• BIST 83.126
  • Altın 147,804
  • Dolar 3,7909
  • Euro 4,0688

    Galatasaray'a Yapılan Trabzonspor'a Yapılır Mı?

    11.02.2015 22:53
    Engin UZUNOĞLU / Yazar

    Engin UZUNOĞLU / Yazar

    Trabzonspor en son oynanan Sivasspor maçının ardından büyük bir kaosun içerisinde buldu kendisini. Bu kaousun ortaya çıkma sebeplerini göz önüne almadan yapılacak her değerlendirme ne yazık ki kaosa hizmet eder.

    Öncelikle Trabzonspor camiasının yaşadığı olumsuz atmosferin baş muhatabı Hacıosmanoğlu yönetimidir. Ancak bu muhatap olma durumu vesilesiyle tüm yükü bir yönetimin sırtına vurmak da vicdansızlık olur.

    3 Temmuz gibi olağanüstü bir süreçten haklıyken neredeyse haksız çıkan bir camianın travmasını sakin sakin izah etmek mümkün değil. Evinize hırsızlar girmiş, neyiniz varsa talan etmiş, polis bu hırsızları suçüstü yakalamış, adalet de haklısınız siz zarara uğradınız demiş ama siz tüm bunlara rağmen haksızlığa uğramışsınız.

    Trabzonspor 3 Temmuz sonrası sadece şike konusunda değil her anlamda bir soykırıma uğruyor.

    Özerk federasyonun başına göstermelik bir seçimle siyaset tarafından atanan Yıldırım Demirören göreve geldiği ilk günden itibaren Trabzonspor'a sistemetik bir şekilde soykırım uyguluyor. Bu arada yeri gelmişken Yıldırım Demirören'e oy vererek ince zeka örneği gösteren, 2010-2011 sezonunda kazanılan şampiyonluğun mimarlarından olan Sadri Şener'e de selam edelim...

    Demirören federasyonu Trabzonspor'a yönelik zulmünü bu sezon ise zirveye çıkarttı. Hacıosmanoğlu yönetimi son kurşununu atarak büyük bir külfetin altına girip önemli transferler yaptı. Planlama kazandıkça azalan borç taktiğinden ibaret bir kumardı. Ancak ne Halilhodzic ile ne de Yanal ile bir istikrar sağlanamadı. Merkez Hakem Kurulu'nun talimatlı hakemleri bu istikrarın sağlanmasına müsade etmedi.

    Ve son kaos Fenerahçe maçı öncesinde patlak verdi. Başkan Hacıosmanoğlu önce, “Hakem hatası olursa takımı sahadan çekerim” dedi. Ardından da maçın hakemi Bülent Yıldırım'ı arayarak adil bir yönetim talep etti.

    Ancak burada keskin bir çizgi var.

    Hacıosmanoğlu'nun maçın hakemini araması normal şartlarda etik bir davranış değil. Futbolu gelişmiş ülkelerde bunun gibi bir olay gerçekleşmez. İnsanların maçların hakemine dair şüphesi yoktur o ülkelerde. Ancak 3 Temmuz'u yaşamış bir memleketin hakemlerinin temiz olabileceği fikrine de ancak çocuklar inanır.

    Hacıosmanoğlu, Bülent Yıldırım'ı kötü niyetli olmasa da arayarak karşı tarafa koz verdi. Bu durum TFF'nin Trabzonspor düşmanlığının en üst perdeden gösterilmesine vesile oldu. Hacıosmanoğlu'nun kötü olmayan niyetini Türk futbolunun karanlık figürleri Trabzonspor'a karşı yapılan operasyonda bahane ettiler. Çünkü bu gelişme onlar için bulunmayacak bir fırsattı. Trabzonspor'un üzerine yüklenecekleri hiç bir argümanı yoktu. Saçma da olsa bir argüman elde ederek harekete geçtiler.

    Ve Trabzonspor bir eylem plansızlığının kurbanı oldu...

    Sivasspor maçına gönderilen hakemin sezonun ilk yarısında Konya'da oynanan Beşiktaş maçının hakemi olması tehlikenin işaretiydi. Lakin Trabzonspor'un bir eylem planı yoktu. Fenerbahçe maçında Bülent Yıldırım'ın tarafsız değil ama tarafsıza yakın maç yönetmesinin sorunu çözdüğü düşüncesinin ne kadar büyük bir yanlış olduğu Sivasspor karşılaşmasında ortaya çıktı.

    Trabzonspor'un TFF'ye ve MHK'ya dair bir eylem planı olmadığı için Mete Kalkavan sahada terör estirip Trabzonspor'a büyük bir darbe indirdi.

    Oysa Trabzonspor hazırlanmış olsa, baskı ortamı oluştursa, tribünler hakemlere yönelik pankartlarla dolsa, Salih'in kırmızı kartı sonrası ciddi bir reaksiyon oluşacak hazırlık yapılsa Mete Kalkavan o kadar kolay tetikçilik yapabilir miydi?

    Sivasspor maçı gösterdi ki futboldaki harami düzen değişmeyecek?

    Peki ne değişecek?

    Biraz hafızalarımızı yoklayalım. Galatasaray'ın bir önceki Başkanı Ünal Aysal arada sırada da olsa, niyeti başka da olsa şikeye dair söylemleri ile kamuoyu belirlemeyi başarıyordu. Buna bir önlem almak isteyen şike lobisi yaptıkları operasyon ile Ünal Aysal'ı koltuğundan indirdi. Hatırlayacağınız gibi Fenerbahçe bu durumu resmi internet sitesinde, “Biz sizi değiştiririz” sözleri ile ilan etmişti ve dedikleri de çıkmıştı.

    Şimdi benzer bir operasyonun Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu'na karşı uygulanmayacağını kim, nereden bilebilir. Hacıosmanoğlu özellikle son dönemde şike lobisi için adeta bir çıban başı gibi görülüyor. Gelen saha başarısızlıkları ve TFF'ye yönelik hamle darlığı koltuğunu sallamak için yetecektir. Trabzonspor'u zor günler beklediği aşikar.

    Trabzonspor'da muhalefete değinmeden olmaz. Hacıosmanoğlu yönetiminin eleştirilecek yığınla hatası var. Bunu da dönem dönem yazılarında ifade etmiş bir kişi olmanın rahatlığı ile muhalefetin TFF – Trabzonspor veya şike lobisi – Trabzonspor savaşında bir üçüncü cepheyi oluşturmamasını diliyorum. Böyle bir durumda kaybedecek olanın Trabzonspor olacağı gözden kaçmasın.

    ***

    Son olarak TFF'deki Trabzonspor kontenjanlı üyelere selam edelim.

    Sayın Mustafa Beyazlı ve Sayın Taylan Üner...

    Nasılsınız?

    Koltuklarınız rahat mı!!!

    Yapılan yorumlardan Medya Trabzon sorumlu tutulamaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yorumlar
    Onur Muhcu
    12 Şubat 2015 Perşembe 13:21
    13:21
    Çok güzel ve herkesin içerisinden kendine düşen payı alması gereken bir yazı olmuş. Tebrik ederim.
    78.163.99.190
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Medya Trabzon | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0462 321 10 75 | Faks : 0462 321 10 74 | Haber Yazılımı: CM Bilişim