• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258

    HAKKINDAN VAZGEÇMEYİ VATANSEVERLİK SAYMAK!

    26.11.2012 12:13
    Hasan Suiçmez / yazar

    Hasan Suiçmez / yazar

     

    Medyatrabzonda yazdığım bir makale ile ilgili yorum yapan “aziz Seyfi” rumuzlu bir dostumuz yorumunda çok güzel bir ifade kullanmış. Bana göre bu ifade yazılan yazıdan daha da güzeldi. Diyor ki yorumunda dostumuz “hakkından vazgeçmeyi vatanseverlik saymak ahmaklığın adıdır” Bu güzel ifadeden yola çıkarak bugünkü halimize bir “seyri temaşa edelim” dedik.

    Türk toplumu gelenekleri çok güçlü olan, sosyal dokusu her şeye rağmen bozulamamış örnek bir kültür mirasına sahiptir. Asırlarca merkeziyetçi yönetim ve zihniyetle yönetildiği için zaman zaman hak aramayı devlete itaatsizlik olarak algılayıp; aslında yanlışı yapanların yanlışlarının meşrulaşmasına bilmeden sebep olabilmiştir. Anadolu insanının devletine bağlılığı adı altında istismar edilebilen bu yaklaşım toplumumuzun gelişmecilik hamlesi önünde sosyal bir tortu oluşturmuştur.

     

    Devletimiz ya da onun adına hareket ettiğini söyleyenler Anadolu insanının bu saf ve temiz yaklaşımını iyi okuyamayarak kendilerince bazı yanlış anlayışlar oluşturmuşlar ve bu yanlış anlayışlarını “devletin kutsallığı” masalı altında çok da güzel saklamayı başarmışlardır.

    Bugün yaşadığımız toplumsal sancıların temelinde de aslında bu yaklaşımların olduğunu görmek çok da zor olmamaktadır. Eline kaşığı alan her seferinde bunu kendi ağzına taşıdığı halde, yedikleri kendi midesine indiği halde, karşısındakilere; bakın bunu sizin adınıza yapıyorum şirretliğinde bulunabilmiş ve buna da kutsiyet izafe edebilmiştir. Devlete bağlılığı ibadet sayan bir gelenekten gelen Türk toplumu, ne yazık ki bu ikiyüzlülüğün ve riyakârlığın; vatana bağlılıkla, otoriteye bağlılıkla, devlete hürmet ve hizmetle bir ilgisinin olamayacağını anlayamamış ya da çok geç anlamıştır.

    Bu anlayış ve anlamayı bile; toplum ne bilir, onlar sürüdür, hatta dağdaki çoban ile bir profesörün oyu bir olur mu? Bu ilkelliktir gibi düz ve cilalı laflarla geçiştirmeye çalışıp saltanatlarını devam ettireceklerini sananlar yanıldıklarını elbet teki anlamışlardır.

    Milleti hor görerek, onun geleneklerine ve töresine iman derecesinde bağlılığını kendi aymazlıkları için sermaye sanarak sosyal ticaret yapanların devri kapanmıştır artık. Halk adına hükmedip hakka ihanet edenlerin; hakkın takdirine teslim olmadıkları sürece bir daha böylesine sanal saltanatlar kuramayacaklarını onlar ve “dur bakalım bu böyle gitmez” hayalinde bulunup, hala gelişmeleri tam ve doğru olarak okuyamayanlar anlayacaklardır.

               

    Kendi kokuşmuş hayatlarını medeniyet, haykırmalarını müzik, müstehcenliklerini sanat zannedenlerin taçları da, tahtları da başlarına yıkılmıştır.

    Yıkılmıştır yıkılmasına da bunlar hala “Hristiyan azizler gibi” gökyüzünden İsa’nın gelip kendilerini kurtaracağını zannediyorlar. Bu toplum; bu alicenap insanlar yıllarca kendi vatanlarında; horlandıkları, aşağılandıkları ve ikinci sınıf vatandaş görüldükleri halde; vatanı temsil ettiklerini zannedenlere karşı saygısızlıkta bulunmadılar.

    Belki sabırdan, belki kahırdan bu sadakatlerinin bile önemsenmediği on yıllardan gelerek bu şerefli milletin bir gün mutlaka hak ettiği seviyeye ve günlere geleceği inancıyla kendileri karınca olarak görülseler de “Hz. İbrahim’i yakan Nemrut’un ateşine” su taşıdılar. Bu su ile bu ateşin nasıl olsa sönmeyeceğini zannedenler, bugün pişmanlıklarını kafalarını en yakınlarındaki beton duvarlara vurarak ve artık çıkmayan ve zaten de duyulmayan seslerini avazları çıkana kadar kendi kendilerine bağırarak anlamışlardır.

    Aziz Seyfi rumuzlu kardeşim, müsterih ol, dün devlete kutsiyet izafe edip kendi çıkar çarklarını döndürmeyi devlet adamlığı zannedenler ile bu gün bu yanlışı düzeltirken benzer yanlışlara düştüğü iddia edilenlerin muhasebesini bu millet çok iyi yapar. Ne demiş büyüklerimiz:           İki yanlış bir doğru etmez!

    Cümle âleme ilan olunur ki;“

    Artık “Hakkından vazgeçmeye vatanseverlik demeyeceğiz” 

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yorumlar
    sacide aydın
    08 Aralık 2012 Cumartesi 01:09
    acaba
    Kendileri gibi düşünmeyen insanları ezercesine,her başı kapalıyı öcü gibi görürcesine,demokrasiyi sadece kendilerine hak görürcesine,hafif de olsa halka tepeden bakıp,sonra da halkçı edebiyatı yaparak bu topluma illallah çektirmiştir.Demokrasi herkese vardır,herkes istediği gibi yaşayabilir.Hak verilmez alınır diyorsunuz,kime ne hak tanıdınız ki şimdi hak bekliyorsunuz?Bu ülke zaten yapılan hataların insanlarda oluşturduğu bıkkınlık yüzünden bu durumda.İğneyi birazda kendimize mi batırsak??
    78.170.0.107
    sacide aydın
    08 Aralık 2012 Cumartesi 01:03
    devam
    Hak aramak ölmek midir,işleri ölünecek hallere getirmek midir veya her ölen haklı mıdır bunlar tartışılır ancak her ölüm bir kayıptır o konuda sözüm olmaz.Ancak ben şu son 10 sene içinde öyle şeyler gözlemledim ki,bazı insanlar ülkenin çağdaşı olmuşlar,demokrasi ve cumhuriyet diye yollara düşmüşler,Atatürk'ü ,ne hakla bilmem,sadece kendi arkalarına almışlar.Bazıları var ki Aziz Nesin denilen zatın "Türk halkının % bilmem kaçı aptaldır safsatasını da kendilerine kılavuz edinmişler.
    78.170.0.107
    sacide aydın
    08 Aralık 2012 Cumartesi 00:56
    iğneyi kendimize
    Hocam yazılarınızı yeni takip etmeye başladım ve gurur duyarak da okuyorum..Siyasetten hiçbir şekilde hoşlanmasam da kendimce bir kaç kelam etmek istedim;Sayın yaşar hocam fikirlerinize saygı duymakla beraber katılmadığımı belirtmek istiyorum.İğneyi de çuvaldızı da sürekli karşı tarafa batırmayı alışkanlık edinmiş bir çok insanın hatalarıyla dolu olan 80'li yılları birer utanç olarak alnımıza kazımışlar malesef.Kazımışlar diyorum çünkü ben o sene doğdum.Bu işte en ufak bir katkım yok.
    78.170.0.107
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim