarafından yönlendirilmesi, işçilerin eğitimi, kaliteli güvenlik malzemelerin
    kullanımı, taşeron işçi çalıştırmanın engellenmesi ve en önemlisi yoğun denetimlerin ve yaptırımların uygulanması bu önlemler arasında sayılabilir.

    Ancak her türlü önlem alınsa da; bazen artık risk durumu oluşabilir. Bazı sonuçları engelleyemeyebilirsiniz. Ama tüm önlemler alınmıştı ve içimiz rahat dersiniz. En azından, yanan kömür sonucu ahşap tahkimat zarar görüp yıkılmaz, göçükler oluşmaz, karbon monoksit yüksek seviyelere gelip yüzlerce can almaz, kaçış yolları tıkanmaz, yani bilanço bu kadar ağır olmaz.

    Ve maalesef ülkemizde afet zararlarının azaltılmasına yönelik projeler ve risk yönetimi yapacak bir kurum yoktur. Afet İşleri Genel Müdürlüğü yerine kurulan AFAD, afet sonrası müdahale aşamasını organize eden bir kurum konumundadır. Bütünleşik bir yaklaşımla çalışan enstitü niteliğinde bir kuruma ihtiyaç vardır

    Evet söylenecek çok şey var. Temennim bu olayların bir daha yaşanmamasıdır. Somada içten içe yanan ve alevlenen kömür tüm Türkiye'nin içini yakmıştır.

    Artık gerçekleri kavramanın, yanlışları düzeltmenin ve her türlü önlemin alınmasının zamanıdır. Kavga ve gerginliğin kimseye faydası yoktur.

    Etiyopya'dan dönüş yolundayım uçağın küçük penceresi karanlığa açılıyor tıpkı kara yazılı Afrika gibi, tıpkı Soma madeni gibi…

    Hüznüme geçmez sözüm, içimde 301canın acısı....


    Bir Söz;

    "Felaket başa gelmeden evvel önleyici ve koruyucu tedbirleri düşünmek lazımdır, geldikten sonra dövünmenin yararı yoktur. " M.Kemal ATATÜRK
    Öneri :
    CD: HUGH LAURIE – Let Them Talk,

    Kitap: Herkes Karanlıkta Biraz Zencidir. – K. İskender

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim