• BIST 89.109
  • Altın 146,701
  • Dolar 3,6410
  • Euro 3,9269

    Göle bir taş atıyorum !

    06.12.2012 22:08
    Hasan Suiçmez / yazar

    Hasan Suiçmez / yazar

     

    Evet, göle bir taş atıyorum, biliyorsunuz taşı bir kişi atar ama 40 kişi çıkaramaz derler. Benim taşım çıkarılamayacak kadar ağır olmayacak belki ama insanları en azından düşündürmeye yetecek kadar da köşeli bir taş olacak. 
     
    Meramımız “Trabzon şehir Tarihi” nin şimdiye kadar gereği gibi milli kaynaklara dayandırılarak yazılamamış olması. Trabzon gibi çok eski bir tarihe sahip yerleşim yerinin tarihinin tamamen milli kaynaklara dayandırılarak yazılması gibi bir beklenti zaten doğru olmaz. Ancak bugünkü yaşayan Trabzon’umuzum şehir tarihi tam ve doğru olarak milli kaynaklar kullanılarak yazılabilecek berraklıktadır. 
     
    Bu alanda Şakir Şevket’in 1870 lerde yayınladığı“Trabzon Tarihi”, Kudret Emiroğlu’nun; “Dünya’dan bakınca Trabzon”, Muzaffer Lermioğlu’nun “Genel savaş ve Hicret Anıları” ve Mahmut Goloğlu’nun Trabzon ile ilgili değerli eserlerine rağmen yine de Trabzon da yaşayıp bu şehrin kadim tarihi ile şehir tarihini tam olarak öğrenmek isteyenleri tatmin edecek çalışmaların eksikliği hissedilmektedir. Bu alanda dağınık olarak belki bir dizi bahsettiğim yazarlar ve benzerlerince eserler yazılmıştır. Ama çoğu eserler birbirinin taklitlinden öteye geçememiştir.
     
    Türkler için söylenen güzel bir söz vardır; denilir ki, Türkler tarih yapmaktan, tarih yazmaya vakit bulamamışlardır. Gelişmeler bunu doğrulayacak şekilde olmuştur. Biz kendi tarihimizle ilgili ne zaman bir kaynak göstermek istesek hemen “Süryani Mihail şöyle dedi, Bizanslı Dukas böyle dememişti” diye söze başlar, yabancı kaynak adı kullanmayı da anlattıklarımızın güvenilir olması için referans olarak kullanırız.
     
     Kendi tarihini yazamayan bir millet var mıdır denilse; cevabı kesinlikle “Türkler” olur dersek abartmış olmayız. Bu ne yazık ki, genel tarih konularında olduğu gibi şehir tarihlerinin yazılmamış olmasında da aynen böyledir.
    Trabzon la ilgili yabancı kaynaklar çok fazladır ancak bu kaynakların doğruluklarını doğrulayacak ne yazık ki bir imkânımız yoktur.
     
     Bu yazarların yaşadıkları tarihlerde yazdıklarını olduğu gibi doğru kabul etmek tarih biliminin mantığına uygun düşmez. Ama Trabzon ile ilgili yazılan hemen bütün eserlerde bu yazarların eserleri referans olarak kullanılmış.
     
    Bu eski bir alışkanlığımızın kötü bir devamı olarak algılanmalıdır. Mesela Eusebius, Ksenophon, A.Breyer, A.Gibbons, Rabelais, Cervates, P.Galdoz, L.A Franke, A.Marini Longman, P.Trianntafilides, Belazuri gibi yazarların çalışmalarında mutlaka yararlanılacak noktalar vardır. Ancak bunları dokunulmaz referans olarak kabul etmek ve dipnotların sayısını arttırmak için kullanmak doğru bir yaklaşım değildir. Bu konuda biraz daha kafa yorarak, ter akıtarak, zaman ayırarak çalışmalar yapmamızın gerekli olduğuna inanıyorum.
     
    Bu çalışmalarda şehir yöneticilerinin öncü rolünün çok önemli olacağına inanıyorum. Bu öncülük gerektiğinde yeterli destek ile sağlamlaştırılmalıdır. Trabzon gençliği ve insanı çevresindeki her türlü maddi varlığın akıbetini ve evvelini bilme ihtiyacı vardır. Böyle olmazsa birileri çıkıp her şeyimize sahip olmaya çalışıyorlar.
     
    Trabzon için güzel çalışmaları olan insanlarımızı kutluyorum. Hepsinin emeklerine saygı duyarak değer veriyorum. 
     
    Ancak zihinlerdeki Trabzon’u mutlaka yabancı kaynaklardan aktarılan bilgilerle devam ettirmemeliyiz diyorum. Trabzon şehir tarihînin yeni nesillerin de rahatça ve ilgi ile okuyabilecekleri bir özellikte yazılmasını, bunun için şehir önderlerinin öncülük etmesini ve bunu milli bir mesele olarak algılamalarını temenni ediyorum.
     
    Göle bir taş atıyorum ama bu taş kırk akıllının çıkaramayacağı bir taş değildir, bilinmesini istiyorum.
     
     

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yorumlar
    yaşar DURMUŞ
    07 Aralık 2012 Cuma 22:16
    mİLLİ TARİH
    tRABZON GİBİ TARİHİ BİR ŞEHRİN TARİHİ TÜRKLEŞTİĞİ KABUL EDİLEN 1461 YILINI MİLAT ALARAK YAZILAMAZ .mİLLİ TARİH ANCAK BİR BÖLÜMÜ OLUR. o NEDENLE MİLLİ TARİH KONUSUNDA SİZE KATILMIYORUM. ANCAK TRABZONUN TARİHİ ÇOK DAHA GENİŞ VE KAPSAMLI OLARAK YAZILABİLİR Kİ NE YAZIK Kİ YABANCI KAYNAKLARDAN YARARLANMAKTAN BAŞKA ÇAREDE YOK GİBİ. aYRICA TARİHİ DOĞRU OLARAK KABUL ETMEK ( YAVUZUN KÜPELERİ ) TE OLDUKÇA ZOR. tARİH OLSUN YAZILAN SENARYO DEĞİL KOLAY GELSİN
    92.45.181.54
    sacide aydın
    07 Aralık 2012 Cuma 16:35
    göldeki taş
    sayın hocam göle attığınız bu taşın,suyun yüzeyinde güçlü dalgalar yaratmasını diliyorum.trabzonla ilgili tarihi kaynak eksikliğini en çok yaşayanlardan birisi de benim,trabzon gibi her caddesi tarih kokan bir şehrin layığıyla anlatılmasını çok isterim.belki trabzonun göbeğindeki ,paçası daracık ve belinden pantalonu düşmek üzere olan özenti,emocu gençlerimize azıcık da olsa tarihini düşündürebiliriz...umudum çoook az da olsa var.
    78.186.105.91
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim