• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671

    Haydi Bismillah

    29.09.2015 14:46
    Vedat Uzuner / Yazar

    Vedat Uzuner / Yazar

    Bu bismillah herhangi bir siyasi partinin seçim sloganı ya da şarkısı değil. Dolayısıyla yasaklanması da söz konusu değil.

    Dilimizde büyüyen tüyler kocaman ağaçlara dönmeye başladı.

    Milli Eğitim Bakanlığının bariyer basamaklarına dönüştürdüğü kariyer basamakları sorununu çözmesini bekleyen birçok öğretmen emekli oldu.

    Ya şûralarda alınan kararlara ne demeli?

    Kimi avutuyor, kimi kandırıyoruz?

    Birçok ülkenin nüfusundan daha fazla öğrenci sayısıyla yeni bir öğrenim yılına daha başladık, hayırlı olsun.

    Sürekli olarak eğitim-öğretim dediğimiz için öğrenim kelimesi bazı dostlara göre çok şık durmuyor gibi.

    Biz yoksa beşikten mezara kadar öğrenmeyi tavsiye eden bir Peygamberin (S.A.V) ümmeti değil miyiz?

    Yakın çevredeki dostlarla yaptığımız eğitim sohbetlerinde konu dönüp dolaşıp kılık kıyafete geliyor.

    Dil, gerçekten düşünmenin aracıysa vay halimize.

    Demek düşünmemizi sağlayacak en temel unsur eksik.

    Çok az okuyoruz, çok fazla konuşuyoruz. Konuşurken kullandığımız kelimelerin azlığı da bizi bir fasit daire içine hapsediyor.

    Hep aynı şeyleri söylüyoruz.

    Yeni fikirler, yeni projeler, yeni ufuklar, yeni çözümler tasarlamak yerine dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz: Öğrenci ya da öğretmenin kıyafeti.

    Öyle ki bu konuda zulme uğradığını, sıkıntı çektiğini, ekmeğini, mesleğini kaybetme tehlikesi yaşadığını düşündüğümüz, bildiğimiz dostlarımız bile yeri geldiğinde kraldan çok kralcı oluyor, kuralcı oluyor.

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın yönetmeliğin bir paragrafında serbest bıraktığı öğrenci kıyafetini bir başka paragrafta okul-aile birliğinin insafına terk etmesi ne garip çelişkidir.

    Hani okulları okul-aile birlikleri yönetmiyordu.

    Çağı ve muasır medeniyeti yakalama hedefindeki bir ülkenin bin yıllık devlet geleneği üzerine kurulan Türkiye’nin tartıştığı, bu ülkenin eğitimine şekil veren okul yöneticilerinin uğraştığı şey daha bıyığı bile terlememiş çocukların saç ve sakal tıraşı olmamalı.

    Eteğin ya da pantolonun kumaş cinsi ve rengi olmamalı.

    Öğretmek kalbe dokunmaksa eğer öğrencilerimizin kalbine dokunabilmeliyiz artık.

    Anayasa’nın 42. maddesi ‘Kimse eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz’, der.

    Bir sabah okul çocuklarının önüne çıkarak ne kadarının severek okula gittiğini soralım.

    Çocuklara okulu sevdiremiyorsak eğitim haklarına engel oluyoruz demektir.

    Aynı yöntemlerle farklı sonuçlar alınamayacağına göre artık yöntem değişikliğine gitme zamanı gelmedi mi?

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yorumlar
    KARŞULAR BAYERA
    30 Eylül 2015 Çarşamba 10:08
    10:08
    Bir sabah okul çocuklarının önüne çıkarak ne kadarının severek okula gittiğini soralım. Artı öğretmenlere soralım. Okullardaki çalışma barışını kimlerin bozduğunu soralım Adam kayırmaları soralım. Torpilleri soralım. Sahi Vedat bey insanları okula gitmekten soğutan kim?
    95.1.186.144
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim