• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501

    Güle Güle Şampiyon

    10.06.2016 11:45
    Vedat Uzuner / Yazar

    Vedat Uzuner / Yazar

    ‘Bir horoz sadece ışığı gördüğünde öter. Karanlığa koyarsan, sesi çıkmaz. Ben ışığı gördüm ve ötüyorum’.

    ‘…Demek istediğim Hitler gibi bir adam bütün Yahudileri öldürdü diye hesaba çekilmeyecek mi? Onu birinin cezalandırması lazım. Belki burada değil ama öldükten sonra.

    Muhammed Ali...

    Birçok kişi için hiç sevilmeyen sporun en sevilen temsilcisi.

    Küçük yaşta, bisikletinin çalınması sonrasında yaşadığı duygusal travma ve bu sırada rastladığı boks maçı.

    On iki yaşında başlayan bir süreç.

    Yüksek öğretimde bile ne yapacağını, hangi mesleği seçeceğini bilemezken birçok insan, on iki yaşındaki Muhammed Ali boksör olmaya karar veriyor.

    Okulu yok nasıl olsa.

    Dayak yiye yiye işini öğrenecek.

    Sonra o dayak atmaya başlayacak ve geçimini sağlayacak. Ben olsam yediğim ilk yumruktan sonra boksör olmaktan da vazgeçerdim, bisikletten de.

    İlginçtir, kazandığı başarılar dünyada ses getirirken özellikle o dönem Amerikasının siyahlara bakış açısında Muhammed Ali özelinde bile olumlu bir gelişme yaşanmıyor.

    Devam eden ırk ayrımcılığı Muhammed’i bir takım sorgulamalara itiyor.

    Beynini kurcalayan sorular Malcolm X’le tanışmalarının hemen öncesine rastlıyor.

    Amerika’da yaşanan ırkçılık ve ayrımcılık karşısında mücadele eden bir başka renkdaşı, Malcolm X’le tanışarak yakın bir dostluk kuruyor. Bu dostluk, Malcolm bir suikaste kurban gidinceye kadar devam ediyor.

    Dünya tarihinde, son derece başarılı binlerce sporcu, onlarca boksör olmasına rağmen Muhammed Ali’yi diğerlerinden ayıran, on iki yaşında başından geçen bisiklet hırsızlığına verdiği tepki sonucu kendine çizdiği hayat oluyor.

    Bu hayat tarzı yirmi iki yaşındayken Malcolm X’in de izlediği şampiyonluk maçından sonra Müslüman olduğunu açıklaması sonucunu getiriyor.

    Birkaç yıl sonra Amerika, dünyanın her tarafına götürmeye alışık olduğu demokrasiden Vietnama’a da götürmek istiyor.

    Bunun üzerine de Ali’ye Vietnam’da savaşmak üzere orduya katılması çağrısı yapılıyor.

    Muhammed Ali son derece asil bir tavırla, ‘Vietnamlılar bana bir şey yapmadılar ki, onlarla neden savaşayım’, diyerek tepkisini koyuyor.

    Şampiyon, savaşa katılmak istememenin karşılığını maddi manevi sıkıntılar, boks lisansından mahrum olma ve sonrasında unvanını kaybetme şeklinde ödüyor.

    Çektiği birkaç yıllık sıkıntı onu içe kapanarak kabuğuna çekilmiş, oyunu kaybedip pes etmiş birisi yapabilecekken böyle olmuyor, Muhammed Ali buna müsaade etmiyor.

    Ayağa kalkıyor, çalışıyor, bir iki tökezliyor ve yine dünyanın en büyük şampiyonu unvanını eline alıyor.

    Şampiyon sadece boks mu yapıyor?

    Elbette hayır.

    Müslüman oluncaya kadar kendine has yöntemler kullanarak sihirbazlık gösterileri yapıyor.

    Şiirlerin çoğunlukta olduğu albümler çıkarıyor.

    Yetişkinle yetişkin, çocukla çocuk oluyor.

    Özellikle gençlerimizin karakter oluşumuna katkı sağlayacak nitelikte; okudukça okumaya değer hayatlar olduğunu görüyoruz. Tozlu sayfalar arasında kalmaması dileğiyle…

    Güle güle şampiyon…

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim